Samimiyet Kurmak: İki Ruh Buluştuğunda

· Aralık 9, 2017

Karşılıklı, birbirimize tam olarak kim olduğumuzu gösterdiğimiz o samimi anlarda, vücudunuzun çıplak olması ruhunuzun çıplak olmasından daha kolay olabilir. Ruhunu göstermek savunmasız olmak anlamına gelir, korkularınızı, güvensizlik ve zayıf yönlerinizi göstermek demektir. Elbiselerimizi çıkarmak çok kolaydır ama bizi koruyan zırhı çıkarmak çok zordur. Fakat birbirimize samimi ve dürüst bir şekilde bağlanmamızın tek yolu budur. Bugün bu samimiyetin nasıl oluşturulacağına bakacağız.

Samimiyet, iki ruh bir araya gelebildiğinde yaratılır. Fiziksel bedenin ötesine geçip başkasının en derin kısmıyla bağlantı kurduğumuzda olur. Bu andan itibaren, kucaklamalar artık vücuda yönlendirilmez. Odak noktasını, karşınızdaki kişinin kişiliklerinin farklı yönlerine çevirir. Partnerimiz bunlara dokunduğunda kalın duvarlarımız parçalanmaya başlar ve iç düşüncelerimizi ve hislerimizi paylaşabiliriz.

Kalbimizin etrafındaki zırhı hangi anahtar açar? Kendimizi tam olarak, olduğu gibi gösterebilmenin sırrı nedir? Savunmalarımız nerede biter, gerçek samimiyetimiz nerede başlar? Buna güven denir.

İlişkilerimizde güven yaratmak, dürüst ve derin bir bağlantıyı sağlayacak köprüdür.

Başlangıçta güven kurmak zor olabilir, çünkü savunma mekanizmalarımız ile yüzleşmemizi gerektirir. Öyleyse, onları birer birer yıkmalıyız, düştüğümüzde partnerimizin bizi yerden kaldıracağını bilerek. Gerçek benliklerimizi gösterdiğimizde bizi terk etmeyeceklerini biliriz, çünkü gerçek güven kabullenmekten doğar.

Zor bir süreç olabilir, ancak bir ilişki güven kuruluncaya dek gerçekten başlamaz. Bu aşk hikayesinde, samimiyet, her iki partnere de kendileri olabilmeleri için ilham veren güvenlik mekanizması olacaktır. Bağlılık yok, izleyici yok, sadece saf haldeki iki ruh.

Samimiyeti nasıl oluştururuz? Kendinizi korkudan özgür bırakın

Başta şüphe duymak ve samimiyeti reddetmek normaldir. Gerçek benliklerimizi gösterdiğimiz zaman savunmasız hissederiz. Bunun üzerine diğerinin aynı şeyi yapmama riski vardır. Peki ya gerçekten birbirimizi tanırsak ve gördüklerimizi sevmezsek ne olur? Her şeyi paylaşıp karşılığında hiçbir şey elde edemezsem ne olacak? Kalbimi bir başkasına açarsam ne olabilir?

kalbe tırmanmış manzara seyreden çift

Aradığımız şeyi diğer kişide bulamama olasılığımız her zaman vardır. Ancak denemezsek, bizi gerçekten kabul edip etmeyeceklerini bilemeyiz. İstediğimiz güven ve samimiyeti bulmak için maskelerimizi çıkarmak ve bir şans vermek zorundayız. Bunu yapmazsak, samimi ve sağlam ilişkiler kurma şansımız asla olmayacaktır. Başkaları ile samimiyetten asla keyif alamayız.

Sözsüz eleştirilerle korunan yüzeysel ilişkilerle çevriliyiz; tamamen fiziksel olan cinsel ilişkiler, yalnızlıktan muzdarip korkular, beraber olduğumuz fakat birlik olmadığımız insanlar. Eğer istediğimiz bu değilse, bu kadar korku yeter. Özgür, cesur ve güçlü olmanın, böylece hak ettiğimiz şeyi bulmanın zamanı geldi.

Yakınlık, güven ve bağlantı ile doludur. Korkmayın. Korku bizi durdurur. Korku bizi korur, aynı zamanda büyümemize ve başkalarına ile ilişki kurmamıza da engel olur. Kötü bir tecrübeye sahip olmak bunun tekrar olacağı anlamına gelmez. Cesurlar reddedilmekte takılıp kalmazlar. Denemeye devam ederler ve kendilerini daha iyi şeyler aramaya iterler.

Gerçek benliklerimizi gösterme cesareti

Cesur olmak; gerçek özümüzü göstermek ve gerçekliğimizi seçerek başkalarının bizi görebilmesi anlamına gelir. Ancak o zaman bizi gerçekten tanırlar ve sadece o zaman çevremizdekilerin bizi olduğumuz gibi sevdikleri için çevremizde olduklarını anlarız.

kadın ve erkek yan yana

Kendimizi sevmek, kendinden vazgeçmemek için gerekli olan güvenin anahtarıdır. Kendimizi sevdiğimizde, korkularımızı kabul ederiz, kendimize değer veririz ve güvensizliğimizin bizi dünyaya nasıl biri olduğumuzu göstermekten alıkoymasına izin vermeyiz.

Bedenleri birleştirmeyi unutalım ve bağlı olan şeyin ruhlarımız olduğundan emin olalım. Korkularımızı bir kenara bırakalım, kendimizi keşfetmek ve birbirimizi keşfetmek için özgür olalım. Makyaj yok, zırh yok, güvensizlik yok. Birbirimizi olduğumuz gibi tanımaya başlayalım.