Gülünç Duruma Düşmek Sizi Daha Mutlu Kılar

· Ocak 29, 2019

Gülünç duruma düşmek, kendilerini fazla ciddiye alan insanları çok korkutan bir şeydir. Evet, hata yapmamak ya da zayıflık göstermemek, özellikle kritik bir durum sırasında çizdiğiniz imaja yardımcı olabilir. Ancak, kendini gülünç duruma düşürmek, bu tür durumlarda bile, dünyanın sonu demek değildir.

Kendini gülünç hissetmek, basit bir utancın ötesinde bir duygudur. Yanlışlar, hatalar veya başarısızlıklar genellikle toplum tarafından onaylanmaz. Bununla birlikte, kendini aptalca hisseden kişi sadece başkalarının ona güldüğünü duyar ve onu utandıran şey tam olarak da budur. Böylece, kendilerini, huzursuz veya gergin hissetmelerine neden olabilen bir durum içerisinde bulurlar.

Bir şeyi saçma hale getiren şey, onun orantısız veya uygunsuz olmasıdır. Bu yüzden resmi durumlarda kendimizi gülünç duruma düşürmek çok kolaydır. Bu tür durumlar, genellikle, sınırlarını aşmayı kolaylaştıran birtakım sıkı protokoller içerir. Buna rağmen, gülünç hissetmek hayatta kimsenin kaçamayacağı bir şeydir. Hepimiz en az bir kez yaşarız.

“Bir aptal kendini bilge zanneder, ancak bilge bir adam aptal olduğunu bilir.”

– William Shakespeare

Palyaçolar ve kendini gülünç duruma düşürmek

Palyaçolar, komedi materyallerinin bir parçasını aptallığın oluşturduğu karakterlerdir. Palyaçolar gülünç olarak kabul edilen her şeyi temsil eder. Absürd derecede gösterişli bir takım elbise giyerler. Buna ek olarak, devasa ayakkabıları, kırmızı bir burunları ve saçma görünümlü makyajları vardır.
kendini gülünç duruma düşürmek

Bir palyaçonun rutinin çoğu tökezlemek ve düşmekten oluşur. İzleyenlerin en çok komik bulduğu şey ise, palyaçoların her zaman kendi dikkat dağınıklıklarının kurbanı olmasıdır. Bir şey üzerine odaklanırlar ve başka bir şey takılıp düşmelerine neden olur.

İyi bir palyaço gösterisi yanlış anlaşılmalarla doludur. Kek zannedip bir parça karton yer veya güzel bir kadın olduğuna inanıp inanılmaz derecede kötü bir şeyi öperler. Ya da talimatları düzgün takip edemedikleri için bir görevi tamamlamakta başarısız olurlar. Bir palyaçonun dünyası aptallığın yanı sıra masum kahkahalarla doludur.

Kendine gülmek

Gerçek hayatta, bir hata yaptığınızda onu çok ciddiye alırsanız ancak kendinizi utandırırsınızÖrneğin, birisi dans etmeyi beceremiyor ama edebiliyormuş gibi davranıyorsa, kendisini gülünç duruma düşürür ve herkesin ona gülmesine neden olur. Aksine, dans edemediğini ve kendi sınırları içerisinde eğlendiğini kabul ederse, bu onu daha cana yakın biri yapar.

Yani, birinci durumla diğer arasındaki fark nedir? Tek kelime: benlik saygısı. İyi bir benlik saygısına sahip bir insan kendine her zaman gülebilir çünkü kendini olduğu gibi kabul eder. Ayrıca kendi hatalarını tolere edebilir. Eğer bireyin kendine güveni azsa, alay konusu olmak canını yakabilir.

En büyük hata, sevgiyi sadece başarılı olduğumuz, hata yapmadığımız veya uygunsuz bir şey söylemediğimiz zamanlarda hak ettiğimize inanmaktır. Bununla birlikte, bu kendini gerçekten takdir etmek değil, sahte bir öz değerlendirmedir.

Kendini gülünç duruma düşürmek

kendini gülünç duruma düşürmek

Hepimizin farklı yönleri veya beceriksiz davranışları var. Bu tamamen doğal bir şey. Biraz dikkat dağınıklığı ya da az biraz yanlış anlaşılma hata yapmak için yeterlidir. Bu tür durumların tek panzehiri: içten ve mütevazi olmaktır.

Her durumda doğru olan şeyi yapmamız beklenemez. Yapabileceğimiz tek şey, kendimizle gurur duymak, olumlu bir benlik kavramı oluşturmaya çabalamaktır. Kusurlarımızı, güçlü yanlarımızı, hatalarımızı ve başarılarımızı kabul etmeliyiz. Ancak bu şekilde, saklanmaktan, taklit etmekten ya da sadece “iyi” tarafımızı gösterme isteğinden vazgeçeceğiz.

Kendimizi gülünç duruma düşürmeye alışabiliriz. Aynanın önünde komik suratlar yapın ya da kıyafetlerinize çok fazla özenmeden dışarı çıkın. Dikkat çekmek veya insanları şaşırtmak için alışılmamış kıyafetler giyin. Hala kendiniz olduğunuzu ve herkesle birlikte kendinize gülebildiğinizi fark edeceksiniz.

Önemli olan, sizi negatif yönde etkilemesine izin vermeden arada bir eğlenceli olmanıza izin verdiğiniz zaman, kendinizi daha mutlu ve çok daha rahatlamış hissetmektir.

Hiçbir şey içten olmanın yarattığı tatmin duygusunun yerini dolduramaz. Ve hiçbir şey, insanların hakkımızda ne düşündüğü konusunda endişelenmekten kendimizi kurtarmak kadar bize güven aşılayamaz.