Benlik Kavramı: Kökeni Ve Tanımı

· Kasım 3, 2018

Benlik kavramı, kendi hakkımızda sahip olduğumuz fikir ya da görüntü olarak anlaşılabilir. Bu kavram sahip olduğumuz roller, hedeflerimiz, kişiliğimiz, ideolojimiz, hayat felsefemiz ve benzeri faktörlerle oluşturulmuş ve şartlandırılmıştır. Aynı zamanda dinamiktir, bu da onun zamanla değiştiği anlamına gelir.

Kendimizi bilmek, neyi ve nasıl düşünmemiz gerektiğine ve her bir durumda ne yapacağımız konusunda karar vermemize yardımcı olur. Kendine dair bu kanaat, bireysel kimlik ya da grup kimliği hakkında olabilir. İster kendiniz ister başkaları hakkında olsun, söz konusu farkındalık hayatımızı kolaylaştırır ve ilişkilerimize yardım eder.

Psikolojide, benlik kavramı, farklı perspektiflerden incelenebilir. Kişilik psikologları, kimliğin içeriğini anlamaya ve onun türlerini yaratmaya odaklanır. Sosyal psikoloji ise, onun ilişkilerimizi ne ölçüde etkilediğini ve ilişkilerimizin bize ait olan kimliği nasıl etkilediğini anlamak ister.

Benlik algısı nasıl oluşturulur ve değiştirilir?

Sırada, benlik kavramı nasıl oluşturuldu ve geliştirildi sorusuna odaklanan iki teori var. Bunlardan bir tanesi, kişinin içsel düzenlemesine odaklanan, kişisel anlaşmazlık teorisidir. Diğer ise sosyal düzenleme etrafında dönen ayna ego teorisidir.

Kişisel Anlaşmazlık Teorisi

genç kadın

Bu teori, bir insanın, sahip olduğu farklı algılar arasından tutarlılık aradığı ilkesine dayanır. Burada, diğer benlik kavramları devreye girer. Bunlar:

  • “İdeal benlik”, bize ne olmak istediğimizi söyleyen benlik kavramıdır.
  • “Sorumlu ego”, ne olmamız gerektiği fikrine sahip olan benlik kavramıdır.
  • “Potansiyel benlik”, potansiyelimizle ilgili olan benlik kavramıdır.
  • “Beklenen benlik”, gelecekte ne olabileceğimize dair tahmini olan benlik kavramıdır.

Bu benlik kavramları birbirine oldukça benzer. Sadece küçük nüanslarda farklılık gösterirler. Bu “benlikler”le ilgili önemli bir şey, mevcut benlik kavramımızla tutarsızlıklar yaratmalarıdır. Bunlardan biri mevcut benlik kavramımızla uyumsuzluk yaratırsa, kaygılanırız. Bu noktada, kaygı, söz konusu tutarsızlığı ortadan kaldırmak için benlik kavramlarında değişikliğe teşvik oluşturur.

Örneğin, “ideal benliğimizde” kendimizi topluluk insanı olarak görüyor, ancak gerçekte bencil bir şekilde davranıyorsak, ortaya bir tutarsızlık çıkar. Bu uyumsuzluğu farklı şekillerde çözebiliriz:

  • Bencil olan davranışlarımızı değiştirmek ve böylelikle mevcut benlik kavramımızı değiştirmek.
  • Davranışlarımızın algılanmasını değiştirmek, onları bencil olarak adlandırmaya son vermek ve böylece mevcut benlik kavramımızı değiştirmek.
  • “İdealimizi” değiştirmek, onu mevcut benlik kavramımıza adapte etmek.

Ayna Ego Teorisi

Bu görüş, benlik kavramının yaratılışının, toplumun çok fazla ağırlığa sahip olduğu bir süreç olduğu fikrinden yola çıkar. Burada başkalarının bizimle ilgili fikirleri önemlidir. Kim olduğumuz kavramını, başkalarının bize kendimiz hakkında verdiği bilgiler aracılığıyla oluştururuz.

Bunun nedeni, başkalarının bizim kim olduğumuza dair fikirleri olduğunu düşünmemizdir. Bu nedenle, bu düşüncelerin ne olduğunu bulmaya çalışırız. Başkalarının bizim hakkımızda sahip olduğu fikirler ve kendi benlik kavramımız arasında bir tutarsızlık istemeyiz. Bu uyumsuzluk ortaya çıktığı zaman, problemi iki şekilde çözebiliriz:

  • Bizi olduğumuzu sandığımız kişi gibi görmeyen kimselerle olan ilişkilerimizi değiştirerek.
  • Kendi hakkımızdaki düşüncelerimizi değiştirerek. benlik algısı

Bu teori, neden benlik kavramımızla aynı fikirde olan ilişkilerin peşinde olduğumuzu ve bizi olduğumuzu sandığımız kişi gibi görmeyen bireylerden uzaklaşma ihtiyacı hissettiğimizi açıklar. Ayrıca, beklentilerin birey üzerinde yarattığı etkileri anlamamıza da yardımcı olur; örneğin Pygmalion Etkisi.

Önemli bir nokta, kendimizi, başkalarının bizi gerçekten gördüğü gibi değil, bizim onların gördüklerini düşündüğümüz şekilde görme eğiliminde olmamızdır. Başkalarının bizi nasıl gördüğünü, onlardan topladığımız bilgilerle değil, kendi benlik kavramımızla belirleriz. Kendimiz hakkında bir fikir yaratırız ve başkalarının da bizi aynı şekilde gördüğünü düşünürüz.

Her iki teori de benlik kavramının nasıl oluşturulduğunu ve farklı fakat çelişkili olmayan şekillerde değiştirildiğini açıklar. Bu konuya geniş bir perspektiften bakmak ve kişisel anlaşmazlık teorisinin “benliklerinin”, sosyal etki nedeniyle nasıl oluşturulabileceğini ve değiştirilebileceğini anlamak oldukça ilginçtir. Her iki teoriyi de dikkate alarak, benlik kavramına ait sağlam bir yaklaşım elde ederiz.