Dengeli İlişkiler ve Sağlıklı Sevmeyi Öğrenmek

· Ekim 9, 2018

İki yabancı, bir trene biniyor. Göz gözle geliyorlar ve aşkın sihri vuku buluyor. Ama bir dizi talihsizlikler onları daha sonradan ayırıyor. Aileleri birbirleriyle anlaşamıyor. Farklı şehirlerde iş buluyorlar. Ve fakat sonunda, ikisinden biri kahramanca bir eylem de bulunuyor ve tekrar bir araya gelmeyi başarıyorlar. Her şeye rağmen, sonsuza kadar mutlu yaşıyorlar.

Bu hikaye size tanıdık geliyor mu? Her yıl dünya çapında ortaya çıkan birçok romantik filmin bir parçasını yukarıda sizler ile paylaştık. Şimdi, bu hikayeler gerçekten aşkın ne olduğuna dair gerçekçi bir fikre uyuyor mu uymuyor mu? Dengeli ve sağlıklı ilişkileri teşvik ediyorlar mı, yoksa zehirli ve bağımlı olanlara mı yol açıyorlar?

“Asla üstünde değil. Asla altında değil. Her zaman yanında.”

– Walter Winchell

Toplum dengeli ve sağlıklı ilişkileri nasıl etkiler?

İlk olarak, çocukluktan beri bizi çevreleyen romantik aşk ideallerinin ne olduğunu bilmeniz önemlidir. Her ne kadar önemsiz gibi görünse de, gerçek şu ki, şarkıların, öykülerin ve filmlerin bize, bir ilişkinin nasıl olması gerektiği ile ilgili gerçek dışı hikayeler öğrettikleri yadsınamaz bir gerçektir. Toplum bu hikayeleri yaymada bir suç ortağı olarak hareket eder.

“Aşk sahip olmak değil özgürlük verendir.”

– Rabindranath Tagore

bankta yatan kadın ve erkek

Büyüdükçe, aşık olmanın ne olduğunu ve bu tatlı durum başımıza geldiği zaman ne beklememiz gerektiğine dair bir fikrimiz oluşur. Buna ek olarak, nasıl hareket etmemiz gerektiğine ve kimi çekici bulmamız gerektiğine dair bir fikir de ediniriz. Örneğin, bize daha zayıf insanların daha çekici olduğunu kim söyledi? Bu asırlar önce “gerçek” değildi.

Şu gerçek inkar edilemez: kültürün ve eğitimin, sahip olduğumuz ilişki türü üzerinde olmazsa olmaz bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, mevcut genel geçer ‘kanunları’ değiştirmek önemlidir. Sevginin kendisi, tek başına buna değer de artar zaten. Aşık olduğumuz zaman, bunun sonsuza dek sürecek bir masal olduğu için, her şeyimizi bu uğurda vermemiz gerektiği söylenir. Aksi takdirde, başarısız olduğumuz anlamına gelir.

Popüler inanış, “daha ​​iyi olan yarımızın” bizi tamamlaması ve bizi kaybedecek olursa, hiç kimsenin ‘onun’ yerini alamayacağı şeklinde vücut bulur. Bu yüzden sevgilimizin ya da eşimizin bizimle kalması için elimizden geleni yaparız.

Bu ve benzeri durumlar, dengeli ve sağlıklı ilişkiler yerine, duygusal bağımlılığın aşırı derecede büyüdüğü zehirli ilişkiler yaratır. Herkesin, ilişki önceki yaşamlarını tamamen unutması ve şimdi sadece birlikte yapılan işlere odaklanması beklenir. Ama aşk gerçekten bu mu?

Dengeli ilişkilerin anahtarı: gelişmiş özerklik

Zararlı bir ilişkide, diğer kişinin sağlığı ve mutluluğu sizden önce gelir. Kıskançlık, arkadaşların ve ailelerin yalnızca sevgiliniz ya da eşiniz ile daha fazla zaman geçirmesini engelleyeceği için, teşvik edilir.

Bu zararlı ve bağımlı ilişkiler, yaşamın her alanında sorun yaratır. İstismar durumlarına bile yol açabilir. Bu nedenle, daha gerçekçi olanlar ile olan sevgiyi, bu romantik inançlar ile değiştirmemiz çok önemlidir.

“Bir aşk ilişkisinde hiçbir sevgili, kendi yaşamını sürdürebilmesi için kendisinin önemli bir kısmını bırakması gerektiğini hissetmelidir.”

– Mary Sarton

Böylece dengeli ve sağlıklı ilişkiler istiyorsak, onlara iyi davranmalıyız. Birisine aşık olduğumuzda, tek bir varlık olarak onlarla birleşemeyeceğimizin farkında olmalıyız. Her bir bireyin hala, yalnızca ilişki içinde üstün tutulması gereken haklara ve ihtiyaçlara sahip olduğu bilinmelidir.

erkek ve kadın el ele

Tabii ki birbirinizle rahat olmanız, gerçek, samimi zamanları paylaşmanız, sevgi bağlarını oluşturan güveni inşa etmeniz gerekiyor. Fark, her şeyi birlikte yapmanız gerekmediğini bilmek de yararlıdır. Bağımsızlığa sahip olmak ve hala dengeli ve sağlıklı ilişkiler içinde olmak mümkündür.

Bu nedenle, kendi bireyselliğimizi ve özgürlüğümüzü korurken, sağlıklı sınırlar belirlemeli, güven ve açıklık üzerinde çalışmalıyız. Her insan, başkalarıyla ya da yalnız olarak vakit geçirmek için kendini güçlenmiş hissetmelidir.

Kısacası, bu ilişkiler vermeyi ama aynı zamanda nasıl almayı bilmekten oluşur. İlişkinin her bir tarafının hem bireysel hem de ilişki içinde sağlık ve mutluluk duygusu hissettiği bir denge bulunur. Aşk da öğreneceğiniz bir şeydir!

Görseller: Anthony Mapp, Ezra Jeffry ve Jen Palmer’ın izniyle.