Baş Etme Kaynakları

Nisan 24, 2019

İnsanlar problemlerle baş etmek için farklı stratejiler kullanma eğilimindedir. Bu yüzleşme stratejileri baş etme kaynakları olarak bilinir. Kasıtlı veya istemsiz olabilirler. Hayatımızda mevcut olan talepler ve çatışmalarla yüzleşmemize yardımcı oluyorlar.

Tecrübelerimiz ve öğrendiklerimiz sayesinde, her birimizin zorluklarla veya durumlarla başa çıkabilmek için farklı becerileri vardır. Bu zorlukların yol açtığı engelleri başarıyla aşmak için kullandığımız farklı stratejilerimiz de var.

Bu kaynaklar önemlidir, çünkü ne kadar zengin ve çeşitli hale gelirse, yolumuzdaki zorluklarla ve engellerle karşılaştığımızda o kadar yetenekli oluruz.

“Duygular, durumun bilişsel bir değerlendirme sürecinin, baş etme kaynakları ve bu kaynakları kullanırsak ne olacağının bir sonucudur.”

– Lazarus ve Folkman, 1986

Lazarus’un açıklaması

Bir dizi çevresel veya durumsal gereklilik ortaya çıktığında (örneğin, haftalar sürecek yoğun bir çalışma süresi), kişi duruma adapte olmasına olanak sağlayacak şekilde yanıt vermelidir. Başka bir deyişle, kişi bazı baş etme kaynakları kullanarak bu taleplere uyum sağlamak zorundadır.

mutsuz bir şekilde oturan kadın

Örneğin, stres veya kaygıya yol açan bir durumla karşılaştığımızda, direnmek için baş etme mekanizmalarımızı devreye sokarız. Bu nedenle Lazarus, stresin çevreye uyum sağlama konusunda geniş bir süreç olduğuna inanıyor. Bu uyarlamalar olmadan yaşayamazdık.

Baş etme kaynaklarının olumlu ya da olumsuz kullanımı

Beklenmedik bir durumla karşı karşıya kaldığımızda, iki olası sonuç vardır. Öncelikle, durumu aşmamızı sağlayan başa çıkma mekanizmaları kullanıyoruz. Bu durumda, şartlarımıza uyum sağlıyoruz ve bu nedenle kaynaklarımızı normal şekilde kullanabiliyoruz. Ancak, gerçekleşebilecek ikinci bir senaryo var. Bu senaryoda, ortam başa çıkabileceğimizden daha fazlasını talep ediyor.

Baş etme kaynakları, çevremizdeki farklı durumlara uyum sağlamamıza olanak sağlar.

Bu ikinci durumda, kişi sorunu çözmek için gerekenlerle, problemle yüzleşmesi için gerek duyduğu beceriler, yetenekler veya kabiliyetler arasında bir dengesizlik olduğunu görür. Bu nedenle, bu yoğun talep kişide iki farklı tipte reaksiyon yaratabilir.

Bir yandan, fizyolojik bir reaksiyon vardır. Bu reaksiyon kalp atış hızında artış, terleme, yüksek kan basıncı veya göz bebeklerinin büyümesini içerir. Öte yandan, duygusal bir tepki oluşabilir. Duygusal bir reaksiyonun belirtileri arasında stres, kaygı, öfke ve depresyon gibi olumsuz değerler vardır.

Çift değerleme

Partnerinizin size işle ilgili nedenlerden dolayı yurt dışına seyahat etmesi gerektiğini söylediğini hayal edin. Birincisi, Lazarus’a göre, kişi durumun birincil değerlendirmesini yapacaktır. Yani, bu olayın olumlu mu olumsuz mu olduğunu analiz ederler. Ayrıca, olayın sonuçlarının ne olabileceğini ve onları nasıl etkileyeceğini görmeye çalışacaklardır.

Daha sonra ikinci bir değerlendirme yapacaklardır. Bu değerlendirmede, olayın kendisine odaklanmak yerine, kişiye odaklanacaklardır. Şu anda, bu durumla ya da yeni gerçeklikle yüzleşmeleri için ihtiyaç duydukları becerileri ya da araçları düşüneceklerdir. Yani, tüm başa etme kaynaklarını toplamaya ve bunları kullanmaya çalışacaklardır. Bu son değerlendirmeye bağlı olarak, kişi bir stres reaksiyonu oluşturmaya başlar (veya başlamaz).

dalgın ve düşünceli adam

Baş etme stratejileri

Geleneksel olarak, bu stratejilerden oluşan geniş bir dizi vardır ve hepsi farklı bir yönü dikkate alır. Ancak, hepsi olayı değerlendirme biçimimizi ve olaya neden olan duyguları hesaba katarlar. Bu nedenle, bu özelliklere dayanarak, profesyoneller genellikle baş etme kaynaklarını iki gruba ayırır:

Probleme odaklı stratejiler

Bu tür kaynaklar, kişinin durumla yüzleşmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Ona anlam vermek ve insanların eldeki sorunları kavramalarını sağlamak içindir. Bu stratejiler, bilişsel dengesizliklerin düzeltilmesi için çözüm arayışına ve sorunun çözülmesine veya değiştirilmesine dayanmaktadır. Yüzleşmeye, sosyal destek ve çözüm arayışına atıfta bulunurlar.

Normalde, stresli olayı kontrol edilebilir olarak gördüğümüzde onları kullanırız. Örneğin, bir günde çok fazla iş halletmemiz gerekiyor diyelim. Bu, yaşamımızda huzursuzluk ve stres yaratır. Peki bu duruma nasıl adapte oluruz? Kendimizi yetenekli olarak gördüğümüz bu türdeki bir stratejiyi kullanırsak, bütün görevleri yerine getirebiliriz.

Duygulara odaklanan stratejiler

Önceki baş etme stratejilerinden farklı olarak, genellikle durum kontrolümüz dışına çıkacak kadar stresli olduğunda bunları kullanırız. Dolayısıyla aradığımız şey artık soruna değil, bu olayın ortaya çıkardığı duygulara odaklanmaktır. Ancak duygularımızı kontrol ettikten sonra rahatlayabiliriz. Bu stratejiler duygusal dengemizi yeniden canlandırmak içindir.

baş etme kaynaklarını kullanamayan kadın

Bu stratejiler otokontrol, mesafe koymak, olumlu değerlendirme, kendi kendini suçlama, kaçış/kaçınma. Bu son davranış tipi söz konusu olduğunda kaçınmaya bağlı baş etme mekanizmaları ancak kısa süreliğine sorundan uzaklaşmayı amaçlamaktadır. Bu kaynağı kullanarak kişi sorunlarından kaçmak için başka bir tür aktiviteye yönelir. Stres kaynağından mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışır. Fakat, aktivite biter bitmez bu durumla tekrar yüzleşmesi gerekir.

Bu baş etme kaynaklarını harfiyen takip etmeniz gerekmez. Tıpkı bizim gibi esneklerdir. Uygun bir danışma ve psikolojik destekle stresimizi başarılı bir şekilde yönetmek için onları kullanabiliriz.