Yalnız Olmak Yalnız Hissetmek İle Aynı Şey Değildir

01 Eylül, 2020
Eğer bunu okuyorsanız büyük ihtimalle hayatınızın bir noktasında yalnız hissettiniz ya da belki de şu an yalnız hissediyor bile olabilirsiniz. Yalnız olmak ve yalnız hissetmek aynı şey değildir, çünkü bu ikisinin iyiliğiniz üzerinde çok farklı sonuçları vardır.

Güncel toplumsal değişiklikler insanları daha fazla yalnız zaman geçirmeye zorlamaktadır. Bunların bazı örnekleri yaşlanan nüfus, sosyal dinamiklerdeki değişiklikler, tek ebeveynli ailelerdeki artış, yalnız yaşamak isteyen insan sayısındaki artış ve izolasyon içeren krizler olabilir. Ancak, yalnız olmak yalnız hissetmek ile aynı şey değildir.

Yalnızlık objektif bir sosyal izolasyon iması da taşımak zorunda değildir. Bazı yazarlara göre yalnızlık bilişsel bir bileşenin yanı sıra (daha az sosyal ilişkileriniz olduğunu ya da olan sosyal ilişkilerinizin yeterli olmadığını fark etmek) duygusal bir bileşene de sahiptir (bu, nahoş bir deneyimdir).

Çalışmalar, ilişkileriniz ile ilgili subjektif tatmin seviyenizin, diğer insanlar ile ne kadar sık etkileşime girdiğinize kıyasla daha iyi bir yalnızlık tahmin unsuru olduğunu göstermektedir.

Üzgün görünen bir kadın.

Yalnızlık İle Tek Başına Olmak Arasında Ne Fark Vardır?

  • Tek başına olmak. Bu durumda, birey fiziksel anlamda tek başınadır ancak yalnız hissetmez. Yalnız olmayı gönüllü bir şekilde seçebilirsiniz, bunun nedeni diğer insanlarla olmaktansa yalnız olmayı tercih etmeniz olabilir. Diğer bir deyişle, tek başına olmak seçilen bir fiziksel izolasyondur.
  • Yalnızlık. Bu durumda, diğer insanlar ile etkileşimde olmak için bir ihtiyaç ya da arzu hissedersiniz ancak bir sebepten bunu yapamazsınız. Koşullarınız sosyal etkileşime olanak sağlıyor olabilir ancak güvensiz hissedersiniz, bu da ya yalnızlığınıza neden olur, ya da katkıda bulunur. Ayrıca işe yaramaz, reddedilmiş, motivasyonunu kaybetmiş, hiperaktif hissedebilirsiniz ve hatta göz teması kurmayı dahi zor bulabilirsiniz. Diğer bir deyişle, yalnız hissetmek seçilen bir şey değildir. Sosyal etkileşim kurmaya muktedir hissetmediğiniz için gerçekleşir.
  • Pozitif tek başına kalma durumu. Bazen, insanlar yeniden şarj olmak ve dinlenmek için yalnız kalmaya ihtiyaç duyarlar. Bu durumda tek başına kalmak hoştur. Yaratıcı olmak ve kendinizle yeniden bağlantı kurmak için bir fırsattır.
  • Yabancılaşma. Bu en ekstrem yalnızlık formudur, içinizde sizi kendi benliğinizden ayıran bir boşluk hissedersiniz. Bu kendinizle bağlantınızın kesilmesi gibi bir şeydir, ki bu da diğer insanlarla da bağlantınızı kesmenize neden olur.

Yalnız Hissetmenin Sonuçları Nelerdir?

Yalnız hissetmek etrafınız sizi seven insanlar ile dolu bile olsa gerçekleşebilecek nahoş bir histir. Ayrıca daha ciddi bir problemin işaretçisi de olabilir ve genellikle göz ardı edilir.

Yalnız hisseden insanlar genellikle bununla ilgili konuşmama ya da ruh hallerinin ana nedeninin bu olduğunu kabul etmeme eğilimindedir. Yalnız hissettiğinizi fark etmek ve kabul etmek zordur, çünkü bu istenmeyen bir şeydir. Genellikle insanların utanç duymasına neden olur ve aşması zor olan bir şeydir.

Yalnız hissetmenin ana zorluğu, bu şekilde hissettiğinizde genellikle yardım istememenizdir. İnsanlar genellikle bunun yaşamın normal bir parçası olduğuna, bir patoloji olmadığına inanır.

Yalnızlığın fiziksel etkileri de vardır. Araştırmacılar yalnız hissetmenin potansiyel olarak ölümcül ya da çok zararlı patolojiler için bir risk faktörü olduğunu bulmuşlardır.

Diğer bir deyişle, fiziksel sağlık ile yalnızlık arasında bir ilişki vardır. Bazı somut örnekler kardiyovasküler hastalıklar, yeme bozuklukları ve uyku bozukluklarıdır. Ruh sağlığı açısından ise, yalnızlık depresyon, alkol ve uyuşturucu istismarı ve hatta intihar için bir risk faktörüdür.

Elinde çiçek tutan bir kadın.

Çözüm Nedir?

Yalnız hissettiğinizi kabul etmek aşırı derecede zor olabilir ve bu probleme bir çözüm bulmak daha da zor olabilir. Anahtar, yalnızlık ile ilgili ne düşündüğünüzü değiştirmekte yatar.

Öncelikle hislerinizin altında yatan neden belirlemelisiniz. Bunu yapmanın bir yolu yalnız hissetmenizi durdurabilecek şeyin ne olduğu hakkında düşünmektir. Bu nedenleri tanımladıktan sonra, bir çözüm bulmanın zamanı gelmiş demektir. Sosyal becerilerinizi mi iyileştirmeniz lazım? Ya da yeni arkadaşlar bulmanız? Gruplar halinde daha fazla sosyalleşmeniz?

Bir harika strateji, gönüllü olarak başkalarına yardım etmeye zaman ayırmaktır. Bu sizi işe yarar hissettirme ve varlığınızın diğer insanlar için önemli olduğunu size hissettirme potansiyeline sahiptir. Ayrıca meşgul olmak da yalnızlığınıza takılıp kalmak için size daha az zaman verecektir.

Bir diğer seçenek bazı grup aktivitelerine başvurmaktır. Bir dans dersi alın, resim yapmayı öğrenin, bir kitap kulübüne kaydolun… Bunların hepsi diğer insanlarla etkileşime geçerken keyifli bir şeyler yapmanın yollarıdır.

Bu gün içerisinde yaşadığımız dünyanın bir avantajı, insanlarla çevrimiçi olarak tanışma fırsatına sahip olmanızdır. İlgi alanlarınızı paylaşan yeni insanlarla tanışmak için pek çok platform vardır.

Sonuç olarak, yalnızlığınızı sonlandırmanın ilk adımı bunu kabul etmektir. Sonrasında ise hayatınıza diğer insanları katmak ve içinizdeki o boşluğu doldurmak için adım atma zamanı gelmiş demektir.

  • Carvajal-Carrascal, G. & Caro-Castillo, C. V. (2009). Soledad en la adolescencia: análisis del concepto. Aquichan, 9(3), 281-296
  • Rubio, R. (2001). Un estudios sobre la soledad en personas mayores: entre el estar solo y sentirse solo. Revista multidisciplinar de gerontología, 11(1), 23-28.