Penfield Homunkulüs – Beynimizin İnsan Şeklindeki Temsili

Eylül 28, 2018

Beynimiz ne kadar da olağanüstü. Yıllardır beynimizi inceliyoruz ama henüz tüm olanaklarını keşfedebilmiş değiliz. Aynı evren gibi – sonsuz ve sürprizlerle dolu. Belki de bu yüzden yeni fonksiyonlarını ya da bölgelerini keşfettikçe edindiğimiz bulguları basitleştirmeye çalışırız. İşte meşhur Penfield Homunkulüs’ünün hikayesi de böyle.

Penfield Homunkulüs ilk önce Dr. Wilder Penfield tarafından 1940 ile 1950 yılları arasında ortaya atıldı. Bu Kanadalı beyin cerrahı, epilepsi gibi nörolojik hastalıkları açıklamak ve iyileştirmek için uğraşıyordu. Çalışmaları süresince, beyinin acıyı hissetmemesinden faydalanarak, uyanık haldeki hastalarının beyinlerindeki farklı bölgelere elektrik şokları verip daha sonra ise ne hissettiklerini soruyordu.

Bu şokları verdikten sonra, beynimizde vücudumuzun duyusal haritasının bulunduğu bölgeyi keşfetti. Bu harita anatomimizin her kısmının duyarlılığını gösteriyordu. Bu bölgeyi insan formunda göstermeye karar vererek Penfield Homunkulüs’ü ortaya attı. 

Bu temsili özel yapan şey, vücudumuzdaki bazı bölgelerin uyarıcılara karşı daha duyarlı olduğunu göstermesiydi. Bu da deforme olmuş ve orantısız bir insan figürü ortaya çıkardı. En duyarlı bölgelerin daha az duyarlı bölgelerden daha büyük olduğu keşfedildi. Fakat hepsi burada bitmiyor. Kısa bir süre sonra, aslında beynimizin içinde sadece bir değil iki kişinin olduğu keşfedildi. Biri duyusal diğeri de motor olan bu iki kişi farklı ama ortak noktalara sahip kişilerdi. 

“Beyin gizemini korumaya devam ettikçe evren de aynı şekilde gizemini koruyacaktır.”

– Santiago Ramon ve Cajal

Penfield Homunkulüs’ün özellikleri ve fonksiyonları

Penfield Homunkulüs’ten iki tane olduğunu artık biliyoruz; biri duyusal diğer de motor, haydi bunlar hakkında daha fazlasını öğrenelim.

Penfield Homunkulüs

Motor homunkulüs ya da birincil motor korteksi

Motor komunkulüs ya da birincil motor korteksi duyusal homunkulüs‘ün tam yanında bulunur. Frontal korteksin tam olarak merkezindeki oyukta bulabiliriz. Burası vücudumuzun fiziksel fonksiyonu için en önemli yerdir.

Tamamlayıcı motor korteksi gibi farklı bölgelerle iş birliği içinde çalışan motor homunkulüs, talamus‘tan aldığı verileri de hesaba katarak vücudumuzun fiziksel hareketlerini gerçekleştirir ve genişletir. Bu yüzden görünüşü duyusal homunkulüsten biraz daha farklıdır. Alıcılar ve motor sinirler kendilerine özel yerlerde bulunduğundan dolayı homunkulüs figürünün ağzı, gözleri ve özellikle de elleri kocamandır.

Bu bölgenin gizemli yanı da her insanda farklı şekilde gelişmesidir. Bu da demek oluyor ki gelişiminin hızı benzersiz ve kişiye özgüdür. Bu bölgenin gelişimi, vücudun hangi bölgelerinin daha fazla kullanıldığına ve nasıl daha iyi motor becerileri kazanabileceğine ya da genel anlamda ne tür egzersizler yapacağına bağlıdır.

Duyusal homunkulüs ya da birincil bedensel-duyusal korteks

Duyusal homunkulüs birincil bedensel-duyusal korteks‘i temsil eder (vücudumuzdaki dokunma duyusuyla algılanan baskı ya da acı). Yan lobun ön lob ile birleştiği yerde bulunur. Bir diğer deyişle, duyusal homunkulüs Broadmann’ın 1,2 ve 3 bölgelerini kapsar.

Vücudumuzun bu bölgedeki iskeleti yandan ters olduğu için karşı taraflı olarak tasvir edilir. Bu da demek oluyor ki vücudumuzun sağ tarafı beynin sol tarafıyla, sol tarafı ise sağ tarafıyla kontrol edilir.

Bu duyusal bölgenin, vücudumuza talamustan gelen bilgilerin çoğunu aldığını da belirtelim. Talamus beynin farklı duyusal kaynaklarını birleştiren, hangi duyusal veriyi aldığına göre dünyayı ayrı olarak değil bir bütün halinde algılamamızı sağlayan bölgedir.

Dahası duyusal homunkulüs algılamamızdan, yani vücudumuzun içsel durumundan sorumludur. Duruşumuz, organlarımızın ve kaslarımızın durumu hakkında bizi bilgilendirir. Ayrıca ilginç bir şekilde içeriden nasıl göründüğümüzü söyler.

Bütün bunlar duygusal sağlığımız için hayatidir. Bu yüzden dudaklarımız ve uzuvlarımız daha hassastır. Okşamak, öpmek ve sarılmak hissettiğimiz duyguların evreninde oldukça önemli şeylerdir.

Penfield homunkulüs figürü

Penfield Homunkulüs’ünün başlıca hastalığı hayalet bacak

Penfield Homunkulüs duyusal ya da motorla ilgili herhangi bir etkiye maruz kalırsa bu enteresan hastalığa sebep olur: hayalet bacak. Bu hastalığa yakalananlarda beyin ampute edilmiş bir bacağın hissettiği aynı duyguları algılar.

Hayalet bacaktan bir hayalet ağrı türer. Hayalet bacakta, vücudun ampute edilmiş kısmını temsil eden bölge beyinden ağrı hisleri gönderir. Bu yüzden, uzuv ampute edilmemiş olsa bile, duyusal homunkulüsün nöronlarındaki aktiviteden dolayı bu his geçmez. Gördüğünüz gibi, beynin elektrik uyarılmalarına duyulan merak sayesinde keşfedilen bir şey, yeni bir olanaklar dünyasının kapısını açmış oldu. Bütün bunlar sayesinde her dokunuşun, beynimizde ve duygusal gelişimimizde sahip olduğu önemin farkına varabildik.

Kaynakça:

  • Abril Alonso, Águeda del. (2005) Biological foundations of behavior.Madrid
  • Sanz and Torres.Carlson, N. (2014). Physiology of behavior. Madrid
  • Pearson.Haines D.E. (2002) Principles of Neuroscience. Madrid: Elsevier Spain S.A.

Abril Alonso, Águeda del. (2005) Fundamentos biológicos de la conducta. Madrid: Sanz y Torres.

Carlson, N. (2014). Fisiología de la conducta. Madrid: Pearson.

Haines D.E. (2002) Principios de Neurociencia. Madrid: Elsevier España S.A.

Schott, GD (1993). El homúnculo de Penfield: una nota sobre cartografía cerebral. Journal of Neurology Neurocirugía y psiquiatría , 56 (4), 329–333. https://doi.org/10.1136/jnnp.56.4.329