Duygusal Zeka: Her Gün Kullanılmasının Önemi

28 Mart, 2018

Duygusal zeka, duygularımızı daha iyi tanımlama ve yönetme işlevi ile sadece bir grup yaklaşım ve stratejiden daha fazlasıdır. Aslında daha sağlam ve saygılı ilişkiler kurmak için kullanabileceğiniz özgün bir duygusal farkındalık edinme konusundan bahsediyoruz.

Ayrıca, kendimizi daha güvenli, başarılı, üretken ve mutlu görmenin güçlü bir yoludur.

Hepimiz bu konu hakkında bir şey okumuşuzdur. Hepimiz okulda, kolejde ya da işte olsun bir noktada duygusal zekayı duymuşuzdur. Ve birçok kişi psikolog Daniel Goleman’ın adını biliyor.

“Yüksek bir kolektif zeka kotası elde etmenin yolu, sosyal uyumdur.”

– Daniel Goleman

Ancak aslında, Goleman’ın ünlü “Duygusal Zeka” adlı kitabını 1995 yılında yayınlamasından çok önce “duygusal zeka”, 1964’te Michael Beldoch sayesinde bilim dünyasında zaten yer almıştı.

Michael iletişim ve duygusal hassasiyet, bunların etkileri ve ilişkilerimizi ve kişilik bilgilerimizi belirleme biçimlerini anlattı. O zamandan beri, konu farklı yaklaşımlara ve eleştirilere yol açarak önemli ilerlemeler kaydetti.

Bilimsel bir titizlik görmeyen birçok uzman var. Duygusal zekanın “başka” bir zeka türü olduğu fikrini kabul etmiyorlar.

Aksine, bunu yalnızca zekanın bir diğer alanı, en iyi ihtimalle bir yetenek olarak görüyorlar. Bununla birlikte, bu psikolojik, sosyal ve motivasyonel bakış açısının hayatlarımız üzerinde inkar edilemez bir etkisi olmuştur. Daniel Goleman’ın teorisinde zayıf noktaların bulunup bulunmaması çok da önemi değil.

Duygusal zeka, yaşam kalitemizi, ilişkilerimizi, kendi algılamamızı ve hatta iş yerindeki performansımızı geliştirir. Hatta bunun okul müfredatına girilmesi gereken bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayede daha yeterli, güvenli ve mutlu çocuklar yetiştirebiliriz.

Bu duygusal farkındalık kişisel ve sosyal yaşamımızı iyileştirmemizin anahtarıdır. Aşağıda nedenini anlatacağız. 

rengarenk düşünceler

Duygusal zeka, daha tatmin edici bir hayatın sırrı

Çocukluk çağından beri, çoğumuza duygusal kısıtlamalar öğretilmektedir. Farkında bile olmadan, ailelerimiz ve öğretmenlerimiz şu ya da bu şekilde duygularımızı içimizde tutmamız gerektiğini söylemiştir. “Ağlama, kocaman adam oldun artık”, “kızgınsan öfkeni içinde tut” ya da çok yaygın olan “her şeyi çok abartıyorsun”.

Hem kendimizin hem de başkalarının duygusal dünyasına karşı zayıf duyarlılık, her gün yaşadığımız durumları etkiler. Aile ortamında, duygularımızı ifade etmemek için hala (bazen ciddi anlamda ) teşvik söz konusu.

Ancak bunu hiyerarşik yapıların hakim olduğu iş yerlerinde de görebiliriz. Liderler, işleri derhal başarmaya odaklanmış, baskıcı ve stresli bir çalışma ortamı oluşturarak engelliyorlar.

Dr.Goldman, duygusal zekanın herhangi bir ilişkide kesinlikle hayati olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca, bunun temel bir amacı var: bize daha doyurucu bir hayat sunmak. Bunu nasıl yapacağınızı öğrenmek için okumaya devam edin…

Duygusal bakımdan zeki insanlar neden daha mutlu? 

Bir an için duygusal zekayı bir anten gibi düşünelim. İki uçlu bir anten: iç ve dış. Bu anten sayesinde kendimizi daha iyi tanırız Aynı zamanda kendimizin ve başkalarının duygularını da daha iyi anlarız.

  • Ayrıca hislerimizi daha iyi yönetiriz.
  • Hem duygusal hem de bilişsel olarak daha fazla empati üretiriz.
  • Ayrıca kendimize daha çok bağlılık geliştiririz.
  • Sosyal bakımdan daha bilinçli oluruz. 

“Birinin doğrudan gözlerine bakmak, empati kapısını açar.”

– Daniel Goleman

Duygusal zeka becerilerinin iş yerinde uygulanması

İşyerinin paradigması değişiyor. “Gig ekonomisi” ya da birçok işin otomasyonu gibi gelişmeler bu alandaki uzmanları bizi çok somut bir şey hakkında uyarmaya itiyor. Gelecekte, teknik bilgi kadar değerli olmayacak. Bunun yerine, kişisel beceriler ödüllendirilecek.

Ve böylece, otomatik bir ekonominin anahtar parçalarının yaratıcılık, eleştirel düşünme, zekâ ve duygusal zeka gibi beceriler olduğuna karar verebiliriz. Ne anlama geliyor bu? Çalışanlar açısından, şu ana kadar duygusal zeka gibi gözardı edilen alanlara yatırım yapmak akıllıca olacaktır.

duygusal zeka tuşu
Duygusal Zeka

Duygusal zeka bugün iş yerinde uygulandığı için şu beceriler üzerinde çalışmanızı öneriyoruz:

Öz-Farkındalık 

  • Duygusal farkındalık: Kendi duygularımızı ve çevremizdekilerin duygularını her zaman tanımayı öğrenmek.
  • Duygusal öz değerlendirme: güçlerimizi ve kısıtlamalarımızı tanımak.
  • Öz güven.

Kendini düzenleme 

  • Öz-kontrol: Önemli durumlarda kontrolü elden bırakmama becerisi.
  • Güvenilebilirlik: dürüst olmanın ve haysiyet sahibi olmanın önemi.
  • Uyum sağlama: değişimi kabul etmek için gerekli esneklik.
  • Yenilik: Yeni fikir ve yaklaşımları kabul etme ve teşvik etmenin önemi.

Motivasyon

  • Başarıya odaklanarak muhteşem şeyler başarmak.
  • Organizasyonun hedeflerine bağlı olmak.
  • İnisiyatif ve umut sahibi olmak.
  • İyimser ve ısrarlı olmak. 
deniz trambolininde balina

Çocuklarımızı yetiştirmede bir “yakıt” olarak duygusal zeka 

Duygusal zeka, çocuklar ile aileleri ve yaşıtları arasında daha iyi ilişkilerin kapısını açan anahtardır. Ayrıca onlara yaşam hakkında daha dengeli bir bakış açısı kazandırabilir ve okulda daha iyi bir potansiyele ulaşması şansını verir.

Günün sonunda kendi duygusal dünyamızı anlamayı ve yönetmeyi bilmek; öğrenme konsantrasyon hafıza, hüsran duygusunu kontrol etmek vs. için alet çantamızda istisnai bir yeteneğe sahip olmak demektir.

“Kişinin kendi duygularını ifade edebilmesi temel bir sosyal beceridir.”

– Daniel Goleman

Öte yandan 19. yüzyılın ünlü doktoru William Osler ilginç bir uyarıda bulunmuştu. Duyguları ilk dili yapan çocukların; dünyayı anlama, iletişim kurma, bir şey isteme, kendilerini ifade etme, karşılıklı etkileşimde bulunma ve keşfetme yönteminin de buna uygun olacağını söylemiştir. Vicdanlarını böyle geliştirmeye başlayacaklardır.

Bu nedenle, onların rehberleri, arabulucuları ve çevirmenleri olmalıyız. Çünkü aksi hâlde hayal kırıklığı gibi duygular onları yetişkinliğe kadar sınırlayacaktır.

dallarda iki çocuk

Çocuklara duygusal zekayı öğretme konusundaki önemli noktalar

Duygusal zeka, bize her çocuğun günlük hayatının bir parçası olması gereken şu noktaları sunar. Bunlar çocukların kalpleri ve zihinlerine ekmemiz gereken güç ve iyilik tohumlarıdır.

  • Kişinin kendi duygularını belirlemesi. Çocuklar erken yaştan kendi duygularının her birini tanımayı ve ayırt etmeyi öğrenmelidir bunları adlandırabilmelidir.
  • Kişinin duygusal durumunu yönetebilmesi. Çocuklar büyüyüp olgunlaşırken duygularını kontrol etmek için gerekli doğru becerileri öğrenmelidir.
  • Kendini motive etmek. Hayatta bir diğer önemli strateji de kişinin somut bir amaca doğru kendini yönlendirebilmesi ve motive etmesidir.
  • Empati. Başkalarının duygularını tanıyabilmek, duygusal zeka bakımından çok önemlidir. Onların sözlü ve sözsüz duygularını anlayabilmek de öyle.

Son olarak, çocuklarda kişiler arası etkileşimi teşvik etmeyi unutamayız. Özellikle, bunu iyi yapmayı öğrenmeliyiz. Bu noktada atılganlık ve çatışma çözümlemesi günlük yaşantılarında büyük bir fark yaratacaktur.

Sonuç olarak, duygusal zeka hayatlarımızı besler ve canlandırır. Neden mi? Çünkü hayatımızın her alanını etkiler. Öyleyse, bu karmaşık ve değişen denizlerde yelkenimizin rüzgârı yapalım onu.