Mekanistik Determinizm ve Özgürlük Arasındaki İlişki

· Şubat 21, 2019

Mekanistik determinizm ile karşı karşıyayken, konu karar almaya geldiğinde özgür olabiliyor muyuz? Hayatımızda neler olacağı hali hazırda belirlenmiş midir? Bu sorular tarih boyunca pek çok düşünürün ve filozofun kendilerine sordukları sorulardır. Özgür irade ve özgür iradenin varlığı ya da yokluğu, tarih boyunca felsefik bir konu olmuştur. Öznel deneyimimiz bize seçme özgürlüğünün, mekanistik koşullanma ile yakından ilgisi olduğunu göstermiştir.

Determinizm tüm fiziksel olayların önceden belirlendiğine dayanır. Diğer bir deyişle, her şey bir sebep sonuç ilişkisi sonucunda ortaya çıkar. Determinizmin pek çok türü vardır: dini, ekonomik, genetik vb. Bu yazımızda, mekanistik determinizm hakkında konuşacağız.

Mekanistik determinizm insanların makinelere benzer yapıda oldukları düşüncesine dayanır. Bu sebepten ötürü, beynimiz bir seri girdiyi toplama, işleme ve çıktı haline getirmeyi başarabilen bir araç olarak görülür. Özgür irade, girdi ile çıktı arasında yer alan süreci görmezden gelmekten kaynaklanan bir yanılgıdır.

Bu yazı boyunca, mekanistik determinizmi anlamak için iki konu üzerinde duracağız. İlk olarak, bizi determinizm üzerine düşündüren prensipler ve sebepler üzerinde duracağız. Ardından, özgür iradeye uygulanan cüce paradoksundan bahsedeceğiz.

Mekanistik Determinizm Üzerine Düşünmek İçin Sebepler

İnsan beynini bir makine olarak algılama fikri kognitif psikolojinin bilgisayımsal metaforundan doğmuştur. Kognitif psikoloji beynin bir bilgi işleme aracı olduğunu ve tüm insan davranışlarının bir seri algoritma ve zihinsel süreçlerle açıklanabileceğini öne sürmüştür. Bundan dolayı, insan beyni Turing makinesi ile karşılaştırılmaya başlandı.
mekanistik determinizm

Bilgisayımsal metaforun artık yeni bağlantıcı modeller ortaya çıktığı için modası geçse de, iyi bir yansımada bulunmuştur. Psikolojinin gelişmesi daha fazla süreci açıklamamızı sağlamış ve aklın gizemlerini her geçen gün daha da iyi bir şekilde çözmemize yardımcı olmuştur. Artık önceleri özgür iradeyi sorumlusu olarak gördüğümüz davranışları, gayet belirli süreçlerle açıklayabiliriz.

Bu, insan davranışlarının yalnızca bir sebep sonuç ilişkisinden meydana gelip gelmediğini ya da içimizde gerçekten karar alan bir “benin” olup olmadığını ciddi bir biçimde düşünmemize sebep olur. İnsan davranışlarını etkileyen tüm değişkenleri bildiğimizi hayal edin. Herhangi birinin tüm davranışlarını tahmin edebilir miyiz? Bu sorunun yanıtı “evet” gibi görünüyor. Eğer evet değilse, geleceği belirleyebildiğimiz için özgür iradenin varlığını reddetmiş oluruz.

Ayrıca, sinir bilim çalışmaları göstermiştir ki beynimiz biz farkına varmadan çok daha önce kararlar almaktadır. Bu, bilincin amacını sorgulamamıza sebep olur. Bugünlerde, beynimizin deterministik olup olmadığını belirlemek oldukça zordur. Fakat psikoloji, davranışları belirli bir hata payı dahilinde tahmin edebileceğimizi kabul eder. Bu sebepten ötürü, determinizm fikri araştırma için oldukça yararlıdır.

Bunu da okuyun: Nörobilim Perspektifinden Bilinç

Özgür İradede Cüce Paradoksu

Determinizmin son bir yansıması olarak, cüce paradoksundan bahsetmek istiyoruz. Bu psikolojinin, özgür iradenin varlığıyla bir teorik bağdaşmazlığıdır. Pek çok durumda, bir paradoks bize hatalarımızı görmemizde ve yeni kognitif çerçeveler ya da teorik perspektifler kullanmamızda yardımcı olur.

Cüce paradoksu şuna dayanmaktadır: psikoloji tüm davranışların ya da zihinsel süreçlerin tanımlanabileceği ve açıklanabileceğini söyler. Özgür irade neye karar vereceğimizi seçme özgürlüğümüz olduğunu önerir. Bu bizde, beynimizin içinde karar veren “bir şey” olduğu düşüncesini doğurur. Bu “şeye” içimizde karar veren bir insan varmış gibi olduğu için cüce adını veririz.

Şimdi, eğer cüce bize seçme özgürlüğü tanıyorsa, özgür irade cüceye ne tanır? Bu durumda, o cücenin içinde başka bir cüce olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bu şekilde açıklarsak, bir cüce paradoksuna düşeriz. İnsan beynini matruşka bebekleriyle kıyaslıyor oluruz.

Bunu da okuyun: İradenin Kaynağı

üç matruşka bebek

Mekanistik determinizm psikolojik gerçekliği yorumlamak için faydalı bir paradigma yaratır. Buna ek olarak, teorik bağdaşmazlıkların yanı sıra bulduğumuz kanıtların bizi bu yöne götürdüğünü söyleyebiliriz. Fakat kendimize güvenmemeliyiz. Gerçeğin çok daha karmaşık olduğu ve bu iki ekstremde de (determinizm ve özgür irade) bulunmadığı ihtimali daha olasıdır.