Kognitif Rezerv: Beynin Evriminde Belirleyici Bir Adım

· Ekim 2, 2018

Kognitif rezerv nöropsikoloji alanında ortaya çıkmış bir konsepttir. Bu konsept, beynin, beyin işlevini yitirdiğinde ya da geçirdiği diğer olumsuz değişimlerde verdiği tepkiyi ifade eder. Diğer bir deyişle, kognitif rezerv beynin bir hastalığa, yaşlılığa ya da bozukluğa tepki gösterebilme yetisidir. Bu yeti, beynin hasarları bir noktaya kadar telafi edebilmesini sağlar.

Yüksek kognitif rezerv, bazen hastalığın ardından beynin normal olarak çalışabilmesini sağlar. Aynı zamanda, yaşlılıktan dolayı ortaya çıkan doğal bozukluklara rağmen beyni tamamen aktif tutmaya yarar. Görebileceğiniz gibi, geliştirmeye ve sürdürmeye değer önemli bir kapasitedir.

“Beynimiz gizemini sürdürdüğü sürece, beynimizin yapısının bir yansıması olan evren de bir gizem olarak kalacak.”

– Santiago Ramon y Cajal

Kognitif rezervin kökeni

Kognitif rezerv daha ana rahminde beyin gelişirken şekillenmeye başlar. Bir insanın ilk yıllarında yaşadığı deneyimlerin, tüm hayatını etkilediği bilinmektedir. Bu deneyimler, zeka gelişimi konusunda oldukça belirleyicidir.

uzayda beyin

Genetik faktörlerin kognitif rezervin oluşumunu etkilediğini düşünmek için bir sebep olsa da bu kati bir yargı değildir. Hayatımız boyunca beynimizin uyarılmasını artırmamızı sağlayacak birçok yol bulunmaktadır. Hatta, beyin hasarı gerçekleştikten sonra dahi bu uyarılma artırılabilir.

Entelektüel, rekreasyonal ve sportif aktivitelerin kognitif rezervi etkili bir şekilde artırdığı görülmüştür… Okumak, zihinsel oyunlar oynamak, dil öğrenmek, dans etmek, spor yapmak ve entelektüel aktivitelerin hepsi tek tek yararlıdır.
huzurlu beyin

Kognitif rezervi uyarmak

İyi bir kognitif rezerve sahip olduğunuzda, beyniniz nöronlar arasında yeni bağlantılar kurabilir ve hasarlı olanları yenileyebilir. Bu süreç aşağıdaki aktivitelerden bazılarını gerçekleştirmiş kişiler ya da bu özelliklere sahip kimseler için daha kolay gerçekleşir:

  • Daha yüksek kültürel seviye. Kültürel seviye derken kastettiğimiz şey, çalışma birikimi, okuma ve entelektüel aktiviteler. Bu seviye artınca, beyin, yaşlılıkta ortaya çıkanlar gibi hafif kognitif bozuklukların oluşmasının önüne geçer.
  • Sosyal ilişkiler. Bilim insanları iyi bir sosyal çevreye sahip olanların ve onlarla sıklıkla iletişime geçenlerin, demans olma ihtimallerinin %38 daha az olduğunu belirtmektedirler.
  • Fiziksel egzersiz. Fiziksel egzersizler beyindeki kan dolaşımını harekete geçirir ve sizi oksidatif stres ve yaşlılıktan kaynaklı demansla ilişkili diğer faktörlerden korur.
  • Zihinsel egzersiz. Bu kognitif rezervi şüphesiz artıran bir durumdur. Enstrüman çalmak, entelektüel hobiler edinmek gibi aktiviteleri içerir.

Sağlıklı bir beslenme düzeni de güçlü bir beynin anahtarıdır. Sigaradan, alkolden ve psikoaktif maddelerden kaçınılması gerekmektedir. Tırmanma iyi gelen bir diğer aktivitedir.

Şaşırtıcı bir deney

Epidemiyoloji doktoru ve Kentucky Üniversitesi nöroloji profesörü David Snowdon, 1986’da oldukça etkileyici bir araştırma yürütmüştür. 678 Katolik rahibeden oluşan bir araştırma grubu oluşturmuştur. Bu oldukça tek tip olan grup, aynı yemekleri yiyor, aynı ortamda yaşıyor ve benzer aktivitelerde bulunuyordu.

17 yıl boyunca kognitif rezervleri izlendi. Bu süreç boyunca, düzenli olarak testlere tabi tutuldular ve genetikleri, zekaları ve psikolojileri ile ilgili veriler toplandı. Hepsi deneyle ilgili gerekli verilerin toplanabilmesi için öldükten sonra beyinleri üzerinde çalışılmasını kabul ettiler.

gülümseyen rahibeler

Rahibe Bernadette vakası en çok dikkate değer vakaydı. 85 yaşında öldü ve araştırmacılar ölümünden sonra beynini incelediler. Ölümü sonrasında süren çalışmalarda Alzheimer olduğu ortaya çıktı. Fakat hayattayken, hiçbir Alzheimer belirtisi göstermemişti. Araştırmacılar, kognitif rezervinin fizyolojik eksiklikleri tamamladığı kanısına vardılar.

Araştırmacıların keşfettiği ilginç bir nokta daha bulunuyordu. Daha fazla kelime dağarcığına sahip rahibelerin yıllar içindeki kognitif gerilemesi daha az oluyordu. Bu kelime dağarcığının temeli de çocukluklarında iyi birer okur yazar olmalarına dayanıyordu.

Bu deney, entelektüel, sosyal ve fiziksel egzersizlerin kognitif fonksiyonlarımızın gerilemesini geciktirmede önemli birer etmen olduklarının kanıtıdır.