Kaybedebilir ve Hala Bir Kazanan Olabilirsiniz

· Mayıs 6, 2019

Bir kazanan olmak için doğdunuz! Başarılı olmak için doğdunuz! Hepimize küçüklüğümüzden beri öğretilen şey budur. Çocukluğumuzdan beri bizlere kaybetmenin olumsuz bir şey olduğu öğretildi. Bu nedenle, kaybettiğimizde kendimizi kötü hissediyoruz.

Başarısızlığı daha az önemli olmakla ilişkilendirmek çok kolay. Kaybettiğimizde, kendimizi bir şeylerden eksik kalmış gibi hissediyoruz. Hatta başarısızlığı üzüntü, utanç veya öfke gibi duygularla ilişkilendiriyoruz. Aklımızda her zaman kötü çağrışımlar uyandırıyor. Peki kaybetmenin nesi güzel?

Kaybetmenin sadece kötü tarafına odaklanırsak, iyi bir çıkarımda bulunmak elbette zor olacaktır. Ancak, kulağa garip gelse bile, “kaybetme” kelimesi her zaman tam tersi olan “kazanma” ile birlikte bize gelir. Her kaybettiğimizde, aslında başka bir şeyin kazananı oluruz. Birazdan bu konu hakkında biraz daha ayrıntılı konuşacağız.

“Güneş hayatınızdan çıktığı için ağlarsanız, gözyaşlarınız yıldızları görmenizi engelleyecektir.”

– Rabindranath Tagore

kaybedebilir ve kazanan olabilirsiniz

Yin ve yang: kazanmak için, kaybetmek zorundasınız

Muhtemelen yin ve yang sembolünü çok kere görmüşsünüzdür. Çok ilginç bir çağrışımı var. Yin ve yang teorisi Taoizm’in en kıymetli ögesidir. Evrende var olan her şeyi karakterize eden ikiliğe atıfta bulunur.

Bu felsefe, hiçbir şeyin tamamen saf ve kalıcı olmadığını, çünkü her şeyin bir ikililiğin parçası olarak var olduğuna inanır. Örneğin, yaz mevsiminin kışın tam tersi olduğunu söyleyebiliriz, ancak biri, öteki olmadan var olamaz. Bazen yaz aylarında soğuk bir gün ve kış aylarında sıcak bir gün olur. Her iki mevsim de bir arada var olur.

Bu bağlamda, hiçbir şeyin tamamen iyi ya da kötü olmadığını fark ederiz. Bu, kaybettiğimiz zamanlarda kendimiz hakkında bir şeyler öğrendiğimiz anlamına gelir: bir daha ki sefere başarılı olmak için neyi değiştirmemiz gerektiğini. Bu nedenle, başarısızlıkta bile ikilik vardır.

Kaybedince ne kazanırız?

Eğer her zaman kazanamayacağınız hakkında düşünmek için bir anlığına durursanız, çok kıymetli bir şeyi öğrenebilirsiniz. Kaybetmek, değişime ve dönüşüme yol açar. Yani, bu bakış açısıyla, kaybetmek kazanmaya dönüşür. Peki bundan biz ne kazanırız? Bilgi.

Sonuç olarak, benzer durumlarla tekrar karşılaştığımızda önceden olduğu gibi hareket etmeyeceğiz. Daha esnek düşüncelere sahip olmak ve bizi hedefimize daha da yakınlaştıran yeni stratejiler geliştirmek açısından daha yetenekli olacağız.

Ama bu, kazanmayı veya kaybetmeyi umursamamamız gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, kaybetsek bile, yerden kalkmaya ve devam etmeye çalışmalıyız. Durumu tersine çevirmeyi deneyin ve neler olduğunu değerlendirmek ve başka stratejiler bulabilmek için bir fırsat olarak algılamaya çalışın.
kaybetmek ve bir kazanan olmak

Yolculuğun tadını çıkarın

Muhtemelen hepimiz eğlenmenin kazanmaktan daha önemli olduğunu duymuşuzdur. Ve buna rağmen, bu ilkeyi özümseyemedik. Böylece, kaybettiğimiz zamanlarda kendimizi korkunç hissediyoruz.

Hepimiz kaybetmekle ilgili öğrendiklerimizden etkileniyoruz. Bunu her zaman başımıza gelmesini istemediğimiz bir durum olarak düşünüyoruz. Bununla birlikte, yapabileceğimiz en iyi şey, kaybetmeye dair algımızı değiştirmeye aktif olarak karar vermektir. İnanın, imkansız değil. Her şey, her deneyimin, iyi ya da kötü olsun fark etmez, bize ne öğrettiğini keşfetmekle ilgilidir.

Bir kazanan olmak için neden kaybetmek zorundayız?

Kaybetmenin hayatın bir parçası olduğunu ve gelecekte kazanabilmek için belirli bir dereceye kadar hayatımızda gerekli olduğunu kabul edersek, kaybetmeyi çok farklı bir şekilde algılamaya başlarız.

Bu şekilde, kayıplarınızdan üretken sonuçlar elde etmeye başlarsınız.
mutlu ve rahat bir kadın

Bazen kazanan olmak için kaybetmek gerekir. Kaybetmekle birlikte ortaya çıkan öfke duygusunun üstesinden geldikten sonra, zihniniz içinde eylemlerinizi sorgulayabileceğiniz bir boşluk yaratır. Bu, olaylara daha farklı yaklaşmanızı ve daha geniş bir perspektife sahip olmanızı sağlayacaktır.

Kaybetmek sonrası oluşan utanç ve kızgınlıktan ötürü kendinizi savunma dürtüsünden arınmak size kişisel gelişimin kapılarını açacaktır.

“Nasıl kaybedeceğinizi öğrenmedikçe kazanamazsınız.”

– Kareem Abdul-Jabbar