Dilinin Kemiği Olmayanlar: Yanlış Anlaşılan Samimiyet

13 Aralık, 2020
Bu yazımızda dilinin kemiği olmayan insanları nasıl tanıyacağımızı ve onlarla nasıl iletişim kurmamız gerektiğini anlatıyoruz.

Dilinin kemiği olmayan insanlar hislerini, düşüncelerini veya duygularını nasıl engelleyeceklerini bilmezler. Bu nedenle, paylaştıkları şeylerin sonuçlarını düşünmeden akla gelen ilk şeyi söyleyiverirler. Sık sık samimiyetlerinin arkasına saklanırlar ama dikkatli olun! Bu tarz kişiler kendilerini açık sözlü olmakla nitelendirerek, başkaları fikirlerini sormadan karşılarındaki kişi hakkında, elle tutulur bir neden olmada, hoş olmayan yargıya varırlar.

Daimi bir ilişkinin temel dayanağın samimiyet olduğu doğrudur. Dürüst olmak, düşündüğünüzü söylemek anlamına gelir ancak saygıyla, şefkatle ve doğru anlamda. Örneğin, en iyi arkadaşınızın yeni saç kesimini beğenmezseniz, “hoşuma gitmedi, diğerini tercih ederim”  demek yerine “sana her şey yakışıyor ama bir önceki saç modelin daha iyiydi” demeniz tercih edilir.   İkisi de aynı anlama gelir ancak biri kalp kırarken diğeri teşvik edici bir cümledir.

Konuşun ve sonra düşünün

Dilinin kemiği olmayan insanlar, konuşmadan önce akıllarına gelen kelimeleri iyi düşünüp tartmazlar. Dillerine geleni söylerler ve sonra sonuçlarına katlanırlar. Eğer başkalarına zarar verirlerse, doğru düşündükleri şeyin arkasına saklanırlar. Söyledikleri şeyden gocunmazlar ve samimiyetlerini üst sınırlara çıkarırlar. Ortada birisini utandıran bir durum varsa, onlar bu durumu dürüst olma etiketi altında daha da üst noktaya taşıyacaklardır.

Bu nedenle bazen dillerini ısırırlar ancak yine de söyleyeceklerinden geri kalmazlar. Dillerinin kemiği yok. Bu kişiliğe sahip insanlar, çok aktiftirler, dışa dönük olurlar ve sessizliğe dayanamazlar. Eğer uzun süre konuşmadan, hareket etmeden dururlarsa, içlerinden bir şey onları rahatsız eder ve akıllarına gelen ilk şeyi söylerler.

gergin kadın

Hem sevilen hem nefret edilen dilinin kemiği olmayanlar

Bu tarz kişilerden hoşlanılmasa da, eğer doğruları söyleyen birine ihtiyaç varsa her zaman onlar listenin en başında olurlar. Bazı durumlarda ve çoğu zaman birilerinin ağzından gerçekleri duymaya ihtiyacımız vardır. Ve, bu gibi durumlarda, dilinin kemiği olmayan insanlar çok değerli kişiler haline gelirler. Çünkü insanlar onların doğruları söyleyeceklerine güvenleri tamdır.

Bazı durumlarda ise tam tersine, hassas ve acı verici olan zamanlarda, sözlerini ölçmezlerse, gerçekten tiksindirici olabilirler. Düşene bir tekme daha vurmak isteyen kişiler gibilerdir. Bu nedenle, verdiğimiz örneklerden anlaşılacağı üzere, bazen varlıklarına çok ihtiyacımız olur bazı durumlarda ise varlıklarından pişmanlık duyarız.

Kararlarında  çok radikal olurlar

Dilinin kemiği olmayan insanların bir ayarı yoktur. Onlar için siyah ya da beyaz yoktur. Başkalarının da kendileri gibi olmasını isterler. Hatta kendileri gibi olmadıklarında onlara bir anlam veremezler. Fikirlerini başkaları ne der diye korkmadan açık bir şekilde dile getirirler. İlaveten, başkalarının da aynı şekilde tepki vermesini isterler. Aynı ortamda bulunan kişiler de kendilerini bir şey söylemek zorunda hissederler ancak bu baskı karşısında susmayı tercih ederler.

Dilinin kemiği olmayan insanların her zaman en son söyleyecek söz vardır

Bir plan yapmaya çalışırsanız, dilinin kemiği olmayan bu insanlara mutlaka fikirlerini sorun. Üzgünüz ama her zaman alınan kararlarda, söyleyecek bir son sözleri vardır. Eğer sizle aynı fikirde değillerse, bunu dile getirirler ve diğer insanların da onlarla aynı fikirde olmasını isterler. Manipüle etmeyi severler, çünkü sosyal çevrelerinde sözleri geçen kişilerdir. Onları dost olarak yanımızda tutmak her ne kadar iyi görünse de, bazen düşman oldukları anlar da vardır.

Gerçek başkalarının hissettikleri değildir, bazen aynı şey farklı şekillerde dile getirilebilir.

dilinin kemiği olmayanlar

Onlara nasıl davranmalıyız?

Utangaç insanlar genellikle bu tarz kişilerden korkarlar. Onların acımasızlığı karşısında sessiz kalırlar ve verdikleri her kararı yerine getirirler. Bu nedenle onların göz dağı vermesine imkan vermemek için üstün bir diplomasi uygulamamız gereklidir.

Dilinin kemiği olmayan insanlar, detaylara çok önem vermezler. Onlar için önem verdikleri şey, eleştiri yapacakları noktaya odaklanmaktır. Bu nedenle son kararı verecek kişilerin kendileri olduklarına inandırmak bazen işe yarar. Aslında son kararı önceden verecek kişi başkası olmuştur.

İlaveten, konuşmanın bizi rahatsız ettiğini onlara göstermede bir sakınca yoktur ya da istemediğimiz bir şeyi yapmamız konusunda bizi zorlayamayacaklarını gösterebiliriz. Bu onunla konuşmaya kaçınmaktan çok, onunla yüzleşmek anlamına gelir. Saygı çerçevesinde ve ölçülü bir şekilde. Örneğin “şu an canım bu konuyu konuşmak istemiyor, başka zaman halledelim”. “Sakin bir şekilde düşüneyim, daha sonra sana kararımı bildireceğim.”

Onların seviyesine çıkmamız tavsiye edilmez çünkü barbarlık eşiklerini “patavatsız” olmaya kadar yükseltirler. Yanlış anladıkları samimiyet duygusuyla karşısındaki kişiyi öldürmekten beter ederler.

Aslında her insan konuşmadan önce kafasında egzersiz yapar. Bu milisaniye sürer, ama söyleyeceğimiz şeyi ölçüp biçmek için yeterli bir süredir. Eğer söyleyeceğimiz şey karşımızdaki insana fayda getirmeyecekse ya da hoşuna gitmeyecekse, susmamız mantıklıdır. Çünkü bazen bu kelimeleri hiç söylememiş olmak, daha iyi ve tatmin edici bir sonuç verecektir.