Calimero Sendromu: Bir Yaşam Tarzı Olarak Şikayet Etmek

17 Eylül, 2020
Calimero sendromu, olayların onlar için ne kadar kötü olduğu hakkında şikayet etmeyi bırakmayan insanlar ile ilgilidir. Ancak, bunların çoğunun arkasında daha derin bir acı vardır.

Hepimiz, yaşamlarının tamamını şikayet ederek geçiriyormuş gibi görünen insanlar tanırız. Hiçbir şey onlara doğru görünmez, ve her şey onları rahatsız eder. Eminim ki, bu satırları okuduktan sonra aklınıza şimdiden biri geldi. Psikanalist Saverio Tomasella da Calimero Sendromu adlı kitabında bu konuda konuşur.

Bu kitapta, İtalyan-Japon bir animasyon serisindeki o huysuz (ama sevimli) civcivlerden bahseder. Eğer yukarıdaki resme bakarsanız ne kastettiğimizi göreceksiniz! Bu sendromu açıklarken bazı komik referanslar verse de, aslında bu durumun içeriği son derece ciddidir.

Yazar için, tüm bu şikayetlerin arka planında yatanlar belirli bir bağlamda bulunabilir. Bu, spesifik olarak, sosyo-ekonomik durumu çok hassas olan ve çok zor bir yaşam öyküsü olan insanlardır. Bu, şikayetlerin tetikleyicisidir. Hatta yazar bunların arkalarında çoğu zaman gerçek bir ıstırap, sürekli bir şekilde ihmal edilmiş olan duygusal bir sıkıntı olduğunu iddia etmektedir.

Yine de, çoğu zaman neden bu olsa da, pek çok insan sevdiklerini özellikle rahatsız edebilir. Her şeyi siyah bir şekilde görme eğilimleri boyun eğmez bir pesimizmin varlığına işaret eder.

Ancak, bununla birlikte, şikayetleri ilgilenilmesi oldukça zor olabilecek sürekli bir dikkat ihtiyacını belli eden başka insanlar da vardır.

Kulaklarından duman çıkan bir kadın.

Calimero Sendromu Nedir?

Calimero sendromu, içine doğru çökmenin eşiğindeki bir toplumda çağdaş bir fenomendir. Tomasella’ya göre “adaletsizlikler giderek daha da belirgin hale geliyor; 1789 Fransız Devrimi öncesindeki dünya ile arada çizilmesi gereken bir paralel söz konusu”.

Bazılarına ayrıcalıklar tanınırken diğer insanlar sadece istismara uğruyor. Toplumumuzun dokusuna dikilmiş gibi görünen bu yönlerin bir sonucu olarak da pek çok insan muazzam bir adaletsizlik ve gerçek bir şikayet etme ihtiyacı hissediyor.

Daha Kötü Bir Şeyi Gizleyen Şikayetler

Çoğu zaman, şikayet ederek çok fazla zaman harcayan insanlar gerçek adaletsizlikler yaşamıştır ve yeniden mağdur olmaktan korkarlar. Örneğin, bazı “calimerolar” derin utanç duyguları yaşamış ve aşağılanma, reddedilme ya da terk edilme gibi durumlara maruz kalmış olabilir.

Şiddetli aile travmaları (miras problemleri, yıkım, sürgün, ekonomik göç) da bir insanı yaşamı boyunca işaretleyebilir. Bu insanlar neredeyse ailelerinin sözcüsü haline gelirler, ve onların yerine, ya da hatta bazen onlar ile ilgili, hatırı sayılır miktarlarda şikayet ederler. Bundan dolayı, ifade edilen şikayetler genellikle ilk etapta düşünmüş olduğumuzdan çok daha derin problemlerin üstünü örter.

Ancak, bu hassas kişisel durumlar hakkında konuşmak yerine, bu insanların şikayetleri genellikle trenin geç kalması ya da soğuk kahve gibi yüzeysel problemlere odaklanır. Bu şekilde gizledikleri acı ya da utanç sosyal ya da duygusal sonuçlara yol açmadan özgürce ve alenen ifade edilebilen normal bir şey ile ilgili olacaktır.

Yine de, bu şikayetler tekrar tekrar ifade edildiğinde genellikle diğer insanların sabrını zorlar.

Şikayet Etmek Bir Yaşam Biçimi Haline Geldiğinde

Zamanında bir şikayette bulunmak son derece mümkündür – bunlar gerçekten hedefe ulaşan olumlu şikayetlerdir. Bunlar işinizde, ilişkinizde ya da ailenizde bir problem olduğunda bir durumu değiştirmek için bir yol olabilir. Ancak, pek çok insan hayattaki payları hakkında tekrar tekrar üzgün hisseder.

Calimero sendromu, bir kişinin şikayetleri bir monoloğa, ve hatta başka insanlarla ilişki kurmanın genel bir yoluna dönüştüğünde ortaya çıkar.

Bu insanların çoğunda, diğer insanların çektikleri acıyı fark edebilmesi için, bir duyulma ihtiyacı söz konusudur. Diğerlerinde ise sadece şikayet etmeye devam edebilmek için durumun giderek daha da kötü hale gelmesine izin vermeyi içeren bir tembellik formu söz konusudur. Ve son olarak, basitçe diğer insanların dikkatini çekmeye çalışan bir azınlık bulunur.

Şikayetleri İle Dalga Geçmeyin

Adaletsizliğe uğradığını ve sesinin duyulmadığını hisseden bir genç, çocuk ya da yetişkin muhtemelen Calimero sendromuna giden bir yola başlayacaktır – yani şikayetini defalarca yeniden tekrarlayacaktır.

Ancak, insanlar acıları ve şikayetleri ile dalga geçtiğinde o zaman yeni bir adaletsizlik yaşandığını hissederler.

Eğer ıstıraplarını ifade eden bir insan ile dalga geçerseniz bu insanın şikayet etme eğilimini pekiştirme riskini alırsınız.

Tükenme Dolayısıyla Şikayet ve Yardım Çağrıları

Bazı insanlar her zaman “şovun yıldızı” olmak ile ilgili şikayet ederler ve çok teatral bir yaşam tarzları vardır. Bu, durumları ve diğer insanları kontrol edebilmenin bir yoludur. Bu insanlara da “calimerolar” diyebiliriz, ancak gerçekte bu insanların kabukları kırılmamıştır. Durumun bu olduğunu tespit edebilmek için dikkatli olmalıyız.

Ancak, çok fazla şikayet etmeye teslim olmuş insanların pek çoğunda gerçekten kırılmış ya da harap olmuş bir şeyler vardır. Buna ek olarak, bunların tamamının dışına nasıl çıkacaklarını ve yaşamlarını nasıl yeniden inşa edeceklerini de bilmezler. Bu sebepten dolayı bu insanlara karşı sabırlı olmaya çalışmalıyız. Bizi şikayetleriyle yorabilseler de, bize gerçekten zarar vermeye ya da bizi sinir etmeye çalışmazlar.

Bu tutum genellikle aileleri tarafından algılanmamış bir çocukluk acısından kaynaklanır. Temel olarak, bu insanlar “benimle ilgilen, bana iyi bak” demezler, bunun yerine “beni dinle” derler. Kendi şikayetlerine kapılan bu insanların dinlenmeye ve ne kadar ıstırap çektiklerini göstermeye ihtiyaçları vardır.

Üzgün görünen bir oğlan çocuğu.

Calimero Sendromu: Yardım Çağrıları İçin Bir Çözüm Var

Bu insanlara empati ile yaklaşmalıyız, çünkü pek çoğu gerçek ve nesnel adaletsizlikler yaşamıştır. Bundan dolayı, eğer saygı duyulduklarını ve dinlendiklerini hissederlerse ilerlemeyi başarabilirler.

Geçmişlerini keşfetmek ve aile durumlarına derinden bakmak istemeyen insanlar meditasyon ya da düzenli fiziksel aktivite yaparak başlayabilirler. Bu gerginliklerini azaltmaya yardımcı olacaktır. Bu şekilde, yavaş yavaş, kişi kendisini terapiye hazırlayabilir.

Şikayetleri duyguları ifade etmeye dönüştürmek mümkündür. Ayrıca, hayatta ilerlemelerini engelleyen bu şikayetlerin nedenlerini değiştirmek de mümkündür. Onlara yardımcı olmak isteyen bir insan şikayetin arkasındaki hikayeyi dinleyecek, buna daha derinden bakacak ve rahatlatıcı bir nokta bulmaya çalışacaktır.