Duygusal İstismar Ve Anksiyete: Aralarındaki Bağ Nedir?

Ocak 28, 2019

Anksiyete ilişkilerinde istismara uğrayan insanlarda yaygın olarak görülen bir semptomdur. Ancak ilişkilerde yaşanan tüm istismarlar fiziksel değildir. Yaygın olarak rastlanan bir başka istismar tipi daha vardır: Duygusal istismar.

Bu istismar türü kurban açısından ciddi ve belirgin sonuçlar doğurur. Bu yazıda duygusal istismarla anksiyetenin birbirleriyle ne gibi bir ilişkileri olduğunu inceleyeceğiz. Ayrıca duygusal istismarın etkilerinden de bahsedeceğiz.

“Şiddet, ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın, bir yetersizliktir.”

– Jean-Paul Sartre

Duygusal istismar nedir?

Duygusal istismar, bir kişinin partnerini incittiği, kontrol ettiği, manipüle ettiği veya korkuttuğu durumları tarif etmek için kullanılan bir terimdir.

Duygusal istismar, bir kişinin vücudunun değil duygularının istismar edilmesidir. Ancak ilişkilerde yapılan öyle duygusal istismarlar vardır ki onları algılamak ve ortada istismar olup olmadığını söylemek güç olabilir.

tartışan çift

Net bir şekilde duygusal istismar olduğu söylenebilecek davranışlardan bazıları şunlardır:

  • Partnerinize sizi terk ederse kendinizi öldüreceğinizi söylemeniz veya onların yapmanızı istemeyeceği bir şey yapacağınızı söyleyerek onu tehdit etmeniz.
  • Sık sık incitici hakaretler sarf etmek, aşağılamak ve belli söylemlerde bulunmak.
  • Karşı tarafın görünüşü dahil davranışlarını, kimleri göreceğini, günlük hayatında ne yapacağını kontrol etmeye çalışmak.
  • Tehdit etmek veya gözünü korkutan davranışlarda bulunmak.
  • Manipülasyon.

İşte algılanması çok daha zor olan duygusal istismar çeşitleri:

  • “Sessizlik”, bir kişinin diğeriyle konuşmayı reddetmesi.
  • İstediğini elde edene kadar partnerinle seks yapmayı reddetmek.
  • Kişinin kendine olan saygısını yükseltme girişimi veya iltifat olmadan yapılan olumsuz şakalar.
  • Küçük bir kavgadan sonra evi terk etmekle veya ilişkiyi bitirmekle tehdit etmek.
  • Partnerinin karşı cinsten biriyle konuşmasına izin vermemek.
  • Kimi aradığını veya kime mesaj attığını görmek için partnerinin telefonunu kontrol etmek.
  • Hiçbir sebep yokken bile sık sık kıskançlık yapmak.
  • Kendi hayatında kötü giden şeyler için partnerini suçlamak.

Çok az insan partneri, çocukları, ailesi veya başka insanlar tarafından hiçbir zaman duygusal istismara uğramadığını söyleyebilir. Ancak bu davranışlar sık sık tekrarlanıyorsa ve sizin ve partnerinizin düşüncelerini, duygularını veya davranışlarını etkiliyorsa kendinizi duygusal istismarın olduğu bir ilişkinin içinde bulabilirsiniz.

Duygusal istismar ve anksiyete: İstismarın fark edilemeyen etkileri

Duygusal istismar vücudunuzda morluklara veya ciddi anlamda yaralanma riskiyle karşı karşıya kalmanıza yol açmaz. Ancak duygusal istismarın olduğu ilişkilerin yarattığı etkiler belirgindir. Hatta duygusal açıdan uzun süreli olacak sonuçlara da yol açabilirler.

İlişkilerinde duygusal istismara uğrayan kişiler, ilişkileri onların kendilerine olan güvenlerini ve saygılarını yiyip bitirdiği için değersiz olduklarını hissedebilirler.

Üzgün veya depresif olabilir, hatta hiçbir sebep yokken kendilerini acı çekiyormuş gibi hissedebilirler. Ayrıca partnerlerinin onları bırakıp gideceğinden korkuyor da olabilirler.

Ancak herkeste aynı belirtiler ortaya çıkmaz. Her insan farklıdır. Örneğin duygusal istismar karşılıklı (iki kişi de birbirini duygusal anlamda istismar ediyor olabilir) olabileceği için, ilişkideki iki taraf da öfke, sessizlik, sesini yükseltme gibi davranışlarda bulunuyor olabilir.

Duygusal istismarın işaretleri

Tedavi edilmezse hayat boyu kalabilecek bir belirti daha vardır: Anksiyete. Hatta anksiyete duygusal istismarın en yaygın belirtilerinden biri bile olabilir.

Bazen bu durum yalnızca kişinin yaşadığı ilişkiyle sınırlı kalır. Bazen de kişinin diğer ilişkilerine, ofisine, bulunduğu farklı ortamlara ve yaşadığı farklı durumlara yansıyabilir. Hatta o toksik ilişkiyi bitirdikten sonra bile direnebilir.

Duygusal istismar genellikle anksiyeteye sebep olur çünkü anksiyete yaratabilecek pek çok şeyi içinde barındırır:

  • Kronik strese neden olur. Kronik stres anksiyetenin en yaygın nedenlerinden biridir.
  • Duygusal istismar aşırı düşünmeye yol açar.
  • Kişinin kendine olan saygısının ve güveninin düşmesine neden olur.
  • İnsanların başkalarının onları yeniden incitebileceği düşüncesine kapılıp kendilerini sinirli ve endişeli hissetmelerine yol açar.
  • Ayrıca kendilerini destekleyeceğini düşündükleri biri tarafından yapılan duygusal istismara maruz kaldıkları için sosyal anlamda destek eksikliği hissetmelerine neden olur.

Bu farklı sorunların kombinasyonu, kısa ve uzun vadede duygusal istismara maruz kalan kişilerde, bu durumun anksiyete belirtilerini tetikleyebileceğini gösteriyor. Şiddetli vakalarda anksiyetenin ve depresyonun bir arada ortaya çıkmasına ve hatta panik atakların görülmesine yol açabilir.