Anne Olmak: Bu Yükün Altından Nasıl Kalkılır

Nisan 28, 2019

Anne olmak bizi büyüten ve hayattan keyif almamızı sağlayan benzersiz bir deneyimdir. Aynı zamanda yolcu koltuklarında duyguların oturduğu bir hız treni gibidir: oldukça önemli bir mutluluk aşaması, yorgunluk, değişimler ve kontrol etmeyi öğrenmemiz gereken beklentiler. Anneliğin altından kalkmak oldukça yorucu bir şey de olabilir, oldukça tatmin edici bir şey de; ya da bu iki durumu birden yaşarsınız.

Bebeğimizi beklerken bazı değişimlerin olduğunu hisseder ve bu değişimler için hazırlıklı olduğumuza inanırız. Fakat işin aslı, zamanı geldiğinde çoğu şey bunaltıcı gelir. Bebeğin doğması mutluluk ve heyecan dolu bir durumdur fakat bu olumlu duyguların yanı sıra ebeveyn olmak rutin hayatınızın ve önceliklerinizin de değiştiği bir dönemi beraberinde getirir. Dünyanızı tersine çevirir.

Bu büyük değişikliğin düzenimizde değişikliklere sebep olması, bunun için hazırlıklı olmadığımız anlamına gelmek zorunda değil. Bu yalnızca öneminden dolayı bir sınavdan geçmemizi gerektiren bir süreç. Bu önemdeki diğer tüm süreçler gibi, ihtiyacımız olan tek şey değişikliklere ayak uydurmak için biraz zaman.

Hayatınızda böyle önemli bir rolü üstlenmek ve her şeyin dengeli gitmesini beklemek imkansız görünebilir, özellikle de ilk birkaç ay boyunca. Fakat bu esasında imkansız değil. Hatta, anneliğin tadını tam olarak çıkarmak için hayattaki tüm rollerimizde dengeyi yaratmalıyız.
ultrason fotoğrafı tutan hamile kadın

Anne Olmak İle Nasıl Başa Çıkılır?

Anne olmanın tek bir yolu yok. Hatta, dünya üzerindeki anne sayısı kaçsa, anne olmanın o kadar yolu vardır. Fakat özellikle korkunç gelebilecek anksiyete ve hengame anlarının sıklık ve yoğunluğunu ayarlayabilmek istiyorsak, göz önünde bulundurmamız gereken bir takım şeyler var.

Başka İnsanların Kriterlerine Uymaya Çalışmayın

Anne olmak baskı ve ön yargı dolu bir süreçtir. Bu durum, neyin doğru neyin yanlış, kimin iyi anne kimin kötü anne olduğuna dair ön yargı ve eleştirilerden doğar. Bu anlamsızlığa düşmeyin. Bir şeyin doğru ya da yanlış olduğunu belirleyebilecek tek kişi çocuk doktorudur.

Anneliğin nasıl olması gerektiğine odaklanmayın, bunun sizin için bireysel olarak ne ifade ettiğine odaklanın. Buna kendiniz anlam verin çünkü eğer diğer insanların kriterlerine kulak verirseniz iyi hissetmeniz pek de kolay olmayabilir. Anneliğin temelinde sevgi yatar ve gerçek sevgi her daim doğal bir şeydir. Bu sebepten ötürü kendi kriterleriniz olsun ve kendi içgüdünüze kulak verin. Anne olmanın ne demek olduğunu kendiniz belirleyin, bu şekilde çocuğunuza en iyi annelik yapacak kişi siz olacaksınız.

Ortak Sorumluluk

Anneler ve babalar farklıdırlar ama bebeğin bakımı için ikisi de yeterli beceriye sahiptirler ve ikisinin de varlığı gereklidir. Eğer iki ebeveynin de çocuğu için en iyisini istediğini düşünüyorsak, anneler neden babalara da görev vermezler ve/veya onlara tamamen güvenmezler?

Çoğu çift arasında kadınlar içgüdüsel olarak ebeveynlik sorumluluğunu üstlenir. Anne, genellikle babanın çocukla ilgilenmesine ve onu yetiştirmesine izin vermez. Bu adil değildir. Böyle olursa anne, sonrasında bu durumdan şikayet etmeye başlar.
uyuyan bebeğini öpen baba

Anne ve baba rolünün bir kişi tarafından üstlenilmesi bir hatadır. Bu rolü üstlenmek, uygunluk durumu ve bir şeylerden feragat edebilmekle ilişkilidir. Bebeğin sorumluluğu tek kişinin üzerinde olmamalıdır (Eğer iki ebeveynin olduğu bir aileden bahsediyorsak). Sorumluluğun eşit olarak paylaşılması zorunludur.

Anne Olmak Girişken Olmayı Gerektirir

Bebeğimiz olur olmaz herkes annelik konusunda uzman kesilir. Size bir şeyleri nasıl yapacağınızı söyler ve bu konuda ısrar ederler. Bebekle ister iki dakikadır, ister beş saattir vakit geçiriyor olsunlar, herkes en iyisini bildiğini düşünür. Hatta kendilerinde sizi düzeltme ya da eleştirme özgürlüğünü bulurlar.

Bu durum siz açık bir şekilde sınır koymadıkça değişmez, bu yüzden sınır koymak konusunda ne kadar erken davranırsanız o kadar iyi. Anne ve baba bebeğin zihinsel ve fiziksel sağlığından sorumlu yegane kişilerdir. Rahatsız hissettiğiniz durumları açıkça ve saygılı bir şekilde ifade etmenin yollarını bulun. Anneliğinizi saygıyla koruyun ve insanların tavsiyelerle ya da fikirleriyle saygısızlık etmesine izin vermeyin.

Suçluluk Hissinizle Yüzleşin

Anneliğin ilk zamanların suçluluk hissedebilirsiniz. Emzirememekten, bebeği kreşe bırakmaktan, geç dönmekten, bebeğin hastalanmasından, daha fazla keyifli zaman geçirememekten, mutsuz hissetmekten duyulan suçluluk; sonsuz bir suçluluk döngüsü.

Suçluluk duygusu her anneyi bir çıkmaza sokar. Bu yapıcı bir durum değildir ve asla olumlu şeylere sebep olmaz. Bu suçluluk duygunuzun yerini sorumluluk hissi ve çözümler almalıdır. Eğer hata yaptığınızı düşünüyorsanız, gelişip bir sonraki sefere daha iyi olmayı deneyin. Eğer olan bitene engel olmanın bir yolu yoksa, o halde sorumluluk sizin değil ve suçluluk duymanın bir manası yok. Eğer mutsuz, sinirli olduğunuzu ya da annelikten hoşlanmadığınızı hissediyorsanız, durun ve düşünün. Gerekirse profesyonel yardım alın ve çabalamaya devam edin.
bebeğinden dolayı bunalmış anne

Kendiniz İçin Zaman Ayırın

İyi bir anne olmak günün her saatinde bebeğinizle olmanız gerektiği anlamına gelir. Çoğu zaman gerekli olduğunu düşünmediğimiz ya da bebeğin bakımını başkasına bırakmanın bizi kötü bir anne yapacağını düşündüğümüz için kendi başımıza vakit geçirmeyiz.

Annelik görevinin altından kalkabilmek aynı azmanda bireyselliğinizden vazgeçmemenize bağlıdır. Kariyerimizden, arkadaşlarımızdan, eşimizden ya da boş zamanlarımızda yaptıklarımızdan vazgeçmemize gerek yok. Gerçekten ihtiyacımız olan şey, yeni yeni yüzleştiğimiz durumlara göre hayatımızı nasıl düzenleyeceğimizi ve nasıl uyum sağlayacağımızı öğrenmek.

Anne olduğumuzda, insan olmayı bırakmıyoruz; bu yüzden bireyselliğimizden de vazgeçemeyiz. Kendimizle ilgilenmeye devam etmeliyiz. Hayatımızın diğer alanlarındaki şeyleri göz ardı etmemeliyiz. Ayrıca anne olarak iyi hissedebilmek için önce insan olarak iyi hissetmeliyiz. Mutlu ebeveynler mutlu çocuklar yetiştirirler. Kendinizi salmayın, ebeveyn olmak değerli ve önemli bir şey olsa da, hayatta annelik rolünüzden fazlası da var.

Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayın

Anneliğin büyüleyici ve eşsiz bir deneyim olduğu söylenir. Söylenmeyen şey ise bunun her şeyin değiştiği zorlu bir süreç olduğudur. Çoğu zaman beklediğimiz bu olmadığı ve devam edemeyeceğimizi düşündüğümüz için bunalırız. Özellikle de etrafımızdaki diğer anneler iyi ve mutluysa, duygusal olarak düşüş yaşadığımızı hissederiz.

Annelik konusunda sizin ve yaşadıklarınızın benzeri olamaz, yani bu karşılaştırma yapılabilecek bir alan değil. Anneliğin en sağlıklı şekilde üstesinden gelmek için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Diğer annelerin yaptıkları onları sizden daha iyi ya da daha kötü bir anne yapmaz. Annelik bir yarış değildir.

Harika Bir Anne Olmak İçin Önünüzde Sonsuz Sayıda Yol Var

Anneliğin üstesinden gelmenin dünya üzerindeki annelerin sayısı kadar yolu vardır. Anne olmak için kendi yolunuzu bulmalı, kendi kurallarınızı yazmalısınız. Kendinize gereksiz baskılardan sıyrılma ve kendi yolculuğunuzun tadını çıkarma lüksünü tanıyın.

Tüm güvensizliklerin, şüphelerin ve kötü günlerin de hayatın kendisinde olduğu gibi anneliğin bir parçası olduğunu unutmayın. Böylesi yoğunlukta bir deneyim yaşarken tüm duyguların olumlu olmak zorunda olmadığını da hissetmeli ve kabul etmeliyiz. Hatta bu duygular olumlu olsaydı, bu doğal bir şey olmazdı.
anne olmak

Anne olmak her gün parlatmamız gereken değerli bir taş gibidir. Anne olmaktan evvel insanız. Hayatımızın merkezinde olduğumuzu, çocuğumuzun kendi hayatını üzerine kurduğu bir temel olduğumuzu da unutmamalıyız. Annelik görevimizin üstesinden sağlıklı bir şekilde gelebilmek için yapmamız gereken şey kendimize karşı cömert olmak.