Anneleri Ayıplama: Gerçek Bir Anne Kötü Bir Anne Midir?

· Kasım 28, 2018

Stres, vakit bulamamak, sorumluluklar, suçlamalar, başka insanların düşünceleri… Bunlar birçok kadının kendini kötü bir anne sanmasına yol açan nedenlerden sadece bazıları. Bugünlerde insanlar bu olguya “Anne Ayıplama” diyor.

Yazar Jill Churchill, “mükemmel bir anne olmak diye bir şey yok, ancak iyi bir anne olmanın bin bir türlü yolu var” diyor. Yine de bazı kadınlar, gerek dışsal gerekse içsel baskı sebebiyle hala mükemmele ulaşmak istiyor. Bu, yaygın olduğu gibi bir o kadar da yanlış bir düşünce.

Anne ayıplamanın son derece gerçek olduğunu gösteren bir araştırma

Ne yazık ki, mükemmel anne olma hayali en sonunda çocuklara da yansıyan bir olgu. Bu eleştirel tutum, çocuğun gelişiminden çok anksiyete oluşturmasına katkı sağlayan negatif bir ortam yaratıyor.

endişeli kadın

Bu da yetmezmiş gibi bir de gelişmiş teknoloji, internet ve sosyal medya çağında yapıcı olmayan eleştirilerden kaçmak pek mümkün olmuyor. Maalesef bu da anneleri etkiliyor. Buna istinaden Michigan Üniversitesinde önemli bir araştırma yürütüldü. Bu araştırma, toplumsal yargıların sosyal medyada daha kolay dile getirilmesi üzerineydi.

Bu araştırmanın ortaya çıkardığı gerçekler oldukça iç karartıcı. Edinilen sonuçlara göre, her üç anneden ikisi bu çeşit eleştirilerden oldukça etkileniyor. Başka insanların kendileri hakkındaki yargılarını okumanın ya da duymanın suçlu hissetmelerine sebep olduğunu söylüyorlar.

Yargıların altındaki gerçek

Bu araştırma yapıcı olmayan ve heves kırıcı gerçekleri gözler önüne seriyor. Örneğin, anket yapılan annelerin yarısından fazlası, aile yakınlarından eleştiriler ya da yardımcı olmayan tavsiyeler aldıklarını söylüyor. 

En kötü tarafı da her an her yargının annelerin üstüne bir yük bindirmesi. Bu yüzden bir anne olarak kendilerine olan güvenlerini kaybediyorlar. Yani bu eleştirilerin hepsi (bunlar genellikle öylesine ve yersiz bir şekilde söylenir), birçok kadının kendine olan güvenini kaybetmesine ve utanç duymasına sebep oluyor.

kızını eleştiren anne

Bunun sonucunda da kadınlar bir ebeveyn olmanın “doğru yolunu” bulmakta güçlük çekiyor. İnsanların çocuğuna disiplin verme konusunda yönelttikleri eleştirilere maruz kalıyorlar. Bir kısmı da çocuğun beslenmesine ve hatta emzirilmesine bile yorumda bulunuyor.

Özetle, insanların becerileri devamlı olarak sınanıyor. Bu nadiren yaşanan bir durum olsaydı bir sorun haline gelmezdi. Ancak bunu her gün yaşıyor olmak bir annenin kendine olan güvenini yavaş yavaş tüketiyor. Bu durum kadınların anne rolüne, çocuklarıyla ve partneriyle olan ilişkilerine ve çevresine de yansıyor.

“Bir annenin kucağı şefkatten oluşur ve çocuklar burada deliksiz bir uyku çeker.”

– Victor Hugo

Anne ayıplamanın gerçeklerle bir ilgisi yoktur çünkü kötü bir anne değilsiniz

Bütün bunlara rağmen anne ayıplama tamamen gerçeklikten uzaktır. Demek istediğimiz, yaşadığınız suçluluk hissinin doğru olmadığı. Bu sadece yanlış uygulamaların bir sonucudur.

Çoğu annenin problemi neredeyse yaptıkları her şeyde eleştirilmeleri. Normal doğum yapmak yerine sezaryen olmak, daha uzun süre emzirmemek, doğum sonrası depresyon yaşamak, duygularını yönetme biçimleri, çocuklarıyla evde kalmak yerine çalışmak, telefonla çok fazla (ya da az) ilgilenmek, çok fazla televizyon izlemek gibi daha birçok sebepten dolayı eleştiriliyorlar.

Clint Eastwood’un da dediği gibi, “Fikirler göt deliği gibidir. Herkeste bir tane var.” Yine de annelerin bu çeşit bir baskıdan kaçması pek kolay değil. Hatta bu baskı en yakınlarından gelir, ki bu kötü durumdan çıkmak daha da güçleşir.

“Hayatta asla annenden daha iyi ya da daha cömert bir kucak bulamazsın.”

– Honore de Balzac

Son olarak Jill Churchill’in bir sözüyle kapanışı yapalım. Asıl önemli olan mükemmel bir anne olmak değil, gerçek bir anne olmaktır. İyi kapli, sevgi dolu ve merhametli bir anne olmak. Yani, çocuğunuzu sever ve elinizden geldiği kadar verici olursanız, başka insanların düşündüklerini neden dinleyesiniz? “İyi bir anne olmayı” anlatan bir el kılavuz yoktur ama sevgi hep elinizdedir.