Yeniden Hayal Kurmak

Mart 3, 2017 İçinde Duygular 0 Paylaşıldı

Heyecan “hayatın kıvılcımı” kavramanı karşılar ve o olmadan hayat rengini kaybeder, her şey monoton ve donuk bir hale gelir ve her şey anlamsız bir hal almaya başlar. Umudumuzu geri kazanmak veya tekrar hayal kurmayı öğrenmek, heyecanımızı aramak ve ilgisizlikten kurtulmak anlamına gelir.

Heyecan, hayatımızın her anını özel ve eşsiz kılar. Ayrıca, umut, hayatımızdaki hedefleri ve amaçları gözümüzün önüne getirdiği ve bir şekilde plan yapmamazı sağladığı için, heyecanımızı kaybetmeden yaşayabilmek, arzu ettiğimiz ana bizi bir adım daha yaklaştırır.

“Hayallerinizi inkar etmeyin. Dünyada umut olmadan ne olurdu ki?”

– Ramon de Campoamor

Umut nerededir?

Umut, hayatımız boyunca bizi hayallerimize yaklaştıran o mucizevi anlarda yatar. İstediğimiz bir şeyi elde etmek için, tüm enerjimizi ona yoğunlaştırmak ile ilgilidir. Heyecan, tutkularımızı tatmin etmeden önce bizi sevindiren içsel bir duygudur. Eğer her gün yapmaya karar verirsek, bu “yaşamın kıvılcımını” daha büyük bir hale getirebiliriz.

Heyecan, içimizde ve istediğimiz bir şeyi yapma biçimimizde saklıdır. Hiçbir yaşama azmi olmadan tüm günümüzü, monoton, isteksizce, rutine bağlamış, otomatik bir şekilde de yaşamayı tercih edebiliriz.

Ancak aynı zamanda, her bir anımızı sanki çok özelmiş gibi yaşamayı da tercih edebilir; tüm heyecanımızı, sevincimizi ve inancımızı bir araya getirerek, istediğimiz şeyleri elde etmeye bir adım daha yaklaşabiliriz.

Umudun hedeflerimizde, arzularımızda ve gerçekçi ve ulaşılabilir fikirlerimizde olduğunu söyleyebiliriz. Hem hedeflerimize ulaşmak umuduyla, hem de bu uğurda verilen çabadan memnun olarak, her anımızı yoğun bir şekilde yaşamaktır umut.

Çocukların umudu

Bir çocuk olduğunuz zamanları hatırlıyor musunuz? Çocukluk, umut dolu bir zamandır ve bu bir tesadüf de değildir. Çocukluğumuzda, her şeyin mümkün olduğuna inandığımızda, bir fikrimiz olduğunda, eve bir arkadaşımız misafirliğe geldiğinde, Noel Baba’ya bir mektup yazdığımızda çok heyecanlanırdık.

Umut, küçük çocukların masum dünyalarının her anını yoğun bir şekilde yaşamalarını sağlar. Bir yetişkin olduğumuz zaman, öyle çocukluktaki gibi her şeyin mümkün olmadığını ve bazı şeylerin bizim istediğimiz gibi olmadığını keşfediyoruz ve bu da umudumuzu yitirmemize neden oluyor. Bu durum hayal kırıklığından, problemlerden, öfkeden ve ıstıraplardan kaynaklanıyor.

“En büyük umudum, umutlu bir şekilde yaşamaya devam etmektir.”

– Joseph Narosky

Kayıp umut

Yetişkin bir birey olduğumuz zaman, gerçek hayatın farkına varır ve çocukken hayal ettiğimiz kadar adil olmadığını anlarız. Böyle olunca, fikirlerimize ve arzularımıza ulaşabileceğimizden emin olamadığımız için, çocukluğun umudunu kaybetme riski ile karşılaşır ve bununla birlikte her anın tadını çıkarma yetisini kaybederiz.

Bu nedenle, hayal kırıklığını acı tatlı şekilde yaşamak zorunda kalacağız. Umudumuz isteksizlik ve hayal kırıklığı arasında kaybolup gidecek.

Heyecanlı bir hayat

Bununla birlikte, hayatın bize sunabileceği çok şey vardır ve bizi her daim şaşırtabilir. Tek yapmamız gereken buna inanmak ve hayatımızın her anındaki küçük detayların bizi heyecanlandırmasına izin vermek. Eğer arzularımızı, fikirlerimizi ve hayallerimizi hayatın küçük detayları içerisinde yeniden bulabilirsek, yeniden hayal etmenin imkansız olmadığını anlayacağız.

Ve hayat, inandığımız ve tüm enerjimizi buna yoğunlaştırdığımız için, bize arzularımızı, fikirlerimizi ve hayallerimizi tamamlanmış bir şekilde sunacaktır.

Umut dolu bir hayat, aynı zamanda iyi anılar ile de dolu olandır. Bizi mutsuz eden anlar olsa da; küçük anlar bizi tatmin ve mutlulukla doldurdukları için yaşamaya değerdir.

Yaşam, coşku ile yaşandığı zaman, bizi istediğimiz hedeflere bir adım daha yaklaştıran küçük anların bir toplamı haline gelir. Hatta kötü zamanlar bile, değerli bir hayat sürmek için gereklidir.

“Kalbin arzuları olsa da, heyecanı zinde tutan hayal gücüdür.”

– Francoise René Chateaubriand

Heyecanını geri kazanmak

Heyecanınızı geri kazanmak için, sizlere bir dizi tavsiyemiz var:

  • Hayatınıza bir anlam katacak, bir projeniz, fikriniz ya da amacınız olsun.
  • Her sabah uyandığınızda, hayatın yaşamaya değer olduğunu hatırlayın. Çünkü her bir gün, hayatınızın projesine bir adım daha yaklaşıyorsunuz.
  • Her anınızı, aynı çocukluğunuzdaki coşkuyla yaşayın, bunu çevrenizdeki kişilere hissettirin, bugün tecrübe ettiğiniz iyi bir şeyi paylaşın, öğrenerek ve hedefinize bir adım daha yaklaşarak eğlenmeye çalışın.
  • Yaşamın her anı için, iyi ya da kötü fark etmez, minnettar olun, çünkü her tecrübe bize bir şey öğretir ve bakış açımızı geliştirir. Bu, aynı zamanda yaşamayı istediğiniz hayatın bir parçasıdır çünkü gitmek istediğiniz yere varmayı da öğrenmek zorundasınız.
  • Şaşırın, heyecanlanın, başınıza gelen her şeyde coşku duyun. Yaşam, hala siz küçük bir çocukkenki büyülü halini korumakta. Tek yapmanız gereken, bunu yine o şekilde hissetmek ve bir yetişkinin olgunluğuyla çocukluğun heyecanını ortaya çıkarmaktır.
Bunlar da ilginizi çekebilir