Stres ve Hipertroidizm: Sessiz İlişkileri ve Ciddi Etkileri

· Ocak 7, 2019

Stres ve hipertroidizm arasında çok belirgin ilişki vardır. Kronik stresin sağlığımız üzerindeki etkilerini çok sık anlayamayız. Hiperaktivite ve dikkat artımı (diğer bir değişle, stres) ile bağlantısı olan kortizol adı verilen hormon sadece tiroit fonksiyonlarını hızlandırmaz, aynı zamanda böbrek üstü bezlerini de etkiler.

Tiroit bezleri düzensizliği oldukça yaygındır ve birkaç faktöre bağlı olarak ortaya çıkar. Bu yüzden, graves hastalığı, hamilelik, hipofiz bezindeki tahrifat ya da iyot dengesizliği bizim hipotroidizme (tiroit yetmezliği) veya hipertroidizme (tiroit bezinin aşırı faaliyet göstermesi)  yakalanmamıza sebep olabilir.

Diğer yandan, yaşadığımız duyguların vücudumuzda ne değişiklikler yaptığını fark edemeyiz. Duygular gerçekten metabolizmamızı etkiler. Bu yüzden, Tiroit Araştırmaları gibi dergilerde yayınlanan çalışmalar kortizol seviyeleri ve tiroit uyarıcı hormon (TSH) arasında ilişki olduğunu göstermiştir.

Başka bir deyişle, stres, hipertroidizm için bir risk faktörü oluşturur. Baskı ve sıkıntı altında olmak ve aylar, yıllar süren endişe durumları tiroit bezi fonksiyonlarını etkileyerek hızlı çalışmasına yol açabilir.

Hipertroidizm vücutta tiroit bezinin çalışmasının hızlanmasıyla gelişen bir hastalıktır. Graves hastalığı buna yaygın bir sebep olarak bilinir, ama kronik stres de bu durumu tetikler.

stres ve hipertroidizm

Stres ve hipertroidizm arasındaki bağlantı

Tiroit bezinin çalışmasındaki değişikliklerle bağlantılı olarak her gün yeni bulgular elde edilmektedir. Tiroit bezinin birçok fonksiyonları yerine getirdiğini göz ardı edemeyiz. Tiroit bezleri dokularımızın sağlığını devam ettirmek ve protein sentezi gibi sınırsız metabolik görevleri yerine getirmek için gereklidir.

Bu nedenle hipertroidizm hastaları genellikle çok çeşitli semptomlara maruz kalırlar ve çeşitli anormallikler yaşarlar. Bu rahatsızlıklar ve birbiriyle bağlantılı durumlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Beklenmeyen sinirlilik ve huzursuzluk halleri.
  • Kişiyi gergin, sinirli yapan değişen ruh halleri.
  • Halsizlik hissi.
  • İştahın artması.
  • İştahın artmasına rağmen kilo kaybı yaşanması.
  • Hafıza ve konsantrasyon sorunu yaşamak.
  • Guatr (tiroidin büyümesi): yutma, içecek içme ve konuşmada zorluk çekilmesine yol açan hipertroidizm ile ilişkili semptom.
  • Saçlarda incelme ve saç dökülmesi.
  • Deride incelme.
  • Zayıf ısı toleransı.
  • Adet düzensizlikleri.
  • Taşikardi (çarpıntı).
  • Uykusuzluk.
stres ve hipertroidizm

Bunlara ilaveten, tiroit bağlantılı hastalıklar erkekleri kadınlardan daha çok etkilemektedir. Bununla birlikte, bir kez teşhis konulduğu zaman buna neyin sebep olduğunu düşünmeden edemeyiz.

Tedaviyi uygun yapmak gerçekten önemlidir, çünkü tedavi edici bir strateji geliştirmek hastanın hayat kalitesini yükseltir. Her ne kadar, stres ve hipertroidizm arasında direk bir ilişki olsa da, vücudun bu hastalığı nasıl ürettiğini bilmeliyiz.

Stres ve hipertroidizm: Tiroit antikorlarındaki değişiklik

2012’de stres ve hipertroidizm arasındaki ilişkiyi bulmak için Hollanda üniversiteleri geniş kapsamlı bir çalışma başlattılar. Bu çalışmada elde edilen belirli sonuçlar Psychoneuroendocrinology dergisinde yayınlandı. Bu çalışma gösterdi ki; stresli durumlarda kortizol, tiroit bezinin üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir.

  • Tiroit antikorları değişikliğe uğrar ve vücut kendi kendisine saldırır, bu da aşırı yorgunluk, uyku düzensizlikleri, sindirim bozuklukları, saç dökülmesi, deri incelmesi vb. rahatsızlıkları doğurur. Konsantrasyon zorluğu ve ruh halinde sıkıntı gibi bilişsel düzeyde de değişiklikler yaygın olarak yaşanır.
  • Panik düzensizlikleri yaşayan kişiler genellikle tiroit sorunları yaşayan kişilerdir. Bu eş zamanlı hastalık klasik hipertroidizm ile sonuçlanan bir döngüyü oluşturur ve ciddi klinik yankılar meydana getirir.
stres ve hipertroidizm

Strese bağlı hipertroidizmi önlemek

Hipertroidizmin (stresle olsun veya olmasın) şüphesiz belirli bir tedavisi vardır: propylthiouracil, metimazol gibi antitiroidyen ilaçlar. Bununla birlikte, her hastanın durumu farklıdır. En uygun ve etkili tedaviyi bulmak için her hasta profesyonel bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.

Fakat tedavinin yanı sıra bu hastalığı oluşturan koşulları nasıl engelleyeceğimizi bilmemiz gerekir. Hastalığın tetikleyicisi her zaman stres olmayabilir, çünkü otoimmün rahatsızlıklar mevcuttur. Ama belirli bazı psikolojik koşullar metabolik değişiklikleri tetiklediği için, bu durumlarla baş etmeyi bilmemiz gerekir. Bazı ipuçları şunlardır:

  • Zaman içinde sınırlı yaşanan stresin tiroit üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Asıl problem bizim yüzleşmediğimiz ve ele alıp, kontrol altında tutmadığımız kronik strestir. Bu yüzden her endişe, her kompleks duygu ve zihnimizde yaşadığımız her sıkıntıya önem verip ilgilenmeliyiz. Sizi bugün rahatsız eden gölgeleri yok etmek için yarını beklemeyin.
  • Kendinize kaliteli zaman ayırın. Gün boyunca kendinize en az iki saat ayırmalısınız. Farkındalık temelli stres azaltma gibi fiziksel egzersizler veya teknikler stresle baş etmede oldukça etkilidir.
  • Diyetinize dikkat edin ve hayat kalitenizi yükseltin. Kaliteli dinlenmeye ve pozitif sosyal ilişkiler geliştirmeye odaklanın.

Sonuç olarak, stres ve hipertroidizm birbirleriyle ilişkili olduğundan, duygularımıza önem vermek sağlığımıza yatırım yapmaktır. Eğer her gün yataktan kalkıp, duş alıyorsak, kendi iç kompleks evrenimize de yeterince önem vermeliyiz.