Psikologlar için 8 Özbakım Stratejisi

12 Kasım, 2020
Başkalarına yardım etmek istiyorsanız, önce kendinize bakmalısınız. Bu yazımızda, psikologlar için bazı öz bakım ipuçlarını paylaşıyoruz.

Psikologlar da, her ne kadar bizim dertlerimiz ile ilgileniyorlarsa da, esas olarak onlar da insan, ve psikolojik ihtiyaçları olabilir. İyi ya da kötü, mesleğimize ait günlük uygulamalar kapsamında da bir yandan insan olmayı bir kenara bırakmıyoruz. Bu anlamda, aslında, hepimiz için kendi sağlığımıza özen göstermek işimizin bir parçası, özellikle de potansiyel bir tükenmişlik durumunun risklerini iyi anladığımızda. Bununla birlikte, peki kendimize nasıl bakmalıyız? Karşılaştığımız tüm durumlar arasında, sağlık ve esenliğimiz için en tehlikeli olanlar hangileri? Bugünkü yazımızda, psikologlar için bazı öz bakım veya halk arasındaki yaygın deyimiyle, “kendine iyi bakma” stratejilerini paylaşacağız ve az önce sıraladığımız soruların bazılarını yanıtlamaya çalışacağız.

Psikologlar birçok farklı alanda çalışsalar da, insanlarla etkileşim, her zaman için işlerinin bir parçası. Bu noktada psikologlara seslenecek olursak, uzmanlık alanınız ne olursa olsun, boş bir bardaktan bir şey dökemeyeceğinizi hatırlamak önemli. Başkalarına yardım etmek istiyorsanız, kendinize iyi baktığınızdan emin olmalısınız.

“Tüm teorileri bilin, tüm tekniklerde ustalaşın, ancak bir insan ruhuna dokunduğunuzda, bunu sadece başka bir insanın ruhu olarak yapın.”

– Carl Jung

Psikologlar için öz bakım yapmak, hastaları kadar önemli

Psikologlar için kendilerine özenme stratejileri

Oxford Sözlüğü, bakım (care) kelimesini “birisinin veya bir şeyin sağlığı, refahı, bakımı ve korunması için gerekli olan şeylerin sağlanması” olarak tanımlıyor. Böylece, öz bakım, kendi sağlığınız ve refahınız için gerekli olan her şeyi sağlamaktır diyebiliriz.

Psikologlar için öz bakım, kendi esenliğimizi sağlayan belirli uygulamaları içeriyor. Bu, bir taraftan da, sağlığımıza bütünsel bir şekilde bakma meselesi. İşte psikologlarımıza sunmak istediğimiz önerilerimizden bazıları:

1. Kendini tanıma

Kendini tanıma, hepimizin bir dereceye kadar uyguladığı bir şey. Bu durum, meta deneyimlerden olduğu kadar hayatın içerisindeki normal deneyimlerden de ileri geliyor. Psikologlar için bu uygulamalar, özellikle önemli. Psikologluk için, odağımızı kaybetmemek veya kendimiz hakkında bildiklerimizi danışmanlık yaptığımız hastaya yansıtmanın cazibesine kapılmamak çok önemli.

Profesyonel düzeyde, kendini bilmek, hangi danışanlara yardımcı olabileceğimizi ve hangi danışanı başka birine yönlendirmemiz gerektiğini bilmemize de yardımcı olacaktır. Bu, özellikle klinik ortamda son derece değerli bir beceri.

2. Psikologlar için öz denetim

Psikologlar için bir başka öz bakım stratejisi de öz denetim. Webster’in Sözlüğüne göre, özdenetim “kişinin kendi dürtüleri, duyguları veya arzuları üzerinde uygulanan kontroldür”.

Özdenetim, bir psikoloğun zihinsel anlamdaki esenliğinin kilit noktası, çünkü bu özellik sınırlarımızı belirlememize ve bunlara riayet etmemize yardımcı oluyor. Bu sınırları analitik düşünme süreçlerinin sonunda yaratıyoruz, böylece, zamanlı zamansız ortaya çıkan dürtülerden de etkilenmiyorlar. Kontrolü elinde tutmak ve bu konuda iddialı ve baskın olmak, başkalarıyla kişisel bağlantılar kurmayı da kolaylaştırıyor.

3. İrade

İrade, sorunların üstesinden gelme yeteneği. Bir de başkasına yardım etmeye çalışıyorsanız, bu özelliğe sahip olmak oldukça faydalı, çünkü kendi deneyimlerinizi, zorluklara nasıl tepki verdiğinizi ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiğinizi danışanınızla paylaşabilirsiniz.

İradeli ve dayanıklı bir psikologsanız, başkalarının size kendi sorununuzu hatırlatan sorunlarıyla da başa çıkma gücüne sahip olacaksınız. Doğal savunma mekanizmalarımız genellikle bu tetikleyici durumlardan kaçınmaya çalışır, ancak bu konuda sahip olacağınız dayanıklılık ve irade, bunlarla da başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Klinik psikologlar genellikle hastaların mücadeleleri ve problemlerinden etkilenirler. Bunun olması, aslında hiç de utanılacak bir şey değil. Kendi sıkıntılarınızın üstesinden gelebildiyseniz, bu durumdan olumlu bir şekilde etkilenirsiniz. Hatta, bu durum, bir çeşit dönüşüm yaşamanıza da yardımcı olabilir.

4. Terapiye gitmek

Bu alışkanlık, hem klinik psikologlar hem de başka alanlarda çalışanlar için en mükemmel alışkanlık. Gideceğiniz bu terapinin kendinizi daha iyi anlamanıza, problemleriniz üzerinde çalışmanıza ve işinize değer katmanıza yardımcı olabileceğini unutmayın. Terapiye gitmek, son derece büyük bir getirisi olan bir yatırım gibi görülmeli.

Terapiye gitmek, aynı zamanda, duygusal, sosyal ve fiziksel sağlığınız için gerekli olan dayanıklılığı kazanmayı ve duyguların yönetimini de destekler nitelikte.

Hastalarla sürekli bir biçimde yaşadığınız etkileşimler, hızlı bir şekilde tükenmişliğe yol açabilir. Psikoterapi, duygusal ve entelektüel yorgunluktan kaçınmak için harika bir araç. İyi bir psiko-terapötik denetim, hepimizin sahip olduğu zayıflıkları ve karakterimizde oluşabilecek boşlukları kontrol altında tutmaya da yardımcı olabilir. İş yerinde zorlanıyorsanız, kendiniz için de yardım istemekten çekinmeyin. Bunu yapmak, ruh sağlığı uzmanları için en önemli öz bakım stratejilerinden biri.

5. Sosyal destek ağınıza başvurun

Psikolojik refah için doyurucu bir sosyal yaşam şart. Bu nedenle, güzel bir sosyal yaşam, psikologlar için vurgulamak istediğimiz önemli bir öz bakım şekli. Başkalarıyla bağ kurmak, profesyonel düzeyde empati geliştirmeye yardımcı oluyor. Kişisel düzeyde ise, destek ağınızı genişletiyor ve güçlendiriyor.

Sosyal çevrenizden en iyi şekilde yararlanmak için hayatınızı zenginleştiren insanlarla ilişkiler geliştirmeniz gerekiyor. Hem profesyonel hem de kişisel bağlantılarınızda sınırlar koymayı da unutmayın. Çünkü ne de olsa, toksik ilişkiler, zihinsel sağlığınıza hiçbir şekilde olumlu bir katkı sağlamayacaktır.

Aslında, (ücretsiz bir şekilde) yardımınızı kullanmaya çalışan ve yakın çevrenizde bulunan insanlarla aranıza sınırlar koymak konusunda küçük alıştırmalar da yapabilirsiniz. Onlara, danışmanlık dinamiğinin nasıl işinizin bir parçası olduğu ve klinik ortamda işlerin nasıl yürütüldüğünü anlatabilirsiniz.

6. Seninle ilgileniyorum ve kendime de bakıyorum

Bir psikolog olarak çalışmak, başkalarının iyiliğini önemsemeyi gerektirir. Bu taahhütte bulunuyor olmak, sizi, bazen sorumluluğunuzun gerektirdiği davranışların da sınırları dışında bir şekilde insanların hayatına dahil olmaya götürür.

Ayrıca psikologlar, başkalarına yardım etme arzusu taşıyarak, kendi ruh sağlıklarını ihmal ederler. Bu tür davranışlar, sonuçta, hastalarına sunabilecekleri bakım için de zararlı olacaktır.

7. Psikologlar için farkındalık alıştırmaları

İsveç’teki Umeå Üniversitesinde çalışmalarını yürüten araştırmacı Therese Eriksson, farkındalığın, psikologlar için mesleklerini uygularken tükenmişliği azaltmaya yardımcı olabileceğini buldu. Bu çalışma, öz bakım uygulamalarının psikologları sağlıklı ve iyi tutmak için çok önemli olduğu fikrini desteklemekte.

İhtiyaçlarımızın farkında olmak, kırılma noktasına gelmekten kaçınmamızı mümkün kılıyor. Farkındalığı meditasyon, yargılayıcı olmayan gözlemleme, sonuç odaklı olmaktan arınma, kabullenme ve akışına bırakma, kendini dinleme ve şimdiki ana bağlanma gibi eylemler yoluyla geliştirebilirsiniz.

Meditasyon yapmak da günlük hayattan kaçış için harika bir yöntem

8. İşten kopmak

İş ile bağlantının kesilmesi, her şeyin bir zamanı ve yeri olduğunu kendi kendinize dikte etmeniz anlamına geliyor. Bunu yapabiliyor olmak, dikkatinizi hangi zamanlarda bilinçli iradenizden ayıracağınızı (dinlenmek istediğinizde) ve ne zaman ayırmayacağınızı (örneğin, bir hastayla beraber olduğunuzda) doğru anlamak anlamına geliyor.

Ayrıca, sağlığınızı doğrudan etkileyen şeyleri gözeten bir dizi öncelik de belirlemelisiniz. Başka bir deyişle, fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal benliğiniz için faktörleri belirlemelisiniz. Bunu yapmaya yardımcı olabilecek bazı etkinlikler şunlar:

  • Fiziksel egzersiz.
  • Sevdiklerinizle bir araya gelmek.
  • Eşinizle veya sevgilinizle yemek yemek.
  • Dikkatli bir şekilde beslenmek.
  • Kendinize yalnız kalmak için zaman ayırmak.
  • Oyunlar oynamak.
  • Sanatla ilgilenmek.
  • Müzik dinlemek.
  • Meditasyon.

Sonuç olarak, psikologlar için birçok farklı öz bakım stratejisi bulunuyor diyebiliriz. Aslında, en önemli şey öz bakımın öneminin farkında olmak ve bu stratejileri sık sık kullanmak. Bunu yapmak, tükenmişliği önlemenin ve hastalarınız için mümkün olan en iyi desteği sağlamanızın anahtar noktası.

Merlano, A. (2011). Prácticas para desarrollar la autoconsciencia. Revista científica de pensamiento y gestión, 17, 134-160.

Morales Micula, N.G. (2017). Herramientas y estrategias utilizadas para psicólogos clínicos cuatemaltecos que trabajan como psicoterapeutas. Tesis de grado.Universidad Rafael Landívar.