Mutlu İnsanların Kokusunu Seviyorum, Umut Kokuyorlar

22 Mayıs, 2017
 

Başkalarının bize sunduğu tebessümleri takınmaya karar verdiğimiz günler vardır. Onların yaydığı umut sayesinde iyi hissederiz ve bu neşe, hızla tüm duyularımıza yayılır. Özellikle de harika insanlardan gelen tebessümler.

Çünkü bazı insanlar sahip oldukları ahenk umut ve pozitifliği bizimle paylaşarak kendimizi iyi hissettirme becerisine sahiptir.

Bize her şeyi yapabileceğimizi ve frene basmamız gerekmediğini gösterirler. Sade gülümseyip hayata göz kırpmak yeterlidir.

Mutlu insanların tadı

İyi insanlar, yakınlık, kucaklaşma ve şefkat kokar. Daha açık davranırız çünkü kendimizi onlara yakın hissederiz, sanki evimizde gibi rahat oluruz.

Her gün vidalarımızı sarıp sıkılaştırma becerisi, bizi ortak bir iyilik hissine ve tebessümlerin büyüsüne, güzel söz ve iyi niyetlere bağımlı yapar.

Dolayısıyla, etrafımızda böyle insanların olmasını isteriz. Çünkü bize destek olurlar. Onların yanında geçirdiğimiz zaman, samimi olduğu kadar kısadır da. Zaman akıp geçerken, daima onların kollarına, samimi bakış ve tebessümlerine geri dönmek için nedenler derleriz.

“Gerçekten empati yaparak dinleyenler, sessizlikte söylenenleri bile duyabilir. İletişimde en önemli şey söylenmeyeni duymaktır.”

– Peter F. Druncker

 

Bulaşıcı duygular

Ruh halimizi muhteşem bir şekilde fark ederiz. Ayrıca duygusal durumumuz, biz  hiç farkına varmaksızın, az ya da çok yoğunlukla bilinçli ya da bilinçsiz olarak 0’dan 100’e dönüşebilir.

Bazı insanlar gülümseyerek ”günaydın” deyip ruh halimizi bir anda değiştirebilir. Gerçekten de başka biriyle etkileşime geçtiğimizde duygusal durumlarını öyle iyi bir şekilde algılarız ki kaslarımız bile arkadaşımızınkine benzer bir şekilde konumlanır.


Yani diğer kişi doğru zamanda gülümserse, biz de aynı şekilde cevap veririz. Yalnızca hareketlerini taklit etmekle kalmayız; onların ruh hali ve duygularını da yakalarız. Bu durum, duyarlılığımıza bağlı olarak belli ölçüde gerçekleşir.

Araştırmacı John Cacioppo, başkalarının mimiklerini anlamasak bile farkında olmadan çeşitli duygular yaşadığımızı ve böylece duygusal senkronizasyon ortaya çıkardığımızı savunmaktadır.

Çok güçlü bir şekilde iyi duygular ileten insanlar vardır. Dolayısıyla, onlarla kurduğumuz bağ öyle sağlıklıdır ki birleşimimiz güçlü bir bağlılık ve muhtemelen, sadakat ve şefkate dayalı başka davranışlarla sonuçlanacaktır.

 

Dolayısıyla, daha fazla duygusal dayanıklılık ve kararlılık gösteren kişileri severiz ve bu kişiler, ruh halimizi pozitif bir şekilde etkilediği için kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar.

Görünmez bir şekilde birbirimize böyle güçlü şekilde bağlanmamız, bizi çok şaşırtan bir şeydir. Bilim, ayna nöronların bu iletişimin temeli olduğu konusunda inanılmaz şeyler keşfediyor. Bu nöronların duygusal iletişimde en sorumlu unsur olduğu görünüyor. Kısacık bir zaman içinde gözlemlediklerimizi yansıtan beyin biyokimyamızın parçasıdır.

Böyle mutlu, samimi ve iyi niyetli insanları çok severiz çünkü onlar sayesinde ruh halimiz iyileşir motivasyonla dolar, onların yanında hayatla dilediğimiz zaman yüzleşebileceğimizi hissederiz.