Kırık Kalp mi Kırık Hayaller mi?

23 Eylül, 2020
Ayrılıklar her zaman acı verir, ancak insanlar birinin kalbini kırdığını söylediklerinde aslında yanılıyorlar. Gerçekte deneyimlenen şey, kırık kalp değil, kırılan hayallerin acısı.

Herkes hayatının bir noktasında bir ayrılık yaşar veya bir şekilde yaşayacaktır. Bu insanlar, ayrılıkla birlikte kalplerinin kırıldığını düşünseler de, yaşadıkları acı gerçekte kırılan hayallerinden ve boşa çıkan beklentilerinden kaynaklanmakta. Bu genellikle zor atlatılan durum, bazıları için diğerlerinden daha karmaşık görünüyor. Aslında bazı insanların yaşadığı ve kırık kalp zannettiği düş kırıklığı acısı gerçekten de duygusal anlamda felç edici oluyor.

İnsanlar, genellikle, yanlış bir anlayışla, bu tür bireylerin eski sevgililerine karşı daha güçlü, daha derin duygulara sahip olduğuna inanırlar. Diğerleri de, acılarının dışavurumunun kendi açılarından duygusal güç eksikliğinden kaynaklandığına inanabilir. Ancak gerçekte acılarının temeli aşırı sevgi veya kişisel zayıflık değil. Bu duygular, kırık düşlerden kaynaklanmakta.

Kırık kalp ve ağlayan kadın.

Kırık kalp ve kırık beklentiler

Düşündüğünüzün aksine, eski aşklarınız asla sizin kalbinizi kırmamıştır. Kelimenin tam anlamıyla konuşmak gerekirse, bunun fizyolojik olarak imkansız olduğu için gerçekleşmediği de açık. Yine de mecazi anlamda bile gerçekleşmediğini de söylemek lazım. Belki bir noktada, kalbinizi birine verdiğinizi hissettiniz ve bu kişi onu yaraladı ve size göre duygularınızı yok etti. Gerçekte, itiraf etmek zor olsa da, bu zararı kendi kendinize verdiniz.

Aşk, kaybolduğunda bile kalbinizi kırmaz ve sizi hiç bir şekilde yok etmez. Birini tüm kalbinizle gerçekten sevdiğiniz zaman, yaşadığınız acı farklı olacaktır. Bunun nedeni, bu duygunun bağımlılık içermemesi. Böylece mutluluğunuzu hiç kimsenin eline bırakmamış olursunuz. Başkalarının sizi mutlu etmesini ve gerçek duygularınızın başkalarına bağlı olarak tatmin olmasını beklemiyorsunuz değil mi?

Açık bir biçimde, bir ilişkiye girdiğinizde, her iki tarafın da beklentileri oluşacaktır ve aslında bu beklentilere belirli bir ölçüde sahip olmak bir dereceye kadar sağlıklı bir durum. Bununla birlikte, çevrenizdeki insanlardan saygı, destek ve samimiyet beklemelisiniz. Ancak gerçek aşk, her insanın kendi iyiliğinden sorumlu olduğunu gösteren bir durum ortaya koyar. Ayrıca bu konuyla ilgili sahip olduğunuz sorumluluk, size doğru davranmayanlardan kendinizi ne zaman uzak tutacağınızı bilmeyi de içeriyor aslında. Kimsenin sizi aşağılamasına, ihanet etmesine veya hayal kırıklığına uğratmasına ve bunların herhangi bir ilişkinizin parçası olmasına izin vermemelisiniz.

Kırık kalp ve başkalarını suçlamak

İnsanlar bu durumlar için başkalarını suçlama eğiliminde olacaktır. Ancak, yalnızca toksik bir kişiyle olan ilişkilerinin içerisinde kalarak kendilerine zarar verirler. Sevmek acı verici bir eylem asla değil ve olmayacaktır. Aslında, tutunmak, boyun eğmek, olduğun kişi olmamak ve başkasının sevgisi yerine öz sevgini ihmal etmek acı verir.

Tarihte hiç kimsenin kalbi çok fazla sevmenin bir sonucu olarak kalbi kırılmadı. Bunun nedeni, gerçekten sevmeyi bilenlerin, bir başkasının davranışı veya ayrılışı nedeniyle asla bu kadar yıkılmış hissetmemesi. Bu konuda olgunlaşmış kişiler, diğer kişinin eylemlerinin kontrolüne sahip olmadıklarını, sadece kendi düşünce ve davranışlarının kontrolüne sahip olduklarını anlayacak ve kabul edeceklerdir. Bu nedenle, kendi duygusal bütünlüklerini korurlar ve acı verici bir durumdan sakince uzaklaşırlar. Evet, acı çekerler ama ayrılık sonrasında enkaz haline gelmezler.

Zayıf değilsiniz

Hayatınızın bir noktasında kalbi kırık olan büyük bir grup insanın bir parçasıysanız kendinizi suçlu hissetmeyin. Böyle bir duyguya kapıldığınız için siz zayıf değilsiniz. Dahası, bu durumdaki diğerlerinden de daha zayıf değilsiniz ve partneriniz sizin için olağanüstü derecede değerli değil. Ne sizin için çok fazla ne de çok küçüktü partneriniz. Hissetmiş olabileceğiniz yürek burkan ıstırabın yalnızca, kırık beklentilerinizin sonucu olduğunu çok iyi anlayın.

Romantik bir ilişki kurduğunuzda, belirli bir kişiyle birlikte bir gelecek tasarlamaya başlarsınız. Planlar yapmaya, hedefler koymaya ve belirlenen hedefleri gözünüzde canlandırmaya başlarsınız. Böylece, böyle bir yaşam planının meyve vereceğini umuyor ve bu plana güvenir hale gelirsiniz.

Ancak zaten bildiğiniz gibi, hayat aniden değişebilir ve hayatın üzerinde pek bir kontrolünüz de olmayacaktır. Bu nedenle işler her zaman planlandığı gibi gitmez. Düşüş, psikolojik olarak esnek değilseniz, kolayca uyum sağlayamıyorsanız ve sağlam bir özgüveniniz yoksa sizin için büyük etki sahibi olabilir.

Genel olarak, bir ayrılıktan sonra karmaşık veya patolojik keder yaşama olasılığı en yüksek olan insanlar oldukça katı görünen insanlar. Kesinliğe ve kontrole ihtiyaçları olan bu insanların bu tür durumlardaki yıkımı da büyük oluyor. Bu kişiler, ayrıca, değişimden de bir hayli korkuyorlar.

Hayalleri yıkılan bir kadın

Sorun kırık kalp değil, düş kırıklıklarınızı yönetmeyi öğrenin

Hayallerinizi ve projelerinizi partnerinizle veya sevgilinizle paylaşmak iyi bir şey, ancak psikolojik ve duygusal istikrarınızın onlara bağlı olmasına izin vermemelisiniz. Duygusal olarak dağılmadan değişikliklerle yüzleşmeye her zaman hazırlıklı olmalısınız ve bunun için benlik saygınız ve esnekliğiniz üzerinde dengeli bir şekilde çalışmalısınız.

Son olarak, birinin kalbinizi kırdığını düşünüyorsanız, bu hissin gerçek kaynağını gözden geçirin. Ayrıca, daha sağlıklı bir şekilde sevmeye başlamanın sizin elinizde olduğunu da unutmayın. Bu noktada, işe, kendinizi koşulsuz olarak sevmekle başlayın. Değişim korkutucu olabilir, evet, ancak hiçbir şey kesin olmadığında her şeyin mümkün olduğunu unutmayın.

  • Sierra, V. E., Rodríguez, J. L. S., & Torres-Torija, C. S. (2017). Incidencia del duelo en la ruptura amorosa en estudiantes universitarios en un centro de crisis, emergencias y atención al suicidio (CREAS). Journal of Behavior, Health & Social Issues9(2), 27-35.
  • Ardila González, A. E., & Ojeda Garrido, K. (2019). Síntomas y signos de personas que afrontan el duelo por ruptura amorosa.