Kendinizi Düşünmeniz Bencillik Değildir

· Nisan 18, 2018

Kendinizi düşündüğünüz zaman, insanlar sizi bencil olmakla suçlar. Peki bencil olmak gerçekten ne anlama geliyor? Belki de birçok insan bu sıfatı doğru bir şekilde kullanmıyor ve çoğu kişi bunu yaparken yeterince adil davranmıyor. Bu yazıda bu kelimeye ışık tutacağız ve bazı konularda suçlu hissetmenize son vereceğiz.

”Egoist bir insan, siz kendinizle ilgili konuşmak için adeta ölürken, kendi hakkında konuşmak için ısrar eden kişidir.”

– Jean Cocteau

Bencil olmak, daima kendini düşünürken diğer insanları düşünmemek demektir

Eğer bencil bir kişi ne demek gerçekten öğrenmek istiyorsanız, öncelikle sözlüğe bakalım. Bencillik, kişi aşırı derecede kendisiyle ilgili olduğunda, başkalarının çıkarlarına vermesi gereken hassasiyeti orantısız bir şekilde verdiğinde ortaya çıkan bir durumdur.

tahtanın karşısında düşünen kadın

Herkes kendine ait değerlere sahiptir. Bir şekilde bu değerler değişmez bir haldedir ve dünyayı bu değerlerle algılarız ve anlamlandırırız. Burası düşüncelerimizin başlangıç noktasıdır. Bu nedenle insanların deneyimlerine ve dünyayı nasıl anladıklarına dayanarak, herkese bir şekilde bencil diyebiliriz. Bir başka deyişle herkesin kendine has bir bencillik algısı bulunmaktadır. 

Bazıları için bencil olmak, başkaları için asla bir şey yapmamaktır. Sizin için bir şey yapmasını istediğinde yapmayan bir kişi muhtemelen size yeterince zamanı olmadığını söylemiştir. Oysa ki siz her zaman yardım etmek için yeterli zamanı bulmuştunuz. İlk durum için bencillik tanımı doğru olabilir. Ancak daha belirgin görünen ikinci olayda bencillikten bahsedebilir miyiz?

Bir olaya bağlı olarak bir kimse sizi bencil olarak tanımladığında, sizin onlar için daha önce yaptığınız şeyleri hesaba katmazlar. Karmaşık duygularla sinirli hissedersiniz. Bu durumun adil olmadığını bilirsiniz. bu yazıya devam etmeden önce bir şeyi açıklığa kavuşturmalıyız: Eğer biri sizden bir şey talep ettiğinde bunu gerçekleştiremiyorsanız, bu durum sizi bencil biri yapmaz.

”Bencillikte gerçek mutluluk yoktur.”

– George Sand

Başkalarının dünyayı yorumlama biçimini değiştiremeyiz

Size çok yaygın olan bir durumdan bahsedeceğiz: Bir kişi sizden bir şey yapmanızı istiyor ve siz ona ihtiyacı olanı o an veremiyorsunuz. Sonrasında bu kişi sizi bencil olmakla suçluyor ya da bir şekilde öyle olduğunuzu ima ediyor.

Bu suçlama, berbat hissetmenize neden olur. Sadece sizinle ilgili olumsuz bir yorumda bulundukları için bu şekilde hissetmezsiniz. Aynı zamanda kendi isteklerinizin ve önceliklerinizin daha değersiz görüldüğü bir noktada kendinizi bulursunuz. Peki bu durumda gerçekten bencil olan kim? Başkalarının haklarını gözetmeden sadece kendini düşünen kişi kim aslında?

Bilmeniz gereken bir gerçek: Başkalarının ruh hallerini değiştirmeye yetecek enerjiye sahip değiliz. Şöyle ki, eğer insanlar davranışlarınızı bencil olarak yorumluyorsa ve içinde bulunduğunuz durumu anlamak için herhangi bir çaba sarfetmiyorlarsa, kendinize şu iki soruyu sormalısınız:

  • Size bunu söyleyen kişilerin yerine kendinizi koydunuz mu, yani empati kuruyor musunuz?
  • Sizden talep ettikleri şeyleri o sırada gerçekleştirememenizden bağımsız olarak, onlara herhangi bir alternatif önerdiniz mi?

Eğer bu iki soruya da cevabınız evetse, hayati öneme sahip şu hakkınızı hatırlayın: suçlu hissetmeden bir isteği reddetmeye hakkınız vardır. Ancak şunu da unutmayın ki, insanları kişilikleri yerine davranışlarına göre yargılarsanız büyük bir yanlış yaparsınız. Örneğin bir insan, aslında kötü biri değildir ama saçma bir davranış sergiler. Ya da en basiti, sakar olmayan bir insan da kayıp yere düşebilir.

el hareketleri

Bencil olmadan kendinizi düşünebilmenin nasıl mümkün olduğunu bir örnekle öğrenin

Daha iyi anlamanız için bir örnek verelim: Haftalardır her gün aynı saatte uyandığınızı hayal edin. Yapmanız gereken her şeyi yapıyorsunuz. Günün sonunda ise, işle ilgili size ait tüm sorumlulukları yerine getiriyorunuz.

Şimdi ise bir gün 15 dakika daha fazla uyuduğunuzu hayal edin. Bir nedenden dolayı günün sonunda yapmanız gereken şeylerin tamamını yapamadınız. Hala bitiremediğiniz ve ertesi güne kalan şeyler var.

Sorumsuz bir insan mısınız? Disiplin eksikliğiniz mi var? Hayır, sadece kötü bir gün geçirdiniz ve o gün disiplinsiz veya sorumsuz bir şekilde davrandınız.

Bu şekilde davranmış olmanız, bu davranış şekillerini karakterinizin bir parçası haline getirmez. Hatta, geçmişte uzun süre bu şekilde davranmış olmanız bile sizi böyle bir kişi yapmaz. Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek için her zaman iyi bir gösterge olmayabilir.

Yaptıklarınızı, olduğunuz kişiden bağımsız olarak ele almaya çalışın. Adaletsiz davranmakla adil olmamak aynı şey değildir. İnsanları değil, davranışları analiz edin.

İşinize yarayan rüzgardan yararlanın, ancak rüzgarın yönetmesine izin vermeyin

eli başında düşünen kadın

Kendinize ayıracak zamanınız yok gibi mi hissediyorsunuz? Dikkatinizi dağıtan ve sizi hedeflerinizden uzaklaştıran şeyler zaman zaman ortaya çıkıyor mu? Kendinizi diğer insanlara fazla mı adıyorsunuz? Kendinizi rüzgarın merhametine kalmış bir rüzgar gülü gibi mi hissediyorsunuz? Kendinize ait kişisel bir alanınız olmalı. Ancak bu şekilde kendinizi düşünebilirsiniz.

Bunu gerçekleştirebilmeniz için öğrenmeniz gereken iki şey vardır, ve bu iki şey birbiriyle oldukça ilişkilidir: hayır demeyi öğrenmek, bunu suçluluk hissetmeden yapmak.

Evet, bu incelikli ve karışık bir konu. Bu nedenle her durumu karşılayabilecek bir örnek vermekte zorlanıyoruz. Önemli olan bu konuyla ilgili çaba göstermektir. Her zaman ihtiyaç duyulduğunda orada olan insanlardan biriyseniz ve artık kendinizi düşünmeyi bıraktıysanız, şunları bilmeniz gerekir:

  • Değişim bir süreçtir. Alışkanlıları değiştirmek zaman, sabır ve çaba ister. Aslında tüm huylarınız veya alışkanlıklarınız birbiriyle ilişki halindedir; bir tanesini değiştirmeniz bütün zincirde meydana gelebilecek bir değişikliğe yol açabilir. Örneğin daha kibar bir tutumu benimsemeniz, konuşmanızı ve başka hareketlerinizi de değiştirecektir.
  • Etrafınızdaki insanlar sizde meydana gelen değişimi anlamayabilir. Eğer etrafınızda sürekli olarak her şeye evet demenize alışmış kişiler varsa, ilk kez bir şeye hayır dediğinizde bu durum onlara sürpriz gelebilir. Belki de size serzenişte bulunacaklar ve söyleyecekler. Böyle bir noktada kendiniz için istediğiniz şeyin ne olduğunu unutmayın. Özellikle bu değişim, bir başkasının rahatını bozuyorsa, değişimin karşısında her zaman bir direniş olacaktır.
  • Her zaman içine olduğunuz durumu objektif olarak değerlendirmeye çalışın. Eğer sizden talep edilen şey acil değilse ve o kişinin yanında olmanızı gerektirmiyorsa, gerekli empatiyi kurduktan sonra  hem sizin amaçlarınızla uyumlu olan hem de o kişinin problemine çözüm getirebilen bir alternatif sunabildiyseniz, ortada suçlu hissetmenizi gerektiren hiçbir durum yoktur.

Kısacası, eğer dengeyi sanıl kuracağınızı biliyorsanız, bencil biri olmadan kendinizi düşünmeyi başarabilirsiniz. Eğer gerçekten bu konuyla ilgili çaba gösterirseniz, başkalarına gereken zaman ve enerjiyi ayırabilirken, kendinize gerekeni ayırabilmeyi de öğrenmiş olacaksınız. Böylece gereken dengeyi kurabileceksiniz.