İyi Dostlar Kötü Günlerde Belli Olur

Eylül 9, 2017 İçinde Duygular 294 Paylaşıldı

Hayatımızda yer alan bazı arkadaşlarımız, en zor zamanlarımızda ayakta kalmamıza yardımcı olur. Bizler ile zamanını ve sevgisini paylaşan, bunaldığımız zaman başımızı yaslayıp, hüngür hüngür ağlayacağımız bir dost olan bu arkadaşlar sayesinde kendimizi daha iyi hissederiz. Bize bu kadar destek olmalarına rağmen karşılığında hiçbir şey beklemeyen bu güzel insanlar, zor zamanlarımızda ihtiyacımız olan duygusal rahatlamayı bize sağladıkları için memnuniyetten başka bir şey elde etmezler. İşte bunlar gerçek dostlarımızdır.

Bu nedenle, insanlar, kötü günde yanınızda olanların, iyi günlerinizde de yanınızda olması gerektiğini söyler. Çünkü bu insanlar sizleri gerçekliğe bağlayan bir çapa gibi hareket ederler. Onlar, sizin için bir destek kaynağı, hayatınıza tutunduğunuz bir el ve sahip olduğunuz güzel bir şeydir.

Bu yüzden az ya da çok olsun, zamanımız değerlidir. Karşılıklı saygıya dayanan bir hediyedir. O kadar çok sevilen bir varlıktır ki zaman, kim ile harcadığımıza çok dikkat etmeliyiz. Çünkü herkes buna layık değildir.

Zor zamanlardaki sığınağınız; duygusal iletişim

Çevremizdeki insanların, satır aralarını okuduğunu düşünürüz. “Neyin var?” sorusuna “yok bir şey” ile cevap vermeye eğilimi içerisindeyiz. Veya bir kaç basitçe kelime ile geçiştiririz böyle soruları. En acı veren duygusal deneyimlerimizi kelimelere dökme zamanı gelince, cimri olma hatasına düşeriz.

Bu durum, beklentilere dayalı sihirli bir düşünce tarzına uymaktadır. Herkesin, her koşulda nasıl davranması gerektiğini bilmesi gerektiğini düşünürüz. Ama bu yaptığımız bir hatadır ve sonuç olarak da haksız bir biçimde davranmış oluruz.

Bu sebeple dikkatli olun! Başkalarının, kendi sorunlarımızı veya çıkmazlarımızı tahmin edebileceğini düşünmek gibi bir hataya düşerken dikkatli olun. Eğer hikayemizi düzgün bir şekilde anlatmazsak, çevremizdeki insanların birçoğu içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetini anlamayabilir.

Tahmin oyununu oynamak tehlikelidir. Muhtemelen zaten sizin de tecrübe ettiğiniz gibi, “beklentiler” le kendimize bir yol çizecek olursak, muazzam bir hata yapacağımız bir yola girmiş oluruz.


Bir ilişki içerisinde “Ama ben senin için böyle yapardım” ya da “bunu anlaman gerekirdi” gibi ifadeler geçerli değildir. Hem de hiç. Ne hissettiğimizin bilinmesi ve doğrudan yardım istememiz bizim için önemli olandır. Bu konu hakkında ne düşünürseniz düşünün, sizi güçsüz bir konuma sokmaz.

Verdiğimiz savaşları, yaşadığımız hikayeyi kime anlattığımız konusunda dikkatli olmalıyız.
Paylaş

Hayatımıza giren kişilere biz karar veririz. Bu nedenle, hayatımızdaki bir insan herhangi bir nedenden ötürü bizi hayal kırıklığına uğrattığı zaman, davranışımızı mümkün olan en tarafsız şekilde analiz etmeliyiz. “Ben olsaydım, şöyle yapardım…” gibi düşüncelerden kaçınarak, yaşadığımız zorluğu ve hayal kırıklığını başka kelimeler ile ifade etmeliyiz.

Biraz şeytanın avukatlığını yapalım ve kendimizi bir kenara bırakarak, bir başkası gibi düşünmeye çalışalım. Onun düşünce kalıplarına, duygularına ve gerçekliğine adım atıp, ona göre davranalım. Bu, yaşayacağımız hayal kırıklığının yıkıcı gücünü en azından bir nebze olsun azaltacaktır.

İletişim meydana geldiğinde: duygusal destek

Hayatınızda “sizin yanınızda” olan ve ne zaman ihtiyacınız olduğunda, yardımlarını sizden esirgemeyen insanlara güvenebilmeniz muhteşem bir şeydir. Bu tartışılmaz bir gerçektir. İçine düştüğümüz duygusal boşlukların bizi boğduğu anlarda birine sarılmak ve sessizliği paylaşmak, bizi tamamlayan unsurlardır.

Hayatımızda ne kadar kalıcı oldukları, samimi minnettarlık, şefkat, yaşadığımız ilişkinin dönüşümü, dayanılmaz üzüntülü halimiz, kendimizden kopuşumuz, sabırsızlığımız, umutsuzluğumuz ve kendimizi aldatmamızın bir yansımasıdır.

İki gözümüz iki çeşme olduğunda bizi dinleyenler bu insanlardı. Kendimizi, bir başkasının yüzünden açılan derin yaralarımız yüzünden paralamak istediğimiz zaman bize engel olan yine onlardı.
Paylaş

En çok sevdiğimiz insanların varlığının değeri, büyük nezaket gösterilerinde ortaya çıkmaz. Bunun yerine, biri ile dost olmak, cesaret verici sözler ve teşvik edici sözcükler duymak bize daha iyi gelir. Bu nedenle, çekici ya da hoş olmadığımız zamanlarda, üzüntülerimizde ve haksızlığa uğradığımızda, çektiğimiz acı düzgün düşünmemize engel olduğunda yanımızda olan insanlar, iyi günlerimizde de yanımızda olmayı hak ediyordur.

Karanlıkta kaybolduğumuzda yanımızda olanlar, mutlu olup, tekrar ayağa kalktığımızda da yanımızda olmalılar. Bu güzel insanlara değer vermeli, onları takdir etmeli ve sıcaklığımız ve sevgimiz ile sarmalıyız. Onlar, bunca zamandır yanımızda oldukları için ödüllendirilmeyi hak ediyorlar. 

Bunlar da ilginizi çekebilir