İkimiz de Değiştik

29 Mart, 2017
 

Geçmişte birliktelik yaşamış iki kişi, ayrılıklarının ardından yıllar sonra birbiriyle karşılaşsa, ne olur? Bir hayal edin…

Birden tekrar karşılaştık. Şiirsel bir şey gibi gelebilir kulağa ama köşeyi döndük ve birbirimize çarptık, kaçış yoktu.

“Hayatımda ilerledim ve her hatırayı yok ettim çünkü seni köşelerimde bulmak istemiyorum. Tabi, rüyalarım hariç. Bu yüzden, artık seni aramadığım yerlerdesin ve ben artık mutluluğu arıyorum.”

– Julio Cortazar

Var olmayı bırak

Var olmayı bırakmak, bir anlamda kendinizle ayrıldığınızı kabul etmektir. Bu artık sizin kim olduğunuzu temsil etmeyen bir parçanızdır. Bu parça hala bu illüzyona dönmenizi istemektedir. Dolayısıyla, kimi zaman boş vermek zaruri hale gelir.

Belli ki çoğu durumda aslında halen aşık olduğumuz şey, geçmişteki o andır. O yansıma artık gerçekliğimizin parçası değildir ama bu uyumsuzluktan kaçınmak için hatıralarla, gölgelerle yaşamaya çalışıyoruz.

Elbette, ilişkiler değişerek pek çok dönemeç ve beklenmedik olaylarla dolu bir atlı karınca halini alabilir. Ve tabi ki ilk aşk dönemi bitince sevgi aynı fikirde olan ve değişimlerin sadece değişimden ibaret olduğunu kabul eden iki kişiyi bir arada tutabilir.

 

Bu durum ilişkiye zarar vermez; aksine güçlendirebilir, olgunlaştırabilir ve hatta ölümsüzleştirebilir.

Bittiyse

Ama bu bir mücadele öyküsü değil, kaçış ve savaş öyküsüdür. Duygusal ve geçici dönemin ötesine giden sorunlar yığınının hikayesidir.

Ne kadar denersek deneyelim, içinde bulunduğumuz ilişkinin bizi mutsuz ettiğini kabullenmek güçtü. Tam tersine, her başarısız denemede mutsuzluğumuz artıyordu.

İlk aşk dönemi geçti ve sevgi artık büyüyemiyordu, en azından doğal ve samimi bir şekilde. Bu nedenle, birbirimizi uzaktan, başka bir şekilde sevmeye karar verdik.

Kaybımızın yasını tuttuk ama birbirimizi sevmeye devam ettik. Çok korkakça olduğu kadar da cesur bir şeydi yaptığımız.

Elbette, acıların gölgeleri bırakmadı peşimizi. Asla cevaplayamayacağımız ve gururumuzu rahatsızlık içinde bırakacak sorular vardı. Yine karşılaştığımız köşede hiç farkında olmadan aynalarımızdan birbirimize bakarken iyileşecek yaralar.

İkimiz de değiştik. Yine eskiden olduğumuz kişileriz ama artık kendimizi böyle tanımıyoruz.

Umarım tekrar karşılaştığımız o gün gülümseyip sırtındaki yükün hafiflediğini hissetmiştir. Artık o yansıma olmadığımızı ve bu durumun artık canımızı yakmadığını onaylar.

 

Ayrıca bütün kalbimle diliyorum ki zaman ikimizi de yerimize yerleştirir: tıpkı tanıştığımızdaki gibi mutlu oluruz.

“Seninle olmak için geride bıraktığım kusurlarımı topladım. İntikam, garez ve kibri çağırdım. Ellerime hançerler, ağzıma zalimlik ve kalbime bencilliği vurdum. Beni öldürdüğün silahı aldım elinden ve saflık ve samimiyetten kaçtım. Sana her şeyi vermenin onu hiçbir şeyi olmayan bir adam olarak bırakacağını bilmeyen masumu kendi kanına boğdum.

Senin için boşum. Seni özledim, dudaklarının tadını hala hatırlıyorum. Ya da denizin çıplak tenine vuruşunu.

Ama bugün gözlerinden emniyetteyim. Başkalarının bedenleri seninkini unuttu. Ve umduğum hiçbir şey seni gerektirmiyor artık. Bencillik, garez, gururla birleştim yeniden.  En çok sevdiğin şey karşılığında özgürlüğünü elde etmenin neresi yanlış?”

– Benjamin Prado