Mutsuz Bir İlişkiye Neden Devam Ederiz?

24 Mart, 2017

İlişkiler ve aşk, Sevgililer Gününde birbirinize çikolata hediye etmek ya da ufak tefek jestlerden ibaret değildir.

Sağlıklı ve tatmin edici bir ilişki sayesinde daha iyi, daha mutlu ve sağlıklı bir insan olabilirsiniz. Bunu başarmak için partnerler arasında iletişim, saygı ve iyi alışkanlıklar kurulmalıdır.

“Başka bir insanın varlığı, duygusal bir boşluğu doldurmaya değil, hayatınıza değer katmaya yaramalı.”

– Gottfried Kerstin

İletişim, saygı ve iyi alışkanlıklar olmadığında, mutsuz ilişkiler ortaya çıkar. Ne yazık ki birçok insan bu mutsuz ilişkilere devam eder çünkü aşağıda bahsettiğimiz davranış kalıplarından çıkamazlar.

Sezgilerinize kulak asmamak 

İçinizdeki ses, epeydir size bir şeyler mi fısıldıyor? Partnerinizin göründüğü gibi biri olmadığını mı söylüyor yoksa?

Bir ilişkinin ilk döneminde her şeyin harika gözükmesi çok doğaldır. Aşık olduğumuz bu dönemde partnerimizle iyice yakınlaşırız. Sevdiğimiz kişinin kusurlarını göremez, olumlu yanlarını ise gerçekte olduğundan daha güçlü bir şekilde görürüz.

Partnerimiz, bazı sağlıksız davranışlar gösterdiğinde veya biz bunları gördüğümüzde, sorun başlar. Buna örnek olarak yalan söylemek, her zamankinden farklı davranmak ya da aşırı kıskançlık gibi davranışları verebiliriz.

Böyle bir durumda, meseleyi aklınızda evirip çevirmekten vazgeçin, yoksa siz de mutsuz bir ilişkiye mahkum olabilirsiniz.

Durumu analiz edin. Eğer ilişkinizin sağlıksız davranış kalıplarıyla dolduğunu düşünüyorsanız, bu ilişkide kalmaya değer mi diye sorun kendinize. Bazen dışarıdan yardım alabilirsiniz, bazı durumlarda ise gelecekte daha ciddi sorunlarla karşılaşmamak için ilişkiye son vermek daha doğru olacaktır.

“Sezgi, kutsal bir armağandır, mantık ise sadık bir hizmetçi. Biz, hizmetçiyi onurlandırıp armağanı unutan bir toplum yarattık.”

– Albert Einstein

İlişkinizin hayatınızı nereye götüreceği konusunda endişelenmek

Sizin aileniz de benimki gibiyse, ne zaman evleneceksiniz diye merak ediyorlardır. Yaşınız ve hayattaki hedefleriniz ne olursa olsun, bekar olmanız onları kaygılandıracaktır. Bu çok yaygın bir durum. Ama bu konuyu takıntı haline getirmek yerine bununla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmelisiniz.

Mutsuz ilişkilerin birçoğu, bu endişeden doğar. Hem kadınlar hem de erkekler, sırf sorulardan kaçmak için bir ilişkiye girmek isteyebilir.

“Sorun şu ki mutlu son kültüründe yaşıyoruz. ‘Nasıl olduğuna’ değil ‘nasıl olması gerektiğine’ önem veren bir kültür bu. Bize bu fantezi öğretilmeseydi, bu kadar evhamlı olmazdık diye düşünüyorum.”

– Anonim

Bu kişiler bir ilişkiye başladıklarında, evlenme baskısıyla karşılaşırlar. Sonunda evlenirler ama bir süre sonra, istemedikleri bir ilişkide sıkışıp kaldıklarını fark ederler.

Yapmanız gereken şey, dışarıdan gelen baskılar yüzünden kendinizi üzmemek. Eğer şu an hazır değilseniz, size soru soranlara bunu açıklayın. Her birimizin belli şeyleri yaşayacağı zamanlar var ve buna saygı göstermek durumundayız.

“Konfor alanından” ayrılmamak için direnmek 

Bu davranış, bir önceki maddeyle ilgili olabilir. Ama her zaman da aynı anda ortaya çıkan davranışlar değillerdir. Çoğu kişi, ilişkilerinde aşk kaybolmuş olsa bile sırf rahatlarını bozmamak için bu ilişkide kalmaya devam etmektedir.

Belki onu önemsiyorsunuz ama sevmiyorsunuz ya da katlanamadığınız şeyler var. Ama bütün bunlara dayanıyorsunuz, çünkü böylesi sosyal baskıyla uğraşmaktan çok daha kolay.

Bazı durumlarda ise dış baskı yoktur. Tek dileğiniz, evlenip çocuk sahibi olmak ve düzenli bir aile hayatına kavuşmaktır. Bu yüzden aynı şeyi isteyen bir kişi ararsınız. Bu kişi, tüm beklentilerinizi karşılamamaktadır ama size istediklerinizi vermeye gönüllü oldukları için kabul edersiniz.

Hayal edebileceğiniz üzere, her iki durumda da mutsuz ilişkilerle yüzleşmek zorunda kalırsınız. Başlangıçta, her şey yolunda olabilir. Ama birkaç sene sonra birçok sorun ortaya çıkacaktır.

“Asla rahata kapılmayın. Bir kişi için ‘bir şey’ olmak yerine bir başkası için ‘her şey’ olmayı seçin.”

– Anonim

Bu davranışları nasıl değiştiririz 

Her zaman onlara kulak vermesek de hepimizin sezgileri var. Bu sezgileri dinlemek, mutsuz ilişkilerden kaçınmanın en iyi yoludur. Sadece hislerinize kulak verin.

Daima acı ve ızdıraptan kaçmaya çalışırız. Bu çok normal bir davranış. Bu nedenle mutsuz ilişkiler söz konusu olduğunda iki şey yapabiliriz: bu ilişkilerden çıkabilir ya da her şeyin yolunda olduğuna kendimizi ikna ederiz. Sağlıklı kalmak için yapacağımız en iyi şey, mutsuz ilişkilere son vermektir. 

Kolay olmayacak ama hayatınızın kontrolünü ele geçirecek, sizi gerçekten mutlu edecek yeni bir ilişkiye başlayabileceksiniz.

“Sezgilerinizin rehberliğiyle ilerlemek, dürtülerin rehberliğiyle yürümeye benzemez… Sezgi, gözlerinizin görebildiğinin ötesini görebilir. Dürtü ise iflah olmaz şekilde kördür.”

– Anonim