Her Şeyin İstediğim Gibi Olmasını Dilemekten Yoruldum!

Ocak 31, 2021
Başımıza gelen her şeyin bir sebebi vardır. Tam tersini olmasını dileyerek sadece kendimize zarar verir. Hayatı olduğu gibi kabullenmek gerekir.

Her şeyi belirlemeye çalışmaktan, her şeyin olmasını istediğimiz gibi sonuçlanmasını istemekten artık yorulduk. Bir şeyleri önlemeye, ona rehberlik etmeye çalıştığımızda, beklentilerimiz asla istediğimiz gibi gerçekleşmez ve bu bizi hayal kırıklığına uğratır. Kendimizi, kendi empoze ettiğimiz zincirlerden kurtarmak, bizi, psikolojik zorlukların ve sorunların korku dolu çukuruna düşmekten alıkoyar.

Çoğumuz, sanki her zaman bizi düşünmeden, kafa yormadan yaşamamıza neden olan düğmemize basılmış gibi olası alternatifleri düşünmeden, sadece o an yapmamız gerekeni yerine getirerek bir tür otomatizm içinde yaşamaktayız. “On” tuşunda basılı duran bu düğme, gerçeklerin asıl nedenini görmemizi engeller. Etrafımızda olan olaylar, dünyaya olan bakış açımızı etkiler.

Yani sadece düşüncelerimizi, duygularımızla birleştirdiğimizde bile, tecrübe kazanma ve hayatı deneyimle fırsatını elimizden kaçırıyoruz.

Yaşadığım duygusal ve psikolojik rahatsızlığın çoğuna neden olan şey; her şeyi istediğim şekilde gerçekleştirmeye çalışmak.

Neden böyle yaptığımızı, neden bu şekilde davrandığımızı sorgulamak, davranış şeklimizin belirlenmesine yol açar. Dikkatimizin odak noktası geçmişimizi ya da geleceğimizi aydınlatırken, içinde bulunduğumuz anı bir kenara bırakarak kendimizi suçluluk duygusu ve endişe arasında sıkışıp kalmış buluyoruz. Bu durum düşüncelerimizin, duygularımızın, davranışlarımızın daralmasına yol açar.

Hatta, şimdiki zamanla ilişki kurmada eksiklik yaşamamız, verimsiz davranma olasılığımızı da artırır. Davranışın aşırı düzenlenmesi, mevcut koşullarla teması azaltır. Bu da davranışımızın belirlenmesinde ve yöneliminde çok yardımcı olabilir.

Her şeyin, sizin istediğiniz gibi sonuçlanmasını istemeyi bırakın ve şu anda olanlara göre hareket edin.

olmasını dilemek

Hayat çok az başımıza gelenlerden, çok fazla da onunla yüzleşmemizden ibarettir

Mutluluğun sırrını davranışlarımızda yatar. Yaşamaktan hoşlanmamıza veya tam tersine, acı çekip kendimizi acıya kul köle etmemize bağlıdır. Ancak, bu her zaman bize bağlı olmalı, öğrenilmiş otomatizmalarımıza bağlı olmamalıdır.

Her şeyin istediğim gibi gerçekleşmesini beklemek sadece gerçekçi olmadığı gibi aynı zamanda beni mutlu da etmez.

Her durum için bir seçim yapmanız gerekir. Bunun anlamı şudur; eğer kendimizi her zaman otomatik pilota alırsak, dış dünyamızda olanlardan bağımsız olarak bizim için her şey yine aynı olacaktır. Çivileri gören ve her şeyi görmezden gelen bir çekiç gibi olacağız.

Beynimiz bizimle oynamayı sever ve bizi içindeki her şeyin gerçek olduğuna ve gerçek olması gerektiğine inandırır. Ancak gerçeklik, olmasını istediğimiz şey değil, olması gereken şey olmalıdır. Her şey güzel şeyler yaşayamayız, hayatı tüm yönleriyle kucaklamamız gerekir. Elbette bu, başımıza gelmesini istemediğimiz şeyleri de içerir.

“Hep şanslı bir adam oldum; hayatta hiçbir şey benim için kolay olmadı.”

– Sigmund Freud

Psikoloji uzmanlarına göre hayat başımıza gelenlerin %10’u ve bunlarla nasıl yüzleştiğimizin %90’nından ibarettir. İşte tam da bu nedenden ötürü başımıza gelenlerle yüzleşmemizin ve sorumluğunu almanın tam zamanıdır.

“Her şeyin istediğim gibi olmasını sağlayana kadar her şeyin istediğim gibi olmasını istiyorum.”

– Anonim

Güneş olmasını istiyorsak

Her şeyin istediğim gibi olmasını gerçekten istiyor muyum?

Lüzumsuz olanı değiştirdiğinizde canınızı acıtmadığını görüyorsanız, şartlar ne olursa olsun kendinizi özgürleştirmiş olursunuz. İster aile olsun ister sosyal yaşam, bu, arzularımızın ve otomatizmlerimizin ötesine geçmekten ibarettir.

Siz, sadece düşüncelerinizden ibaret değilsiniz. Siz, düşüncelerinizin size söylediğinden daha fazlasısınız, etrafınızdaki olayların nasıl olması gerektiğine dair inandığınız komplekslerden çok daha fazlasısınız, önceden belirlenmiş ve yanıltıcı fikirlerden çok daha fazlasısınız. Siz değişkensiniz, her koşula uyum sağlayabilirsiniz ve bunu ne kadar erken anlarsanız, olmasını istediğiniz şeyler o kadar çabuk olacak.

Evrende hiçbir şey iyi ya da kötü sonuçlanmak için olmaz, olan her şey tarafsız ve gereklidir. Sorun, her insanın gelişim sürecinin bir parçası olan durumlara ve koşullara karşı savaştığımızda ve mücadeleye girdiğimizde ortaya çıkar. Şu andan itibaren, bunu, yargılamadan, gerçeği tarafsız görme alışkanlığını uygulayarak yapmaya çalışalım.

Aslında başımıza gelen şeyi iyi ya da kötü olarak görmemizin, içinden geçmek zorunda olduğumuz evrimsel süreçle ilgisi yoktur sadece onun hakkında düşündüklerimizle ilgisi vardır. Başımıza gelen şeyin tam tersini istemekten daha yıkıcı ve hayal kırıklığı yaratan bir şey olamaz. Bu yüzden bu zararlı alışkanlıktan vazgeçmek, kendimize yapabileceğimiz en güzel iyiliklerden biridir.

“Bilge adam, ne iyi, ne güçlü, ne uysal, ne asi, ne çelişkili ne de tutarlı biriymiş gibi davranmaz. Sadece var olmak ister.”

– Anonim