Fritz Perls, Psikoloji Tarihinde İlginç Bir Figür

01 Ağustos, 2019

Daha çok Fritz Perls olarak bilinen Friedrich Salomon Perls, Alman bir doktor, psikiyatrist ve psikanalistti. “Gestalt Terapisinin” de babasıdır. Tüm hayatını entelektüel çevrelerde, teorik tartışmalarla ve dünyayı gezmekle geçirmiş, çelişkili ve hayranlık uyandıran bir adamdı.

Perls 8 Temmuz tarihinde, Berlin’deki Yahudi bir kenar mahallede doğdu. Elsa ve Grete adında iki ablası vardı. Babası Nathan çoğunlukla uzakta olan bir şarap satıcısıydı. Annesi Amalia ise orta sınıf bir aileden geliyordu. Perls’in hayatı boyunca taşıdığı, sanata olan derin ilgisi de annesinden gelir.

“Terapinin hedefi, hastanın bilinçli olarak kendi deneyimlediği, kendi dünyasında gördüğü ve kendi aklını kullandığı zamanlara odaklanmaktır.”

– Fritz Perls

Grete, bir röportajı sırasında kardeşinin çocukluğunun biraz “asi” geçtiğini söylüyor. Zor bir çocuktu ama iyi bir öğrenciydi. İkinci eğitimini Berlin’deki Mommsen-Gymnasium’da tamamladı. Bu okul oldukça katı kuralları olan, antisemitizmin yaygın olduğu bir yerdi. Perls 13 yaşında okuldan atıldı. Ceza olarak da babası onu bir şeker dükkanında çırak olarak çalışmaya zorladı.

Perls’in babasıyla olan ilişkisi her zaman oldukça karmaşıktı. Günlüklerinde babasından çifte ahlaki standatları olan ikiyüzlü bir adam olarak bahsederdi. Babasının annesinden nefret ettiğine ve onu başka kadınlarla aldattığına inanırdı. Perls’in babasına karşı duyduğu kabullenememe hissi o kadar güçlüydü ki cenazesine bile gitmemişti.

Fritz Perls, felsefe ve psikanalizle tanışması

Fritz Perls eğitimine Askaniches Gymnasium adındaki humanist eğilimli bir okulda devam etmeye kendi karar verdi. İşte sanata olan sevgisini pekiştiren tiyatro yönetmeni Max Reinhardt ile burada tanıştı. Bu da ölümüne kadar sürdü.

Daha sonra ise tıp okumaya başladı. II. Dünya Savaşı başladıktan kısa bir süre sonra Perls, gönüllü olarak Kızılhaç Örgütüne katıldı. Bu onda derin bir iz bıraktı. Ancak bu konuyu sadece yıllar sonra çıkardığı “Siperlerdeki Yaşamın Acısı: Yaşamanın Korkusu ve Ölümünün Korkusu” adındaki biyografisinde bahsetti.

Fritz Perls ve arkadaşları

Perls, 1920’de Berlin’deki Frederick Wilhelm Üniversitesinden doktor lisansını aldı. Daha sonra Nöropsikiyatri üzerinde uzmanlaştı. Sonrasında da çalışmalarında çok önemli bir etkisi olan filozof Friedlander ile tanıştı. 1923’te New York’a gitmeye karar verip İngilizce bilmediğinden dolayı lisansını onaylatamadığı için hüsrana uğradıktan sonra geri döndü. Geçirdiği bu kötü dönem onu Karen Horney ile birlikte psikanalize başlamaya götürdü. Bu da hayatını değiştirdi.

Fritz Perls’in kariyer değişimi

Perls psikanalizden büyülenmişti. Böylelikle analist olmak istediğine karar verdi. Ancak, Gestalt psikoloji teorisi üzerinde çalışan Kurt Goldstein adındaki bir psikaytristin yanında asistan olarak çalışmak üzere Frankfurt’a taşınması gerekiyordu. İşte iki sene sonra karısı olacak Laura Possner adındaki öğrenciyle burada tanıştı. O sırada Perls 36 ve Laura da sadece 24 yaşındaydı.

Bir sene sonra Viyana’da analist olarak çalışmaya başladı. 1928’de ise Berlin’de terapist olarak tam zamanlı çalışmaya başladı. O zamandan 1930 yılına kadarki sürede Perls, Eugen Harnick ve daha sonra Wilhelm Reich ile psikanaliz çalışmaları yaptı. Çalıştığı ikinci kişi Freud’un öğrencilerinden biriydi fakat Freud’un teorilerinden uzaklaşmıştı. Perls daha sonra geliştirdiği teorilerin çoğunda Reich’tan esinlenmiştir.

Gestalt Terapisi’nin doğuşu

Hitler gücü ele geçirdikten sonra Fritz Perls Hollanda’ya kaçtı fakat çalışma izni alamadı. Eşiyle ve yeni doğan kızıyla ciddi anlamda zor zamanlar geçirmesinin ardından, Ernst Jones’un yardımıyla Johannesburg Güney Afrika’da psikanalist öğretmeni olarak işe girdi. Eşi Laura ile birlikte Güney Afrika Psikanaliz Derneği’ni (South African Psychoanalytic Association) kurdu. 1936’da Prag’da davet edildiği bir konferansta paylaştığı fikirleri yüzünden büyük bir tepki alınca yeniden kötü bir noktaya geldi ve geleneksel psikanalizden uzaklaştı.

sarılan insan figürleri

Perls karısının yardımıyla kendi fikirlerini şekillendirmeye başladı. 1942’de New York’a taşındı ve ilk kitabını çıkardı: “Ego, Hunger, and Aggression: A Revision of Freud’s Theory and Method” (Ego, Açlık ve Saldırganlık: Freud’un Teorisini ve Metodunu Yeniden İnceleme). Dört yıl sonra da başka entelektüellerle birlikte “7’li Grup”u başlattı. 1951’de bazılarınca bu yeni yaklaşımın kutsal kitabı olarak görülen “Gestalt Therapy: Excitement and Growth in the Human Personality” (Gestalt Terapisi: İnsan Kişiliğinde Heyecan ve Büyüme) kitabı yayımlandı.

Bu kitap, edebi bir dokunuş katan şair Paul Goodman’in yardımı sayesinde ortaya çıktı. Kitapta Gestalt Psikolojisi, psikanaliz, fenomenoloji, varoluşçuluk ve Amerikan pragmatizmi hakkında anlaşılması oldukça zor fikirler bulunuyor. Ayrıca Perls Japonya gezisinden dönünce kitaba sonradan bazı Budist kavramlar da ekledi.

Gestalt Terapisi’nin arkasında yatan teorinin karmaşık bir kaderi vardı. Perls 1956’da Laura’dan boşandı ve her ikisi de teoriyi farklı yönlere çekti. Laura ve Paul Goodman orijinal ilkelere tamamen sadık kalırken Perls bu bakış açısından uzaklaşmayı seçti. Zen ilkelerinden ve hatta İsrail kibbutzlarından bazı eklemeler yaptı. Hayatının sonlarında terapistten çok bir guru gibi davrandı. Uzun bir gezinin ardından geçirdiği kalp krizi sonucunda da hayatını kaybetti.

Gestalt Teorisi Yaklaşımı

Gestalt Terapisi, hastaların deneyimledikleri şeylerden çok kendi gerçekliklerini deneyimlemesine odaklanan bir yaklaşım. Odak noktasını kişinin başına gelenlerden alarak kişinin başına gelenleri nasıl gördüğüne çeker. Deneyimlerin içeriğinden çok süreçleri ön plana çıkarır. Bu odak hümanist psikolojinin bir parçasıdır ve üç temel ilkeden oluşur:

uçan kelebek

Gestalt Terapisinin üç ilkesi

  • Buraya ve şimdiye vurgu. Gestalt Terapisi’ne göre insanoğlu geçmişi, şimdiyi ve geleceği birbirinden ayrı gerçeklikler olarak algılamaz. Bu üç zaman periyodu yalnızca şu anda var olan bir bütünün parçalarıdır. Hem geçmiş hem de gelecek sadece şu anın birer yansımasıdır. Yani bu teoride amaç, “buraya ve şimdiye” odaklanmaktır. İnsanların problemlerini çözmelerine ve kendilerini daha çok gerçekleştirebildikleri bir hayat yaşamalarına bu şekilde yardımcı olmaya çalışır.
  • Farkındalık. Daha mutlu olmak istiyorsanız kendinize çok yakından bakmalısınız. “Burada ve şimdi” deneyimlediklerinizi şekillendirmenin yeni yollarını bulmanın temelini de bu oluşturur. Bu sizi, gerçekte yaşanmayan şeylere yönelik bakış açınızın odağını değiştirmenizi mümkün kılacak bir duruma getiren yoldur. Ayrıca size, kişisel deneyimlerinize farklı bakış açılarıyla bakmanın yeni yollarını bulmanız gerektiğini gösterir.
  • Sorumluluk almak. Bu farkındalık süreci sizi eylemlerinizin sorumluluğunu alabileceğiniz bir konuma getirmelidir. Eğer hatalarınızı kabul eder ve belirli bir eylemin getireceği riskler hakkında fikir oluşturabilirseniz bağımsızlığa erişebilirsiniz. Varlığınıza yön verebilmeniz ancak bu şekilde olur. Daha özgür ve anlamlı bir varlığa doğru…

Fritz Perls’in Gestalt Terapisi, kişinin gerçeklik tasvirini yeniden şekillendirmesine yardım etmek için bir girişim süreci sunar. Ayrıca kişinin yolunu daha bağımsız bir hayata doğru yönlendirmesine yardımcı olur. Ayrıca kendi potansiyeline de odaklanmasını sağlar. Bu terapi birçok farklı alanda uygulanmıştır: klinik, sosyal ve hatta iş yeri ortamında bile.