Empati Duymadan Dinlemek: Duygusal Kopukluk

· Mart 21, 2019
Birine bir hikaye anlattığınızı ve karşılığında samimi bir tepki alamadığınızı düşünün. Ya da daha kötüsü, gerçekte, söylediklerinizden duygusal olarak kopukluk yaşadıkları halde içten bir yanıt aldığınızı düşünün. Empati olmadan dinlemek böyle bir şeydir.

Empati duymadan dinlemek, görmeden bakmak gibidir. Aklınız, etrafınızda olanlardan tamamen kopuk olmasına rağmen başınızı sallamak ya da orada olmak, ama gerçekte orada olmamaya benzer. İletişim ve empati duyarak dinlemek, güçlü ve anlamlı ilişkiler kurmak için gereklidir. Ancak bu şekilde başkalarının duygularıyla bağlantı kurabilirsiniz.

Sadece birkaç ay önce, Yale Üniversitesinde bir psikolog ve bilişsel bilim uzmanı olan Paul Bloom, empati hakkında birtakım tartışmalı yorumlarda bulundu. Ona göre, bu konunun olumlu hiçbir yanı yok.

Paul Bloom’a göre, sahtelik genellikle empatinin arkasına gizlenir. Örneğin, bir kişi, gerçekte umursamadığı halde, başka birinin ona söyledikleriyle empati kurabilir. En basit haliyle, Bloom, herkesin bir şekilde kendini bir başkasının yerine koyabileceği gerçeğine atıfta bulunur. Bununla birlikte, bu, karşı tarafın gerçekte neler yaşadıklarını önemsedikleri anlamına gelmez. İşin temelinde, empati duymadan dinlemek tam olarak da budur.

Bu nedenle, aktif bir tutumunuz yoksa empati kurmanın bir anlamı olmadığına inanıyor. Gerçekten empatik olmak için, önümüzdeki kişinin ve hikayelerinin esasen farkında olmamız gerekir.

Dahası, Paul Bloom’un belirttiği gibi, bazen empatik görünen ama başkalarına yardım etmek için hiçbir şey yapmayan insanlar da var. Söz konusu bireyler sadece kendileri hakkında iyi hissetmek için empati gösterirler.

Bu nedenle, sadece orada olmak, hissetmek ve diğer kişiyi anladığımızı göstermek yeterli değildir. Bu duyguyu, onlarla kurduğumuz bu bağlantıyı aktif olarak göstermemiz gerekir.

Empatik duymadan dinlemek

İnsanlar, günlük etkileşimlerini ritüelleştirmeye o kadar meyillidir ki, başkalarıyla olan ilişkilerindeki duygusal bağlantı eksikliğinin farkına varmaları neredeyse imkansız hale gelir.

Çok karakteristik bir örnek, onlara bir şey anlatan çocuklarına neredeyse otomatik olarak cevap veren babalar ve annelerdir. “Evet, çizimin çok güzel” ve “Gerçekten mi? Çok ilginç” gibi ifadeleri o kadar tekrar ederler ki bu cümleler en sonunda anlamını yitirir. Bazı ebeveynler, meşgul oldukları aktiviteye devam edebilmek için verdikleri bu hızlı ve geçiştirici yanıtların çocukları tarafından fark edilmediğini düşünüyor ancak onlar her şeyin farkında.

Bu, çocuklarımızı tüm kalbimizle sevmediğimiz anlamına gelmez. Tam aksine, yoğun hayatımızın ilişkilerimize müdahale ettiği anlamına gelir. Hareketli bir programa sahip olan ebeveynler her zaman sorumluluklarına odaklanır ve empati duymadan dinleme eğilimindedirler.
üzgün bir çocuk

Empatik olmayan tepkiler duygusal bağlantıya engel olur

Hepimiz, aslında aklı başka yerlerde gezinen birileri karşısında konuşmuşuzdur. Bazen gerçekten içten bir şekilde bizi dinleyen biriyle konuşmak istemişizdir ancak karşı taraf bizi duymadan sadece kafasını sallamıştır. Sanki ortada  duygusal hiçbir bağlantı yokmuş gibi, sadece boş bir sohbetin bir parçası olmuşuzdur.

Bazı zamanlarda ise insanlar bize hiç yardımcı olmayan cevaplar verir. İşte bu tür cevaplara bazı örnekler:

  • Öğüt veren yanıt: yapman gereken şey…
  • Empatik kişisel yanıt: çok fazla abartıyorsun, bunda yanlış bir şey yok!
  • Düzeltici yanıt: yanılıyorsun.
  • Sorgulayan yanıt: ama neden bunu düşündün / yaptın / söyledin?
  • Sakıngan yanıt: endişeli olduğunu anlıyorum ancak şu anda sana yardım edemem çünkü…

Gördüğünüz gibi, bu tür yanıtlar, empati duymadan dinlemenin açık örnekleridir ve sadece kendimiz hakkında kötü hissetmemize neden olurlar.

Hakiki empati beslemek ve aktif bir tutum

Empatik olma yeteneğimiz mevcut. Aslında, Londra’daki Psikiyatri, Psikoloji ve Nörobilim Enstitüsünden Dr. Anthony David, empatiyi ölçmenin mümkün olduğunu gösteren bir çalışma yürüttü.

Bu çalışma, dünyadaki herkesin empati kurabileceğini fark etmemizi sağladı. Bununla birlikte, insanlar, sosyal yeteneklerini geliştirmek konusunda irade eksikliği de çekiyorlar. Yani, evet, empatik canlılar olduğumuz doğru; ancak empatiyi gerektiği kadar etkili kullanmıyoruz.

Sonuç olarak, empati duymadan dinlemek oldukça normal hale geldi. Gerçekte başkalarına empati duymadığımız zamanlarda bile kendimizi kapsamlı, sabırlı ve ilgili bireyler olarak hayal ediyoruz.

Kendimizi bu konuda geliştirmek için aşağıdaki anahtar noktaları akılda tutmamız gerekir:
empati duymadan dinleyen ve duygusal kopukluk yaşayan çift

Empatiyi etkili bir şekilde nasıl kullanmalı

  • Empati yeteneğimizi geliştirmek için, acele etmeden veya mazeret uydurmadan hazır bulunmayı öğrenmemiz gerekir.
  • Göz teması anahtar noktadır. Onu yargılamadan diğer kişinin gözlerine bakmamız gerekir. Bakışlarımızla sevgi ve anlayış iletmeyi öğrenmeliyiz.
  • İkincisi, nasıl cevap vereceğimizi bilmeliyiz. Eleştiri, yargı ya da “yerinde olsam bunu yapardım” veya “farklı davranmalıydın ” gibi ifadelerin hiçbir yararı yoktur.
  • Her şeyden önce empati proaktif olmalıdır. Sizi anladıklarını söyleyen ancak bu konuda yardım etmek adına hiçbir şey yapmayanlar karşı tarafa yalnızca sahte umutlar verirler.
  • Birine değerli olduğunu söylemek ve onu ihmal etmek söz konusu bireye gerçekten zarar verebilir.

Sonuç olarak, bu alanda uzman olduğumuzu varsaymamız gerekir. Her zaman öğrenilecek ve geliştirilmesi gereken yeni bir şey vardır. Azar azar, empati yeteneğimizi geliştirebiliriz ve bu da daha iyi, daha gerçek ilişkiler kurmamıza neden olabilir.

  • Shari M. Geller and Stephen W. Porges, “Therapeutic Presence: Neurophysiological Mechanisms Mediating Feeling Safe in Therapeutic Relationships” Journal of Psychotherapy Integration, 2014, Vol. 24, No. 3, 178–192.
  • Lawrence, EJ, Shaw, P., Baker, D., Baron-Cohen, S., y David, AS (2004). Medición de la empatía: fiabilidad y validez del cociente de empatía. Medicina psicológica , 34 (5), 911–919. https://doi.org/10.1017/S0033291703001624