Elisabeth Kübler-Ross: Ölüm Hakkında Bize Dersler Veren Bir Psikiyatr

Nisan 20, 2021
Hayatımızın sonuna ulaştığımız an, olayları daha net gördüğümüz zamandır. Elisabeth Kübler-Ross, ölümü anlamak için bize değerli bir miras bırakmanın yanı sıra, ölümün eşiğinde olanları onurlandırmak için palyatif bakım tekniklerini uygulamaya koydu.

Elisabeth Kübler-Ross, Batı’nın ölümü gözlemleme, tedavi etme ve anlama şeklini değiştirdi. Ölümü insanlaştırdı ve palyatif bakım akımını başlattı. Ayrıca yasın evreleri hakkındaki meşhur teorisiyle yüzleşmemizi öğretti ve bize bu sonun geride kalanlar için o kadar da kötü olmadığını hatırlattı. Bir trend oluşturdu ve bize varlığı günümüzde de inkar edilemez bir miras bıraktı.

İsviçre doğumlu bu psikiyatrist 28 üniversitede fahri doktora ünvanı aldı. Çalışmalarının çoğunu gösteren bir belgeselde, dünyanın yarısı, Dr. Ross’un ölümün eşiğinde olanlara ve ölümcül hastalığa yakalan çocuklara son anlarında nasıl eşlik ettiğini gösteriyordu. Güçlü bir duyarlılığa sahipti. Bu dünyadan ayrılacaklara ve kalacaklara umut vermeyi, yaşama sevincini aşılıyordu. Bu konuda tarih yazmıştı.

Hatta ona “ölümün annesi” adını verdiler, ama gerçekte o “hayatın annesi” idi. Çünkü bize öğrettiği şey; insan kaybının varlığımızın bir parçası olduğunu anlamaktı. Önemli olan, insanların başka bir uçağa yolculuğa çıktığı anları onurlandırmayı öğrenerek kalan günlerimizin her birinin tadını çıkarmaktır. Bu yolculuk, doktorun bizzat kendisine göre sevgi ve ışık doluydu.

“Ölenler her zaman harika hayat derslerinin öğretmenleri olmuştur, Hayatımızın sonuna doğru yaklaştığımız zamanlar bunu en net gördüğümüz zamanlardır. Bizimle hayat derslerini paylaşarak, ölenler bize hayatın muazzam değeri hakkında çok şey öğretirler.”

– Elisabeth Kübler-Ross

Kubler Ross gençken

Elisabeth Kübler-Ross: Kendi kariyerini inşa eden kadın

“Sekreter olabilirsin veya ev işi yapan bir hizmetli olabilirsin, ancak asla tıp okuyamayacaksın.” Elisabeth Kübler-Ross’un babası, 8 yaşın biraz üzerindeyken doktor olma hayalini anlattığında ona söylediği şey tam olarak buydu. 8 Temmuz 1926’da Zürih’te dünyaya geldi ve üç üçüz arasında en küçüğü ve en kırılganıydı, ancak bu onun 16. doğum gününde evini terk etme kararını değiştirmesine engel olamamıştı. Babasının karşı çıkması, isteklerine duvar örmeyecekti ve yalnız olarak kendi yoluna devam etme kararı almıştı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında gönüllü olarak hastanelere yardım etti ve mültecilerle ilgilendi. Savaşın sonunda Zürih Üniversitesinde tıp diplomasını almayı başardı ve ABD’li bir doktor ile tanıştı. Akabinde evlendiler ve Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındılar. Burada Colorado Üniversitesinde psikiyatri alanında uzmanlığını almayı başardı.

Ölmek üzere olanlara saygınlığını verme gerekliliği

Dr. Kübler-Ross Amerika Birleşik Devletlerine geldiğinde, ölümcül hastalığı olan insanlara, özellikle de ölümcül hastalığı olan çocuklara yönelik psikolojik bakım eksikliği karşısında çok etkilenmişti. Ayrıca ölmek üzere olanlara, ölüm döşeğindeki insanlara karşı dikkatsizlik ve hassasiyet eksikliğinin de farkındaydı. Bütün bunları değiştirmeye çalıştı ve başlayan şey gerekli bir devrimdi.

  • Palyatif bakımın modern temellerinin atılmasında öncü olmuştur. Ölüm ve Ölmek Üzere (1969) adlı kitabında, birçok hastanede uygulanmaya başlanacak olan Kübler-Ross modelini ortaya koymaktadır.
  • Ayrıca Chicago Üniversitesinde ölüm sürecini ve ölümcül hastaların destekleme ihtiyacını anlamayı öğrettiği yeni bir konu tanıtmıştır. Bu sınıflara, hastalar, yaşayacak çok az vakti olanlara tanıklık etmek için geliyorlardı.

Bu dersler sayesinde, ölümcül hastalığı olan bir kişinin yaşadığı aşamalar belirlendi ve tanımlandı: inkar, öfke, müzakere, depresyon ve kabullenme.

Aile bireylerine dikkat etmek ve kaybın yasını tutmak

Elisabeth Kübller-Ross binlerce aileye yardım etti. Bunu, acı çeken ve ölüm döşeğinde olan kişiye saygı göstererek ve kişi bu hayattan gittikten sonra ailesine ölen kişinin kaybıyla mücadele etmeleri için stratejilerini öğreterek yaptı. Klasik yas modeli, bu deneyimlerde ortaya çıkan duyguları yönetmeyi kolaylaştırdı.

Aynı şekilde, çalışmaları ve idealleri, onurlu bir ölümü teşvik etmek için birden fazla vakfın kurulmasını destekledi. AIDS’ten etkilenen çocuklar için bir darülaceze bile kurmaya çalıştı, ancak salgının ilk yılları olduğu için bunu gerçekleştirmede birçok eleştiri aldı ve engelle karşılaştı. İçinde kalan ukdelerden biri olmuştu.

Dr. Kübler-Ross, ölüm üzerine 20’den fazla kitap yazdı. “Yaşam, Ölüm ve Geçiş” atölyelerini öğretmek için dünyayı dolaştı. Elde ettiği gelirin tamamını, insanların kayıplarının üstesinden gelmesi, hastalıkları, korkuları ve yaşam sonu kaygılarıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak için düzenlediği fona aktarıyordu.

ölüm üzerine

Kübler-Ross: Şafak gibi ölüm, başka bir aşamaya geçiş

En tartışmalı kitaplarından biri şüphesiz Ölüm Yeni Bir Doğuştur idi. Bu kitapta çok özel bir fikri tanıttı, ölüm sadece yeni bir bilinç durumuna geçme evresidir. Işıkla çevrili, sevgi ve tarif edilemez bir esenlik dolu bir duruma geçmek… O aşamaya geçtikten sonra, doktorun yaklaşımına göre, bir ruhsal gelişim yolculuğu başlar.

Bu görüş bilim camiası tarafından eleştirilmiştir. Onun modellerinin, Palyatif bakım ve kayıp ve hastalıkla başa çıkma modellerinin iyi karşılandığı ve desteklendiği bir gerçektir. Ancak, ona göre ölümün ne olduğuna dair daha samimi ve manevi vizyonla ilgili yönleri pek iyi karşılanmamıştır.

Bunun dışında, bu fikri ve vizyonu destekleyen, bu bakış açısını uygulayarak rahatlayan pek çok insan vardır. Ölüm ve yaşam üzerine verdiği güven verici ve umut dolu dersleri günümüzde de karşımıza çıkmaya devam etmektedir.

  • Kübler-Ross, Elisabeth (2005) La muerte un amanecer. Luciérnaga
  • Kübler-Ross, Elisabeth (2001) Sobre la muerte y los moribundos. Luciérnaga
  • Kübler-Ross, Elisabeth (199) Sobre la muerte y el dolor. Luciérnaga
  • Kübler-Ross, Elisabeth (2003) La rueda de la vida. Luciérnaga