Yasın Öfke Aşaması: Nasıl Bir Şey?

25 Şubat, 2020
Birini kaybetmek sizi sürekli bir öfkenin içerisine sıkıştırabilir. Hayatınızdaki bu özel kişinin başına bunun neden gelmiş olduğunu anlamazsınız. Bu öfke hissi yas sürecinde son derece yaygındır.
 

Öfke yasın son derece yaygın görülen bir aşamasıdır. Ne yazık ki, birçok insan öfkede sıkışıp kalır. Duygusal anlamda yıkılırlar ve kendilerine yakın birilerini kaybetmiş olmak dolayısıyla ortaya çıkan öfkelerini aşamazlar. Öfke ve olanları kabul edememekten oluşan, mizacınızı değiştirip sizi limitleyen bu duygu düğümü ile başa çıkmak kolay değildir.

Shakespeare ağlamanın acıyı hafifletebileceğini söylemiştir, ama ya bu duygusal boşalma aşamasına ulaşamıyorsanız? O zaman bir kayaya dönüşebilir ve yas hissinizin daha derinlerine batmaya devam edebilirsiniz. Dolayısıyla, Elisabeth Kübler-Ross’un tanımladığı yasın 5 aşaması arasındaki en zorları öfke ve hayal kırıklığı olabilir.

Bu, bu insanı kaybettiğiniz fikrini hazmetmeye başladığınız aşamadır. Ancak, bunu kabul etmek yerine isyan etmeye başlarsınız. Suçlayacak biri veya bir şey bulmaya çalışırsınız. Sürekli bir adaletsizlik, dargınlık ve öfke hissetmeye başlarsınız ve bu hisler vücudunuz ve zihninizde büyümeye devam eder.

Bu yoğun hislerin hepsi öfkeli bir fırtına haline gelir, çamaşır ipine asılı olan kıyafetleri savurur, sarsar, deforme eder ve eşyaları ipten ayırmaya çalışır. Hayatınız üzerinde kontrolünüzü sürdürmek istersiniz ama bunu yapabiliyor gibi hissetmezsiniz. Bunun sebebi öfkenizin hiddet haline gelmiş olmasıdır ve bu hiddet sizi olmadığınız bir şeye dönüştürebilir.

“Baskılanmış keder sizi boğar, göğsünüzün içerisinde esip gürler ve gücünü katlamaya zorlanır.”

– Ovid

 
Öfkeli bir şekilde bağıran bir kadın.

Yasın Öfke Aşaması

Yasın öfke aşaması temelde bir kaybınız olduğu fikrini güçlü bir şekilde reddetmenizdir. Yasın, tıpkı öfke gibi, beynimiz onu bir tehdit olarak algıladığı için insanların hayatta kalmasına yardımcı olmuş olan içgüdüsel bir tepki olduğunu da unutmayın. Sizin için önemli birini kaybetmekten daha etkili ne olabilir ki? Dolayısıyla acı çok büyük olur ve beyniniz de buna tepki verir.

Bu tip şeyler yaşamak tamamıyla normaldir. Aynı zamanda, Columbia Üniversitesinden Dr. George A. Bonnano’nun yönetmiş olduğu çalışma gibi çalışmalar yasın “normatif” bir şekli olmadığını iddia ederler. Diğer bir deyişle, Dr. Kübler-Ross bu aşamaları doğru bir şekilde tanımlamış olsa bile herkes bunları farklı şekillerde ve farklı bir sırada deneyimler.

Bununla birlikte yasın, donmuş veya ertelenmiş yas gibi özellikle karmaşık biçimleri de vardır. Bu durumların ikisinde de yasınızı ve kederinizi çözmeden sizinle beraber yıllarca taşırsınız. Bu neredeyse her seferinde depresyona yol açar. Ancak bugünkü konumuza geri dönelim: yasın öfke aşaması.

Olan Şey ve Cevaplanamayan Sorular İle İlgili Bir Takıntı

 

Birini kaybettiğinizde kendinize birçok soru sormanız normaldir. En yaygın görülen sorulardan biri daha ziyade kendinize acıyormuşsunuz gibi görünebilir ama aynı zamanda öfke ile de doludur. Bu soru, kendinize sorduğunuz “Neden o?” sorusudur. “Neden bu babama olmak zorundaydı? Hala çok gençti! Çok nazikti ve hayatı çok seviyordu. Neden bu kadar erken gitmek zorundaydı?”

Eğer yasın bu aşamasında sıkışıp kalmış haldeyseniz bu tip düşünceler zihninizde sabitlenmiş saplantılar haline gelir. Olan şeyler ile ilgili takıntılarınız veya bir açıklama ya da suçlayacak bir şey bulmaya çalışmak yas sürecindeki öfkenin geri bildirim döngüsünün son derece yaygın bir parçasıdır.

Aşırı Duyarlılık

Yasın öfke aşaması genellikle ekstrem aşırı duyarlılık da içerir. Birden bire aniden ortaya çıkan herhangi bir beklenmedik uyaran, olay ya da haber sizi derinden etkiler. Sonrasında bu şeyleri zihninizde (negatif bir şekilde) büyütürsünüz ve sizi harap edip uyumsuz hale getirmesine izin verirsiniz.

Kişilik ve Mizaç Değişimleri

Öfke ve hiddet hakkında anlamanız gereken bir şey, bu duyguların sizi gerçekten dönüştürebilecek olmalarıdır. Bu duygular sizi olmadığınız birine, hoşlanmadığınız birine ya da olmak istemediğiniz birine dönüştürebilir.

Motivasyonunuzu kaybetmeye başlayabilirsiniz. Eskiden hakkında tutkulu olduğunuz şeyler artık ilginç gelmemeye başlar. Sabrınız ve merakınız yok olur. Diğer insanlar ile bağlanmayı bırakırsınız. Belki de en kötüsü ise, tüm empatiniz kaybolur, çünkü ıstırabınız sizi sadece kendinize odaklanabileceğiniz bir noktaya yerleştirir.

 
Yas tutan bir adam.

Apati, Fiziksel Acı ve Minör Depresyon

Yasın öfke aşaması belirli psikosomatik problemlere de yol açabilir. Bundan dolayı karın ağrısı, fiziksel ve zihinsel yorgunluk, baş ağrıları, insomni ya da enfeksiyon geliştirme riskinizin artması gibi durumlarla da karşılaşabilirsiniz. Ayrıca bazı minör depresyon semptomları geliştirmeye de başlayabilirsiniz ve bu semptomları tedavi etmezseniz daha kötü hale gelebilirler.

Yasın Öfke Aşamasın Nasıl Atlatılır

Yasın bu aşaması ile birlikte ortaya çıkan öfkenin ana tehlikelerinden biri sizi zararlı olma potansiyeline sahip olan davranışlarda bulunmaya götürebilmesidir. Bazı insanlar içki içmeye, kumar oynamaya veya kayıplarının acısını “unutmalarına” yardımcı olacak herhangi bir şeye dönerler.

Bundan dolayı, bu aşamayı tedavi edip atlatmak söz konusu olduğunda terapi iyi bir fikir olmakla kalmaz, ancak büyük ihtimalle hayatınızın kontrolünü tekrar elinize almanın ve yolunuza devam etmenin tek etkili yoludur da. Kullanabileceğiniz stratejilerden bazıları şunlardır:

Bu Aşamayı Atlatmak İçin Bazı Stratejiler

 
  • Önceden sağlığınızın değerlendirilmesi. Terapiye başlamadan önce başka bir hastalığın söz konusu olmadığından emin olmak için hasta bir tıbbi muayeneden geçmelidir.
  • Eğer terapiye gidecekseniz terapiyi devamlı bir şekilde takip etmeye de kararlı olmalısınız.
  • İyi tekniklerden biri bilişsel yeniden yapılandırmadır. Bu yöntemi sizi sınırlayan irrasyonel düşüncelerinizi tanımlamak için kullanabilirsiniz. Bu duygularınızı kanalize etmenizi, biraz rahatlamanızı ve derin duygusal acınızı hafifletmek için bazı kaynaklar bulmanızı kolaylaştıracaktır.
Dışarıda çıplak ayak yürüyen bir kadın.

Bu tür bir tedavinin ihtiyaçlarınıza bağlı olarak fazlasıyla değişebilme eğiliminde olduğundan bahsetmek de önemlidir. Ayrıca bu sürecin hızlı olmasını da beklemeyin. Bu, danışan ve terapist arasında sıkı bir bağ olmasını gerektiren uzun bir süreçtir.

Ancak endişelenmeyin, başarı oranları çok yüksektir ve bu aşamada takılıp kalsanız bile hala bu aşamayı geçebilirsiniz. Nancy O’Connor’ın Sevgi İle Bırakmak: Yas Tutma Süreci kitabı gibi kitaplar da yas tutan biri için çok yardımcı olabilir.

 
  • Bonanno, G. A., & Kaltman, S. (2001). The varieties of grief experience. Clinical Psychology Review21(5), 705–734. https://doi.org/10.1016/S0272-7358(00)00062-3
  • Shear, M. K., & Mulhare, E. (2009). Complicated Grief. Psychiatric Annals38(10), 662–670. https://doi.org/10.3928/00485713-20081001-10
  • Kübler-Ross, E. & Kessler, D (2016). Sobre el duelo y el dolor. Ed. Luciérnagas CAS.
  • Neimeyer, R., (2007). Aprender de la pérdida. Una guía para afrontar el duelo. Ed. Paidós.
  • O’Connor, N., (2007). Déjalos ir con amor. La aceptación del duelo. Ed. Trillas.