Duygusal Okuryazarlık: Duygularınızı Tanımlamak, Anlamak ve Yansıtmak

· Ekim 24, 2018

Ne hissettiğinizi bilmek her zaman kolay değildir. Bazılarımız bunu diğerlerinden daha iyi başarabilse de, duygusal alan hala gizemini korumaktadır. Bu sebepten ötürü, duygusal okuryazarlık oldukça önemlidir.

Kimse bize duyguların ne olduğunu, ne işe yaradığını ya da nasıl tanımlayacağımızı öğretmedi. Okullarda bu konular işlenmiyor. Ve hiçbir zaman yalnızca başkalarının bize yapmamızı söylediklerini kabul ettiğimiz eğitim sistemimizin önemli bir parçası olarak görülmedi. Duygular yıllar boyu dikkat çekmedi, ama şimdilerde ufak ufak hak ettikleri ilgiyi görmeye başladılar.

Sosyal varlıklar olmamızın da ötesinde, duygusal varlıklarız. Bu demek oluyor ki içinizde her şeyi işleme şekliniz nasıl hissettiğinizi belirleyecektir. Şimdi, duygusal okuryazarlığın ne olduğuna daha detaylı bir şekilde bakalım.

“Sosyo-duygusal öğrenme, çocukların iletişim ve sosyal kaynaşma yetilerinin gelişmesine yardımcı olur.”

– Neva Milic Müller

Duygusal okuryazarlık nedir?

Okuryazarlık kelimesi genel olarak birine okumayı ya da yazmayı öğretmekle ilişkilendirilir. Konu eğitime gelince bazı temel yetiler vardır. Fakat ne öğrettiğinize bağlı olarak bu konseptin farklı yönlere doğru dallanıp budaklandığı da görülür. Örneğin, bilgilendirici, bilimsel ve teknolojik okuryazarlık da okuryazarlık çeşitleri arasında yer alır.

Sağlığımızı ve mutluluğumuzu etkileyen en ilginç şeylerden biri duygusal okuryazarlıktır. Bu, duygular hakkında eğitim verme sürecidir ve bu eğitim, okulda başlar.
çizim yapan çocuklar
Duygusal okuryazarlık, kişilere duyguların ne olduğunu, ne işe yaradığını ve onları nasıl ifade edeceklerini öğretmektir. Bu, insanların kendilerini ve diğerlerini duygusal düzlemde anlayabilmelerini öğretmek demektir. Bu, birçok ilkokul ve anaokulunun duygusal eğitim programlarıyla desteklemesi gereken eğitimsel bir görevdir.

Ve bir not düşmek gerekirse, duygusal okuryazarlık ve duygusal eğitimi eş anlamlı olarak kullanabilirsiniz. Bu kavramlar farklı isimleri olan ama aynı istikamette yoluna devam eden iki tren gibidir.

“Duygusal eğitim, duygusal gelişmeyi destekleyen stabil ve kalıcı bir eğitimsel süreçtir. Bütünsel bir kişiliğin oluşturulması adına gerekli olduğu için, bu gelişim kognitif gelişmenin zorunlu partneridir.”

– Rafael Bisquerra

Daniel Goleman ve Rafael Bisquerra gibi yazarlar bu kavramı geliştirmekle ilgilendiler. Goleman, eğitimin karakter, ahlaki gelişim ve vatandaşlık görevleriyle ilgili olduğu kadar, duygusal okuryazarlık ve duygusal zeka ile ilgili eğitimle de ilgili olduğunu belirtir.

Duygusal okuryazarlık, ilişkilerinizde karışıklığa sebep olan davranışlarla, agresiflikle ve çatışmalarla başa çıkma yetisi sağlar. Çünkü düşündüğümüzde, duygusal yetilerin eksikliği bu tarz sorunlara yol açar. Bundan dolayı, eğer insanları duyguları konusunda eğitirsek, bu tarz şeyleri daha az deneyimleyeceklerdir.

Duygusal okuryazarlığın amaçları

İnsanların duygusal dünyalarını keşfetmelerine yardımcı olmanın aynı sıra, duygusal okuryazarlığın bazı belirli amaçları da vardır:

  • Zayıf duygusal performans vakalarını tanımlamak.
  • Duyguların ne olduğunu ve diğer insanların duygularını anlamak. 
  • Duyguları sınıflandırmayı öğrenmek.
  • Duygusal seviyeleri düzenlemek ve işletmek.
  • Günlük hayatın zorluklarına karşı hoşgörülü yaklaşabilmek.
  • Bağımlılık yapan maddelerin tüketiminin ve diğer riskli davranışların ortaya çıkmasının engellenmesi
  • Dirençlilik sağlamak. 
  • Hayata karşı olumlu bir duruş sergilemek.
  • Kişiler arası sorunların önlenmesi.

Empati kurmayı, kişinin kendini duygusal olarak kontrol etmesini ve memnuniyet durumunu uzatmayı öğrenmek gibi farklı amaçlara işaret eden yazarlar da vardır. Bunların hepsi, yalnızca sağlığınızda rol oynamakla kalmayan olumlu davranışlardır. Aynı zamanda diğer insanların sağlığında da rol oynarlar.

marka tutan çocuk

Duygusal okuryazarlığın faydaları

Duygularımızı daha iyi anlamak bizi daha zeki hale getirdiği için daha çok mutlu oluruz. Bu, yalnızca kognitif şeylerle ilgili olmayan bir çeşit bütünsel zekadır. Kesinlikle duygusal ve davranışsal kısımları da vardır.

Yani, önemli olan yalnızca ne hissettiğinizi yoklamak değildir. Aynı zamanda duyguları nasıl ifade ettiğinize ve duygularınızın size gönderdiği bilgileri nasıl işlediğinize bakmanız gerekir. Son olarak, duygularınızı işleme biçiminiz, akıl sağlığınız için önemli bir rol oynar.

Bu öğrenme ve öğretme sürecinden yararlanacak kişiler yalnızca çocuklar değildir. Konuyu öğretirken, öğretmenler ve eğitim işindeki tüm topluluk da bir şeyler öğrenirler. Ebeveynler dahi çocukları ile çocuklarının sınıfta öğrendikleri üzerine çalışırlarsa, bir şeyler öğrenebilirler.

Duygusal okuryazarlık çok önemli bir kavramdır. Bu da demek oluyor ki bu, aynı zamanda harika bir fırsattır. Kendinizi ve diğerlerini tanımak için değerli bir yoldur. Çaba sarf etmeye kesinlikle değecek bir şeylerin uyanışıdır.