Dezenformasyon Kurbanı Olmaktan Kaçınmanın Beş Yolu

Eylül 18, 2019
Dezenformasyon ile mücadele etmek için bilincinizi ve kendi ölçütlerinizi geliştirmelisiniz. Bu, kimsenin kuklası olmamanız için önemlidir.

Bugünlerde insanlar sadece meşgul olmak ve eğlenmek istiyorlar. Kendimizi bir paradoks içinde bulduk, çünkü geriye dönüp baktığımızda, şu ana kadar bugünkü kadar dikkat dağınıklığı yaşadığımız bir zaman olmadığını fark ediyoruz. Ancak, sürekli bulutların üzerinde olmak dezenformasyon kurbanı olmak gibi sonuçlara yol açar.

Günümüzde hiç olmadığı kadar bilgi akışı yaşıyoruz. Baktığınız her yerde bilgi var, ama çoğu sahte ya da çarpık bilgiler.

“Hırçın bir çabayla yalan söylüyorum, yalanımı gerçek olana kadar tekrar edeceğini düşünerek.”

– Lady Gaga

Dezenformasyon özellikle politikada çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Genelde seçim kampanyaları sırasında, hassas konularla ilgili çok fazla dezenformasyon vardır ve birçok insan sempati duyuyor ve çevrelerine karşı ilgisizleşiyor. Bu bir stratejidir.

Dezenformasyon kurbanı olmamak için ne yapabilirsiniz?

1. Düşüncelerinizi filtreden geçirin

Bilmenize değecek şeyleri belirlemenize yardımcı olmak için farkındalığınızı geliştirin. Mesela beyzbolu seviyorsunuz, ama üstüne fazla düşünmüyorsunuz. Neyi bilmek istediğinizi değil neyi bilmeniz gerektiğini tanımlamaya çalışın.

Sizi doğrudan etkileyen şeyleri bilmeniz gerekiyor. Dezenformasyonla savaşmak istiyorsanız, bu konulara öncelik verin. Aksi halde, zamanınızı ilginç olsa da alakasız bilgilerle boşa harcarsınız.

sahte haber uygulama

2. Kaynaklarınızı filtreden geçirin

Bu, dezenformasyon kurbanı olmamak için en etkili yollardan biridir. Günümüzde, söylenenden şeyden ziyade, kimin neyi söylediği daha önemlidir. Herhangi biri yanlış bilgiler yayabilir, bunlar viral hale gelebilir ve insanlar bu bilgilerin doğru olduğuna inanmaya başlayabilir.

Kaynaklarınızı dikkatlice seçin. Kaynaklar sağduyulu olmalıdır. Sadece büyük medya kaynaklarını takip etmenize gerek yok, aslında onlar da sizi yanlış bilgilendirmiş olabilir. Sadece iyi bir üne sahip siteleri veya insanları seçin. Bu kaynaklar yanılmaz değildir, ancak söyledikleri konusunda daha sağduyulu olacaklardır. Kandırılmaktan kaçınmanın en iyi yolu budur.

3. Dezenformasyon ile mücadele için kitaplar okuyun

Çoğu zaman, kitaplar güvenilirdir. Bir kitap yazmak, sosyal medyaya bir söylenti yaymaktan daha zordur. Çok daha fazla efor gerektirir. Ayrıca, yayınlayan yayın evini de dikkate almalısınız.

Kitaplar, özellikle tartışmalı konular hakkında mükemmel bilgi kaynaklarıdır. Profesyonel kariyerlere veya edebi üne sahip yazarlar en iyi kitapları yazabilir. Kitaplar size bilgi dışında başka bir şey daha verebilir: fikir oluşturmanıza yardımcı olurlar.

gazeteler yoluyla dezenformasyon

4. Eleştirel düşüncenizi kullanın

Eleştiri, aslında bir şeydeki veya birisindeki olumsuz şeylere işaret etmek değildir. Eleştiri, bilgiyi değerlendirmek ve eleştirel düşüncenizi geliştirmekle ilgilidir. Bunu yapmanın en iyi yolu, bazı kriterlere sahip olmak ve size söylenen hiçbir şeye inanmamaktır.

Size verilen bilgilerin arkasındaki niyetleri düşünün. Belki de sizi etkilemeye çalışıyorlar ya da dünyaya bakışınızı şartlandırıyorlar. Argümanları geçerli mi, yoksa sadece zayıf ve münferit kanıtlar üzerine mi inşa edilmiş? Şüpheci olmak, eleştirel düşünme geliştirmenize yardımcı olur.

5. Bilincinizi geliştirin

Bazı insanlar hiçbir şey bilmek istememe eğilimindedir. Bazen bulutlar üstünde olmak, bir şeyler hakkında mümkün olduğunca düşünmemek istersiniz.

Bu sağlıksızdır. Her şey için endişelenmeniz ya da çok fazla bilinçli olmanız gerekmese de, bir denge bulmanız gerekir. Neyin önemli olduğuna odaklanmak ve önemli olmayan şeylerle vaktinizi boşa harcamayı bırakmak için bilincinizi geliştirin.

Dezenformasyonun kurbanı olmayın. Aksi takdirde özgürlüğünüzü, berrak ve kararlı bir zihne sahip olma şansınızı kaybedeceksiniz. Bu yüzden bilgileri filtreden geçirmelisiniz. Bu, bilincinizi artırmanıza ve daha iyi kararlar vermenize olanak sağlar.

  • Arriagada, H. F. G. (2013). Desinformación en Internet y hegemonía en redes sociales. Gestión de las Personas y Tecnología, (16), 26-34.