Bugün Geri Kalan Hayatımın Mükemmel Olmasını Seçiyorum

27 Nisan, 2017
 

Bugün mutlu olmayı seçiyorum, kendimi önceliğim yapmayı, kendime bakmayı ve kendimi biraz daha sevmeyi seçiyorum. Yıldızlar, ilerlediğim hayat yoluma ışık veriyor, böylece yoluma çıkan her şey güzel oluyor. Cesur olmayı seçiyorum ve sevdiklerime nasıl mutluluk vereceğimi biliyorum.

Güzel hedefler belirlemek, belki daha fazlasını hak ettiğimizi görmek, hayatı kolundan yakalamak için önce kendimizi ikna etmek ve mutluluğa ulaşmak için yelkenlerimizi rüzgara çevirmek için geç değil.

Hayatınızın en güzel kısmı daima şu andır. Rüyalarınızın motoru bu başlangıç çizgisinde çalışmaya başlar ve küllerinizin, en güzel yıldızları yakmasını sağlar: yolunuzu aydınlatacak yıldız.

Kimi zaman ve farkında olmaksızın, insanlar olarak oyalanırız. Kendimizi yaşamaktan ziyade ”var olma”ya kısıtlarız. Ekonomik nedenler yüzünden bunu başaramayan kişilerden söz etmiyoruz, çünkü çok az parası olup da gerçek,dopdolu ve mutlu bir yaşam süren birçok insan var.

İnsanın kendini dengeleyerek tüm kalbiyle yaşadığı, gerçekten sevdiği şeyleri yaptığı ve ona gerçekten karşılık veren kişilerle çevrili olduğu mutlu bir hayattan söz ediyoruz.

Sonu gelmeyen bekleme odalarına sıkışıp kaldığımız, o gerçek ve özgün hayat için bilet sırasında beklediğimiz zamanlar vardır çünkü kişisel gelişimimizi tamamen engelleyen eşyalara, durumlara ve hatta insanlara bağlıyızdır.

Hayat, hayat değil de var olmaktan ibaret olduğunda

 

Hayatımız boyunca mutluluğun garanti olmadığı farklı evrelerden geçeriz. Bunlar, hayatın hayat değil yalnızca geçip giden günler olduğu anlardır. Kendimizi güçsüz hissederiz, yoğunluk ve heyecan yoktur.

Kayıp umutlar, yüzleştiğimiz bir gerçektir. Bu yüzden bugün geçmişimi ve gerçeklerimi kullanıp şu anımın acı olmadan, sansürlenmeden yenilenmiş bir enerjiyle uyandırılmasını sağlamayı seçiyorum…

Kim, günlük rutine ve başkalarının onlar için taptığı tercihlere kapılırsa, yollarını her gün biraz daha kaybeder. Elbette artık kendini tanıyamayacağı bir zaman gelecektir çünkü kişiliği, öz saygısının artık sığınamayacağı eskimiş bir battaniye halini alacaktır. Orada artık hiçbir şey olmayacaktır.

Bazen bizi sorgulamaktan vazgeçmeye koşullandıran belli durumlar yaşarız. “İşim beni mutlu etmiyor, biliyorum, haklarımı çiğniyorlar ama en azından para kazanıyorum. Bu işi bırakmak çok riskli ve sağlığımı tehlikeye atma pahasına da olsa, bu işi bırakamam…

Kişisel gelişimimizin tıkanıp sınırlanmasının bir diğer nedeni de hayallerimizi kısıtlayan romantik partnerlerdir. Alanımıza, hedeflerimize öyle engel olurlar ki bu rüzgara kapılıp gitmeyi seçeriz…

Aslında hayatımızı, hayalini kurduğumuz o gerçek hayatı ertelememizin bir çok nedeni vardır. Kararsızlık ya da rahatlık alanımızdan çıkma korkusuyla o kapıları kapatan bizzat biz olabiliriz.

Yaşamsal gelişimimizin düşmanları, daima dışarıda değildir. Bazen bizim için en büyük tehlike, kendi düşüncelerimiz ve güçlerimizdir.

 

Bugün hayatımın en güzel kısmına başlamayı seçiyorum

Bu basit karar bile çok büyük bir adımdır. Mutlu olmak istediğimize ve mutlu olacağımıza karar vermek cesaret işidir ve kendimizi ilüzyon denen çok güçlü bir şeyle, bir yaşam projesiyle çevrelemeyi gerektirir.

Asla unutmamamız gereken bir şey var: mutluluk bir duygu değildir, çoğu zaman mutluluk bir karardır.

Bugünden itibaren hayatı ‘Bir kitabın sayfalarını atlayan bir kişi’ gibi görmeyi bırakacaksınız. Şimdi hayatınızın kitabını yazacak ve başkahramanı olacaksınız ve bunun için gerekli şu adımları atacaksınız:

  • Bugün hayatınızın geri kalanı başlıyor ve bu, varlığınızın en güzel kısmı olacak. Bu yüzden, mutluluğunuzun asında tek bir şeye bağlı olduğunu anlamalısınız: kendiniz ve tavrınız.
  • Her karar cesaret gerektirir. Dolayısıyla, kaderinizin mimarı siz olduğunuza göre, hayatınızda olmak istediğiniz kişi olmanızı engelleyen şeyleri değerlendirme zamanı. Sizi mutsuz eden, üzen ve özsaygınızı hafife alan şeylerin ne olduğuna karar verin.
  • Mutlu olmak için başkalarının reddettiği bazı şeyleri yapmanız gerekebileceğini unutmayın.
  • Hali hazırda canınızı nelerin yaktığını biliyorsunuz. Şimdi sizin için önemli olan ve asla vazgeçmeyeceğiniz şeylerden gözlerinizi ayırmayın: aileniz, arkadaşlarınız, hobileriniz, rüyalarınız…
 

Sevdiğiniz şeylere güç verin ve hayallerinizi cesaretlendirin: hayatınızın en güzel zamanı şu andır, çünkü kendinizle denge içindesiniz, çünkü başarabilirsiniz ve bunu hak ediyorsunuz.

Resimler: Pascal Campion ve Cindy Thornsen