İçinizdeki Çocuğu Özgür Kılarak Daha Mutlu Olmanın 7 Yolu

Nisan 1, 2017

Çocukluk, genelde sevgiyle andığımız bir dönemdir. Çocukken, bitmek tükenmek bilmeyen bir coşkuya sahip oluruz. Her nesne, bir oyuncağa dönüşebilir, her aktivite bir macera halini alır.

Zamanla büyür, yetişkin oluruz. Stres ve sorumluluklar, bütün hayatımızı kaplar ve oyun oynamak, içimizdeki çocukla bağlantı kurmak için biraz zaman ayırmayı unuturuz.

Hepimizin içinde taşıdığı o çocuğa bir el uzatmak önemlidir. Bazı çalışmalar, sorumluluk veya rekabet gerektirmeyen çocukluk aktivitelerine zaman ayırarak daha mutlu ve daha az stresli olunabileceğini ortaya koymuştur.

Haydi, hayatımızı yeniden kocaman bir çocuk parkına çevirelim.

Bugün içimizdeki çocuğu serbest bırakmanın 7 yolunu paylaşacağız sizlerle.

Boyama

Belki mandala boyama kitaplarını biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız, en yakın kitapçıya gidip sorun, çok şaşıracaksınız.

Gelip geçici bir trend değil bu. Mandala boyaması yaparken, konsantrasyon haline geçeriz ve günlük hayatımızın sorunlarından uzaklaşarak yaşadığımız stresi azaltmış oluruz.

Dışarıda oynamak 

Çocuklar, açık alanda zıplayıp oynar, her yere tırmanırlar. Biz yetişkinler ise dışarıda çok daha pasif davranırız: yemek yeriz, belki bir yürüyüşe çıkarız, bazen de spor yaparız.

Bu aktiviteler çok faydalı olsa da işin sırrı daha az planlı aktiviteleri yani rutinimizi bozan aktiviteleri denemektir. Bu yüzden denge gibi becerileri uygulamak üzere bedenimizi yeni durumlarla tanıştırmalıyız.

İşte bu nedenle, ağaçlara tırmanmalı, sallanmalı, ip atlamalıyız; çünkü bunlar pek alışkın olmadığımız fiziksel aktivitelerdir.

Dışarıda oynamak bizi hareketsiz yaşam tarzımızdan uzaklaştırır. Bu uygulamalar ve eylemler, stresimizi azalttığı gibi beynimizdeki unutulmuş alanları da uyandırır. Ayrıca endorfin salgılayarak bizi heyecanla doldurur ve maceraperest tarafımızla buluşturur.

Hayallere dalmak 

Hayallere dalmak, hiçbir şey yapmadan kendimize biraz zaman ayırmak demektir. Bu zaman içinde zihnimizin dilediği gibi dolaşmasına izin verelim.  

Bu, herhangi bir zaman olabilir: parkta çimenlere yatarken, banyo yaparken ya da kanepede oturup pencereden dışarı bakarken düşler kurabilirsiniz.

Önemli olan, “boşa zaman” geçirdiğinizi düşünüp kendinizi suçlamamaktır. Zihnimizi boşaltmak için biraz zaman ayırmak, günlük hayatımızdaki sorumluluklardan uzaklaşmak çok faydalıdır.

Hayallere dalmak, bize mola verdiği gibi yaratıcılığımızı güçlendirmek için de iyi bir mekanizmadır. Çünkü çoğu zaman zihnimizi serbest bıraktığımızda, düşüncelerimiz tanınır hale gelir ve sorunlarımızı ve içinde bulunduğumuz gerçekliği farklı bir şekilde görürüz.

Yaratıcılık

Bütün yaratıcı faaliyetler, pozitif ruh halinde olmamız için mükemmel bir uyarıcıdır. Yaratıcı bir hobiye sahip kişilerin, bu hobiyle uğraşırken stres seviyelerinin azaldığı kanıtlanmıştır.

Çocuklar boyama yapar, kağıttan şekiller yapar, hamurdan eşyalar yaparar, yapboz yaparlar… Burada önemli olan, yaratıcılığınızı serbest bırakmaktır. Maddi hiçbir sonucu olmayacak olsa bile, hatta bize faydası olmadığını düşünsek de bir şeyler üretme arzumuzu serbest kılmaktır.

Yemek pişirmeyi, örgü örmeyi, model yapmayı seviyor musunuz? Aklınıza ne geliyorsa deneyin. Önemli olan, hayatı daha az ciddiye almanızı sağlayacak aktiviteleri ellerinizle yapmanızdır. En azından bir süre için.

Sarılmak

Fiziksel temas kurma konusunda çocuklar daha serbesttir. Ne yazık ki, yaşlandıkça kendimizle başkaları arasında fiziksel bariyerler kurarız.

Ama sarılmak, el tutuşmak, sevdiklerimize dokunarak şefkat göstermek, mutluluk kaynağıdır.

Sarılmak, sevgi bağını güçlendirir, samimi bir ortam yaratır ve insanlar arasında anlaşmazlıklar yaşandığında, havayı yumuşatmak için iyi bir yöntemdir.

Şekerleme yapmak

Ya da genel anlamda iyi uyumak. Bazen uykumuzu feda ederek elimizdeki işi bitirmeye çalışıyoruz. Ama iyi uyumak ve bedenimizle zihnimizi dinlendirmek, sağlığımız için zaruridir.  

Uyurken, yenileniriz ve her gün bizi bekleyen görevleri yerine getirebilmek için gerekli enerjiyi ancak böyle sağlayabiliriz. Bazen şekerleme yapmak sayesinde günün geri kalanı için enerji toplayabiliriz.

Bu yüzden, uykunun boşa geçen zaman olduğunu düşünmeyin. Tam tersine, kendinize yatırım yapıyorsunuz.

Hata yapmaktan korkmamak 

Yaşarken öğreniyoruz. Ara sıra hata yapıyoruz ve bu çok normal: hata yapmak, öğrenmenin bir parçası!

Nedense biz yetişkinler, hatalarımızı yaşam yolumuzun bir parçası olarak değil, başarısızlık olarak görüyoruz. Hata yapmak, başarısızlık değildir: Denediğimizi gösterir ve öğrenmenin iyi bir yoludur.

Kısacası, dilediğiniz an ön yargılarınızdan arınıp oynayabilir, koşturabilir, zıplayıp dengenizi kaybedebilir ve pratik ya da ekonomik hedefler olmaksızın aktiviteler yapabilirsiniz. Böylece çocukluğunuzdan bir hazine olarak hatırladığınız umut ve coşkunun bir parçasını geri aldığınızı fark edeceksiniz.

İçinizde taşıdığınız çocuk, ona el uzatmanızı bekliyor. Haydi, çıkın dışarı ve birlikte eğlenin. 

7 Childhood Activities That Can Make You Healthier and Happier” makalesinden esinlenilerek kaleme alınmıştır.