Boşanan Sizsiniz, Çocuklarınız Değil

· Haziran 16, 2018

Resmi kayıtlara göre, 2016 yılında ABD’de 800.000’den fazla çift boşandı. Boşanma, tüm aile fertlerinin korunduğu şekilde ilişkileri düzenleyen yasal bir çerçeve sunuyor. Bununla birlikte, bu bir ailenin tüm yaşamındaki en zor deneyimlerden biri olabilir. Bazen boşanma karşılıklı anlaşmayla gerçekleşir ama prosedürün ilerlemesi için taraflardan birinin ilk adımı atması gerekmektedir. Aile kurumu, derin bir koruma, sevgi ve takdir duygusunu beraberinde getirir. Ayrılık söz konusu olduğunda ise yalnızlık, korku, acı veya öfke artar.

Evliliğin sonlanması, geçmişin hayaletlerine kapıyı açar. Krizlerde kişisel geçmişimiz gözükür ve şu anla yüzleşme kapasitemiz maskelenir. Bazı insanlar nefret ve kızgınlık bir tarafa koyarken, bazıları ise geçmişteki iyi zamanları siler. Kimi insanlar olanlarla yüzleşemez ve asla gerçekleşmeyecek bir uzlaşma umut eder. Diğerleri de başka bir partner bularak, her şeyi unutmaya çalışırlar… Görebildiğimiz gibi tepkiler çok geniş.

Ancak evlilik tersine çevrilebilecek olsa da, annelik ve babalık ömür boyu sürecektir. Boşanma gerçekleşirken, yetişkinler ilişkilerini bitirmeye karar verirler. Bununla birlikte, aynı şeyi ebeveynlik rolleri için yapamazlar. Çocuklar şiddet ve kızgınlık ortamıyla çevrelenmemelidir. Küçükler asla birer enstrümana, başkalarına zarar vermek için kullanılacak mermilere ya da muhtemel bir uzlaşma için ümit elçilerine dönüşmemelidir.
çocuğun kafasını tutan eller

Savaş bitmediğinde

Boşanma, annelik ve babalık görevlerimizi yerine getirme önünde engel olmamalıdır. Çocuğun ihtiyaç duyduğu gizliliğe, güvene ve güvenliğe zarar veren bir süreç de olmamalıdır. Çocuklar ebeveynlerden birine veya diğerine ait değildir. Bu nedenle, intikam, nefret veya anlaşmazlıklarda bir araç haline gelmemeleri gerekir.

Çocuklar ebeveynlerine bağımlıdırlar ve her ne kadar onların mülkiyeti olmasalar da, sağlıklı bir şekilde büyümek için her ikisiyle de bir ilişki kurmaları gerekir. Ne yazık ki ebeveynlerin, çocuklarını kendisinin daha çok sevip ilgilendiğini görmek çok yaygın. Bunu yaparken, diğer ebeveynin sevgisinin gerekli olmadığını veya eksik olduğunu ileri sürerler. Bu, ebeveynlerin yapabileceği en ciddi hatalardan biridir. Aynı zamanda çocuğa en büyük zararı veren şeylerden biridir.

Çocukların sağlıklı duygusal gelişime sahip olabilmeleri için her iki ebeveynle de iletişime ihtiyaçları vardır. Birbirinin arkadaşlığından keyif almak, bir çocuk ve ebeveynin hakkıdır.

Boşanmanın yansımaları

Zorlu bir boşanma sürecinden sonra, ebeveynlerin birbirlerinin ilişkilerine müdahale etmesi yaygındır. En ciddi durumlarda, iki ebeveynden biri veya hatta ikisi de çocuğu ciddi bir şekilde ihmal edebilir veya hatta onları terk edebilir. Oluşabilecek durumlar çok ve çeşitlidir. Anne ya da baba veya her ikisi, çocukları terk edebilir. Ebeveynlerden biri veya her ikisi de çocukları boşanmadan doğan çatışmalara dahil edebilir.

Ebeveynler arasındaki ilişkideki çatışmalardan kaynaklanan pek çok sonuç vardır. Bunların ne kadar ciddi olduğu, nasıl ele alındıklarına bağlı olacaktır. Duygusal maliyetler, bunları nasıl çözmeye çalıştığınıza ve ne kadar sürdüğüne bağlı olarak da yüksek olabilir. Bir çift , çatışmalarla yanlış bir şekilde yüzleştiğinde bu durum, tüm ailede tatminsizlik, saldırganlık ve gerginlik yaratabilir. Genellikle, daha büyük duygusal rahatsızlıklara ve aile üyeleri arasında bir mesafeye neden olur.
bebeği koruyan baba

Terk edilmenin sonuçları

Boşanma, aile dinamiğinde, özellikle de ilişkilerde büyük bir değişiklik anlamına gelir. Bununla birlikte, boşanma çocukların terk edilmesi anlamına gelmemelidir. Zor geçen bir boşanma sürecinin üzerine bir de artık ortalıkta görünmeyen, tutarsız veya tamamen ortalıktan kaybolan bir ebeveyn söz konusu olduğunda çocuğun acısı artar. Yanında olmayan bir ebeveyn gerçeğini kabul etmesi zaten güçtür. Ama çocuk, anne ya da babasının çok uzaklarda olduğunu, onu hiç görmeye gelmediğini ya da onunla ilgilenmek istemediğini görürse daha da acı dolu bir süreç yaşayacaktır.

Terk edilmiş çocuk çoğu zaman velayetin kendisine verildiği ebeveyne kaygıyla tutunur. İlişkiyi kontrol etmeye çalışarak çok fazla talepte bulunup zamanınızı tekelleştirmeye çalışması yaygındır. Tüm bunların arkasında, o ebeveyni kaybetme korkusu ile güçlü bir güvensizlik duygusu yatar. Yanında olmayan bir ebeveynden ayrılmak çok zordur ve çocuğun kendini içten ayırması gerekir. Anne ya da babasının geri döndüğünü hayal etmesi yaygındır. Bu şekilde ilişkiyi idealleştirebilir ve ayrılmayı önleyebilirler.

Ebeveynler ortadan kaybolursa, çocuk cezalandırıldığını hissedebilir. Her türlü düşmanlık ve öfke delilini bastırmak, hatta aşırı itaatkâr ve teslimiyetçi olmak zorunda hissedebilirler. Bastırdıkları şiddeti sık sık kendilerine karşı çevirirler. Öte yandan fevri, saldırgan ve düşmanca davranabilirler.

“Çocuk sahibi olmak sizi baba yapmaz, tıpkı piyano çalmanın sizi piyanist yapmayacağı gibi.”

– Michael Levine

Bağlılıkların Çatışması

Sadakat, birkaç kişinin ihtiyaç ve beklentilerini birleştiren bir dayanışma ve bağlılık hissidir. Üyeler arasında bir bağlantı, etik bir boyut ve aile durumunda anlayış ve tutarlılık anlamına gelir. Nesilden nesile değer sistemleri bir aileden diğerine aktarılır. Birey kendini güven ve başarının hayati olduğu bir kişilerarası sadakatler ağına gömülü bulur.

Birçok aile bu türden bağlılıkları gizleyebilir. Beklentiler açıkça belirtilmemektedir ancak tüm aile üyelerinin uyması beklenen yazılı olmayan bazı kurallar vardır. Ailenin kendi içinde bir tür adalet, grupla özdeşleşmeyi sağlayan bir ilişki ethosudur.

Bütün bunlar ailenin her bir üyesinin bireysel ihtiyaçlarını aile ağına uyum sağlamak için ayarlaması gerektiğini işaret eder. Çoğunlukla çift ayrılır ama aralarındaki tartışmalar son bulmaz.Ortaya çıkan her şey, anlaşmazlığı uzatan yeni bir çerçevedir. Bu durumlarda, çocukların ebeveynlerden en az birinin sevgisinden emin olma ihtiyacını hissetmeleri oldukça normaldir. Buna sadakat çatışması diyoruz.

Çocuklar taraf tutmaları için baskı altındadırlar ve eğerbunu yapmazlarsa, her iki ebeveyne karşı yalıtılmış ve sadakatsiz hissedebilirler. Öte yandan, daha korunmuş hissetmek için taraf tutmaya karar verirlerse, ikisinden birine ihanet ettiklerini hissedeceklerdir. Bir ebeveyne duyulan sadakatin diğerine karşı sadakatsizliği ima ettiği bir aile dinamiği gelişir.

“Bir babanın çocuklarına en iyi mirası, onlara her gün biraz zaman ayırmasıdır.”

– Battista

bebeklere sarılan anne

Çatışmalarda sorumluluklarımız

Onlarla ve diğer tarafla iletişimimizde çocuklarımıza çelişkili mesajlar göndermememiz çok önemlidir. Örneğin, çocuğunuza babasıyla kalmasını umursamadığınızı söyleyip sonra da ona sarıldığınıda, iki ucu keskin kılıçlı bir mesaj vermiş olursunuz. Sözlü ve sözel olmayan dil, çocuğa büyük zarar verecek mesajlar gönderebilir.

Çocuk yanlış bir şey yaptığını algılayacak, ama ne olduğunu bilmeyecek. Bunun nedeni, duygusal çatışmaya neden olan yetişkindir. Bu tür dinamikler, küçüklerin ruh sağlığına çok zararlıdır.

İdeal senaryo, bir çiftin sonsuza kadar birlikte kalmasıdır. Ancak hem çift hem de tüm aile acı çekiyorsa ve ilişki yıkıcıysa, o zaman ayrılık tek seçenek olabilir.

Kararlar almak

Çiftin bir arada olması acıya yol açıyorsa, belki de boşanma veya evlilik terapisi gibi bir yola başvurma konusunda karar vermemiz gerekir. Bununla birlikte, ayrılık ebeveynler olarak sorumluluklarımızı göz ardı etmek veya eski eşimize karşı çocukları kullanmak anlamına gelmemelidir.

Boşanma süreci iki yetişkin arasındadır ve çocukları dahil etmeden çatışmaları ve karışık duyguları yönetmek için olgun bir şekilde hareket edilmelidir.

Çocuklar ve ergenler, kendilerini güvende hissetmek ve bakım görmek için anne babalarının destek ve korumasına ihtiyaç duyarlar. Bu istikrarı sağlamak ebeveynlerin sorumluluğundadır. Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin süreçle baş edememesi durumunda, bu konuda rehberlik alması için psikolojik yardım istemeniz tavsiye edilir.

Bir danışman, duygularınızı kontrol etmenize, çatışmaları yönetmenize, karar vermenize, sorumluluğu yerine getirmenize ve destek almanıza yardımcı olabilir. Bir uzmana danışmak, hayatınızın bir kapısını kapatmanıza ve geleceğe bakmanıza yardımcı olur. Çatışmalarla karşılaşma şeklimiz, yapıcı veya yıkıcı olup olmadıklarını belirler ki bu da çocukların dahil edilmesi durumunda daha da geçerlidir.

“Ebeveynlerin hatalardan arınmış olmasını ve insanlığın mükemmelliğini yansıtmalarını istemek kibirli ve haksız bir davranıştır.”

– Silvio Pellico