ASMR: Bazı Şanslı İnsanlar İçin Keyif ve Rahatlama

Kasım 8, 2019
ASMR rahatlamanıza yardımcı olabilecek psikofizyolojik bir olgudur. ASMR hakkında her şeyi öğrenmek için okumaya devam edin!

Çocukluğumda, birçok kere insanların beni hipnotize eden bazı şeyler yaptığını gördüm. O zamanlarda, hissedebildiğim tek şey kafatasımda oluşan keyif verici bir karıncalanmaydı, ama bunun neden olduğunu bilmiyordum. Doğrusu şuydu: bu deneyimler hoşuma gidiyordu. Zaman içerisinde, bu olgunun bir adı olduğunu öğrendim: ASMR (otonom duyusal meridyen tepki) ya da, gariptir ki, beyin orgazmları.

ASMR Üzerine Büyük Bir İlgi

O zamanlarda, hissettiğim şeyin sadece benim başıma geldiğini ve dayanılmaz olduğu kadar tanımlanamaz da olduğunu düşünüyordum. Hatta, arkadaşlarıma “Siz de biraz hoşunuza giden bir büyünün etkisi altındaymışsınız gibi hissetmiyor musunuz?” diye sorduğumda tabii ki hepsi bana güldüler. Ben de, sonuç olarak başıma gelen bu garip özelliğimi kendime saklamaya karar verdim.

Ancak günümüzde, sosyal medyanın varlığı ve bilgiyi yaymanın kolaylığı dolayısıyla, bu – beni hem şaşırtan hem de rahatlatan bir şekilde sadece bana özgü olmayan – psikofizyolojik olgu ASMR olarak bilinmekte.

LED ışıklarla duvara yazılmış ASMR sözcüğü.

ASMR ile ilgilenen birçok insan ve araştırmacı vardır. Çoğu insan, neden izlerken veya dinlerken bu kadar iyi hissettiklerini tam olarak bilmeseler bile bir ASMR tipini internette arar. Ve, bu özelliğinizin ortak olduğu insanları bulmaya benzeyen başka hiçbir şey yoktur.

Bu durum o kadar popüler hale geldi ki, hakkında bir sürü YouTube videosu, etiket, blog paylaşımı, yazı, dernek, podcast ve bilimsel araştırma bile var. Hepimizin bildiği şey şu ki, “beyin orgazmları” keyif hissetmenize sebep olma ve anksiyetenizi azaltma potansiyeli olan inkar edilemez bir gerçek.

Bazı araştırmalara göre, ASMR çoğu insanın beyninin doğuştan gelen bir özelliği ve bu insanlar ASMR’yi rahatlamak ve hoş bedensel hisler hissetmek için kolay ve tedavisel bir yol olarak kullanıyor.

ASMR Ne Demek?

ASMR, İngilizce’de autonomous sensory meridian response’in kısaltmasıdır, yani Türkçesiyle otonom duyusal meridyen tepkidir. Bu tepki son derece spesifik görsel ya da işitsel uyaranlara verilir. Çok sık görülmüyor olsa da özel ilgi veya dikkat görmek dahi bir tetik olabilir.

Hadi ASMR’de geçen tüm kelimeleri inceleyelim:

  • Otonom. Spontane, sizin kontrolünüz olsa da olmasa da gerçekleşen bir şey.
  • Duyusal. Duyularınız ile, hissettiğiniz şeyle ilgili olan bir olgu.
  • Meridyen. Bir doruğa ulaşmayı ifade eder.
  • Tepki. İç veya dış bir faktör tarafından tetiklenen bir deneyim.

Kaçınılmaz Karıncalanma Hissi ve Efor Harcamadan Rahatlamak

Hadi birçok insanın boyunda başlayan ve bir dalga halinde gıdıklayıcı bir şekilde dağılan bir karıncalanma hissi olarak tanımladığı ASMR zevki ile cinsel zevk arasındaki farkı belirterek başlayalım. ASMR tetikleyicinin başlaması ile başlar ve tetikleyici ortadan kalktığında kaybolur.

The New Yorker’da yayınlanan bir yazı ASMR’yi “fısıldayan kişilerin veya kıyafetlerin çıkardığı kısık ses –  sonra kafatasınızda bir karıncalanma hissi başlar, boynunuza, omuzlarınıza, uzuvlarınıza yayılır ve beraberinde bir sakinlik hissi, hatta öfori getirir,” şeklinde tanımlamıştır.

Bu iki zevk tipi (cinsel ve ASMR) doğaları (hem yapıları hem de içerdikleri fizyolojik süreçler açısından), sonuçları (ASMR gerçek bir orgazm ile sona ermez) ve hedefleri (cinsel bir dürtüyü ASMR ile tatmin etmeye çalışmazsınız) açısından farklıdır. Hatta, cinsel aktivasyon ve ASMR aktivasyonunun birbirlerini karşılıklı dışlayan olaylar olduğu kanıtlanmıştır.

Bazı Örnekler

Hiç ASMR deneyimlememiş birinin ASMR’nin ne olduğunu anlaması zordur. Bazı kişiler ASMR’yi hem keyif verici hem de rahatlatıcı olan hafif bir elektrik akımı olarak tanımlarlar.

Benim durumumda, bulabildiğim en doğru tanım bu: “Kabarcıklı bir bardak şampanyanın içinde olsaydınız deneyimleyeceğiniz şey ile aynı şey”. Tabii ki, ASMR bir kere tetiklendiğinde, kendinizi bu tatlı uyuşukluğun asla bitmemesini dilerken bulursunuz.

Diğer yandan, bu tepkiyi tetikleyebilecek bazı örnekler şunlardır:

  • Birinin fısıldadığını veya yumuşak bir sesle konuştuğunu duymak.
  • Bir kitabın sayfalarını çevirmek gibi basit günlük görevler sonucunda ortaya çıkan hafif ve tekrarlayan sesleri dinlemek.
  • Birinin sıradan bir iş yapmasını izlemek.
  • Kişisel ilgi almak.
  • Yüksek sesle çiğneyen birini dinlemek, yemeklerini nasıl ısırdıklarını veya içeceklerini nasıl içtiklerini görmek ve çıkarttıkları sesleri takdir etmek.
  • Birinin tırnaklarının plastik, tahta veya metale vururken çıkarttığı sesler gibi sesleri dinlemek.
Bir saç fırçası ve bir kulaklığın fotoğrafı.

ASMR ve Tıp

ASMR henüz herhangi bir resmi kurum tarafından tanınmamıştır, dolayısıyla herhangi bir tedavinin yerine geçmemektedir. Ancak, giderek daha fazla insan ASMR’yi anksiyete bozukluğu spektrumu üzerindeki spesifik problemlerini (yaygın anksiyete, panik atak, günlük görevlere odaklanma konusunda problemler, ruminasyon, uykuya dalma problemleri vs.) tedavi etmek için kullanmaktadır.

ASMR’nin terapisel efektleri meditasyon, yoga ve farkındalık gibi tekniklerin efektlerine benzerdir. Hatta, tıpkı bu uygulamalarda olduğu gibi bilim dünyası ASMR’nin de fiziksel ve zihinsel sağlığa olan faydalarını onaylamıştır.

Doğrusu, son dönemlerde ortaya çıkan bilimsel bulgulara göre vücudun psikofizyolojik rahatlık durumunu ve iyiliğini belirleyen çeşitli parametreler vardır. ASMR bu parametreleri vurgulamaya yardımcı olur.

Muhtemel Bir Açıklama

Bu olgunun kökenlerini ve çalışma mekanizmasını destekleyebilecek çok fazla objektif ve tekrarlanabilir veri yoktur. Ancak istatistikler, ASMR’den etkilenme eğilimi olan insanların misfonyadan (sesten nefret etme durumu) muzdarip olabileceği bağlantısını kurmuştur. Bundan dolayı konunun uzmanları bu olgunun genetik bir tarafı da olabileceğine inanmaktadır.

fMRI kullanılan bazı araştırmalarda, ASMR ile bir karıncalanma hissettiklerini iddia eden insanların beyninde bazı bölgelerin, özellikle de sosyal davranışlar ve kişiler arası ilişkiler ile ilgili olan bölge (prefrontal korteks), ve dokunma ile ilgili olan bölgenin (ikincil somatosensör korteks) alışılmadık derecede aktif olduğu fark edilmiştir. Bu gözlemlenen aktivite, ASMR deneyimlemeyen beynin aktivitesinden de azdır.

Doğrusu şu ki, bu olguyu deneyimleyebilecek kadar şanslı olan insanlar neden ya da nasıl çalıştığı üzerine genelde çok da fazla düşünmezler. Basitçe harika hissederler ve önemli olan tek şey de budur.