Aşığın Olmak İstemiyorum

20 Temmuz, 2017

Psikolog Walter Riso’nun “Manual On How To Not Die Of Love” (Aşktan Ölmeme Rehberi) başlıklı kitabında dediği gibi evli birinin aşığı olmak, pişmiş aşa su katmaya benzer. Bir aşığınızın olmasının yol açtığı duygu fırtınasına cinsel tatmin, hassasiyet, sevinç, korku ve hayal kırıklığı, aşk ve kalp ağrısı, kahkaha, göz yaşları ve diğer bir çok tepki dahildir. Aşıklar, çaresizce ve kolay kaçış olmaksızın bizi tuzağa düşürüp esir eden duygular fırtınasının sarsıntılarıdır.

Riso, bir aşığınızın olmasının getirdiği spa etkisinin (yani rahatlama, masaj, okşama, orgazm, güzel sözler, stres azaltımı, endişelerden birkaç saatliğine uzaklaşma), çok güçlü bir bağımlılık yarattığını ama bunların idealleştirdiğimiz ve doğru bir bakış açısı edinebilmek için üzerinde düşünmemiz gereken şeyler olduğunu söyler.

“Çatışmaların olmadığı düzgün bir yalnızlık, eksikliğin hakim olduğu yarım bir ilişkiden iyidir.”

– Walter Riso

Bir aşıkla ilişkide aşığımızı ‘resmi’ partnerimiz yapmak istediğimiz bir an vardır genelde ama bir çok soru sormamız gerekir: Başkalarının fikirleriyle yüzleşmeye hazır mısın? İlişkide filizlenecek yeterli aşk olduğunu düşünüyor musun? Tutku devam edecek mi?

Birinin aşığı olmamak için nedenler

Evli ya da ilişkisi olan biriyle bir ilişkiye başladığımızda, her şey muhteşem ve tutku dolu olur ama unutmayalım ki biz kendimizi sevmedikçe ve değer vermedikçe hiç kimse bize değer verip bizi sevmeyecektir. Bu bakımdan uygun zamanda biraz düşünerek doğru bakış açısına ulaşmak önemlidir. Senin ya da bir başkasının aşığı olmayacağımı biliyorum. İşte sebeplerim:


Çünkü bana karşı sadakatsiz bir kişinin argümanlarını kullandın. “Partnerim beni mutlu etmiyor ama çocuklarım nedeniyle onu bırakamam.” “Partnerimle uzun zamandır birlikte olmadım.” “İlişkimde kendimi kapana sıkışmış hissediyorum.” “Seninle çok daha iyiyim ve iyi hissetmemi sağlıyorsun.” Bunlar sadakatsiz insanların kendilerini haklı çıkarmak ve hem partnerlerini hem de aşıklarını kandırmak için kullandıkları argümanlardır.

“Aşkta umut, bırakmamız gereken ilk şeydir.”

– Walter Riso

Birkaç neden daha

Ama sırf argümanların nedeniyle değil daha birçok şey yüzünden aşığın olmak istemiyorum:

  • Çünkü partnerine bunu yapıyorsan, bana da aynısını yapacaksın. Beni aşığın yapmak için kullandığın bütün o argümanları, senin ”resmi” partnerin olduğumda başkalarına da defalarca kullanabilirsin. İşte bu yüzden sana inanmıyorum ve bu durumu başkasıyla tekrarlamayacağına ikna olmuyorum.
  • Çünkü bir boşluğu doldurmak istemiyorum. Senin ya da bir başkasının hayatındaki boş alanları doldurmak benim işim değil. Öncelikle içindeki boşluğun nedenini anlamalı ve o alanı doldurmak için dışarı değil kendi içine bakmayı öğrenmelisin.
  • Çünkü dürüstlük ve samimiyete değer veriyorum. Başka insanlarla olan her türden ilişkide her şeyden çok samimiyet ve dürüstlüğe değer veriyorum. Mesele doğruyu söylemekten, dilediğini elde etmek için yalan söyleyip insanları manipüle etmemekten ibaret. Hayatımda sahte umutlar ve yalanlar istemiyorum.

En önemli iki neden…

Çünkü duygularım var. Sana aşık olabilirim, seni sevebilirim çünkü duygularım var ve hayata ve diğer insanlara karşı hassasım. Ama işler tam tersi olsaydı, sen benim aşığım olsaydın ne yapardın diye kendine sorman gerektiğini düşünüyorum.

Nasıl hissederdin? Dahası, partnerini ve çocuklarını incitmek istemiyorum tıpkı hiç kimsenin bana böyle bir şey yapmasını istemediğim gibi. Ama her şeyden önemlisi senin aşığın olmak istemiyorum çünkü kendimi seviyorum ve kendime değer veriyorum. Değerleri olan biriyim ve senin bu değeri benden almana beni başka biriyle mukayese etmene ve bana yalan söylemene izin vermeyeceğim. 

Senin aşığın olmak istemiyorum çünkü yalnızlığın bana dokunmasından korkmuyorum ama biriyle beraberken yalnız hissetmekten çok korkuyorum. Kimseden ve hiçbir şeyden saklanmayacağım çünkü senin buna değmediğini bilecek kadar seviyorum kendimi.

“Geçmişinizdeki kişiler konusunda endişelenmeyin. Geleceğinize ulaşamamış olmalarının bir sebebi var.”

– Paulo Coelho