Artık Eskiden Olduğum Kişi Değilim

30 Haziran, 2017

Bir zamanlar bize her şey hem ulaşılabilir hem imkansız görünüyordu ancak biz artık eskiden olduğumuz kişiler değiliz. Asla eskisi gibi olmayacağız çünkü hayat değişmemizi gerektiriyor. ‘Eskisi gibi’ olmamak, bizi değiştiren ve bize çok şey öğreten şeyleri tecrübe etme şansımızın olduğunu gösteriyor.

Çevremizdeki insanların değiştiğini, bu sebeple aramızdaki ilişkinin de değişime uğradığını kabul etmek çoğunlukla kolaydır. Bazen, kendimizin de değişebileceğini anlayamayız çünkü geçmişin gözüyle bakmaktan vazgeçmeyiz.

Biz değiştiğimizde…

Kendimizi genellikle hayatımızda iz bırakan ve sonsuza kadar hatırlayacağımızı bildiğimiz kilit olaylar çerçevesinde tanımladığımızı bilmekte fayda vardır. Bu olaylar, bir gezi, duygusal bir hayal kırıklığı, hatta bir ipotek ödemesi ile karşılaşmak gibi gerçeklikle olan etkileşimlerin bir sonucu olabilir.

Örneğin, bir süreliğine başka bir ülkeye gittiğinizi varsayalım. Orada, halkın yaşam biçimine, size göre farklı olan geleneklere ve ufkumuzu açacak yeniliklere uyum sağlamalıyız. Ya da, koşulsuz bir arkadaş bulduğumuza inandığımızda bunun doğru olmadığını keşfedebiliriz.

Edindiğiniz tecrübe iyi de olsa kötü de olsa mutlaka bize bir şeyler hissettirecektir. Çok mutlu olduğumuz bir anı ya da bizi sarsan başarısızlıklarımızı asla unutmayacağız. Bunların ardından kalan tek şey ise, bugün olduğumuz kişi olacaktır. Özümüz aynı olsa da, fikirlerimiz değişmiştir.

Sosyal çevremiz değiştiğinde…

Birey olarak değiştiğimizde dolaylı olarak çevremizdekiler ve onlarla olan ilişkilerimiz de değişiyor. Ailemiz, arkadaşlarımız ve partnerimiz değiştiğinde, değişime adapte olmamız kolaylaşır.

Bununla birlikte, değişiklikler anlaşmazlıklara ve ayrılıklara neden olabilir. İnsanları tam olarak tanıdığımızı düşünürken, aslında tanımıyor olabileceğimizi hesaba katmıyorduk. İnsanlar sürekli ruhsal bir büyüme halinde oldukları için değişime müsaittirler.

“Ne söylememi istiyorsunuz? Zaman her şeyin üstesinden gelir. Bizi zalim ve şefkatsiz davranmadan yener. Çünkü bir gün onunla sokakta karşılaştığınızda, yanağınızdan hafifçe öpüp gülümseyerek “beni bekliyorlar” der ve gider.”

– Rodolfo Serrano

Sosyal çevremizden birisi eksildiğinde, bu bizi derinden sarsıyor ve dünyamız tepetaklak olmuş gibi düşünmemize neden oluyor. Sadece zaman geçtikçe ve çaba sarfettikçe, kaybettiğimiz kişiyi yeniden bulabiliyoruz ve yaramızın iyileştiğini kabul ediyoruz. Böylece, bir kez daha artık eskisi gibi olmadığımızı fark ediyoruz.

Artık aynı kişi değiliz

Zaman, bizi harekete geçirir; bizi aşar, kendimize getirir ve öğretir. Kendimizin farkına varmamızı sağlar ve kayıtsız kalmamıza izin vermez. Aslında, boşa gittiğini düşündüğümüz günler bile bize bir şeyler katmıştır. Sürekli bir karar verme sürecindeyiz ve bunu yaptığımızda kendimizi ileri taşımaya devam ediyoruz.

“Bütün cevapların içimizde olduğunu düşündüğümüzde, birden sorular değişir.”

– Mario Benedetti


İlk bakışta öyle görünmese de, kaybolmak da güzeldir. Kalıcı bir mutluluk bulutu bizi tuttuğu sürece gökyüzünde kaybolmak kötü bir şey değildir. Bütün bunlar bizim öğretmenimizdir ve hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak bizi değiştirir.

Önemli olan kendimizi tanımaya devam edebilme cesaretine sahip olmak ve kim olduğumuzu bilmektir. Bu şekilde, her şeye tam olarak odaklanabiliriz ve bize neşe veren şeyleri keşfedebiliriz. Başka bir deyişle, değiştikçe daha güzel bir hal aldığımızda, başkalarının da kendini güzelleştirmesine yardımcı olabiliriz.