3 İlginç Nörolojik Bozukluk

· Haziran 27, 2018

Beyin pek çok davranışımızdan sorumlu olan karmaşık bir organ ama aynı zamanda düşüncelerimize ve duygularımıza da ev sahipliği yapıyor. Bilişsel yetiyi anlamanın en önemli parçası beynin biyolojik yapısını araştırmak. Ancak, kendine özgü metodolojik zorlukların yanı sıra karmaşık yapısı, sinir sistemiyle ilgili keşifler yapmamızı büyük ölçüde engelliyor. Nörolojik bozukluklar üzerinde çalışmak, sinir sisteminin nasıl çalıştığını anlamanın bir yolu.

Sinir sisteminde oluşan hasar, genellikle davranışlarımızda belirgin etkiler yaratıyor. Ortaya çıkan bu sonuçlar, hasar gören bölgelerle ilişkilendirildiklerinde, belli fonksiyonların ve süreçlerin gerçekleştikleri yerleri bulabiliyoruz.

Yine de, nörolojik bozuklukları olan insanların özel durumları olduğu için dikkatli olmak zorundayız. Bu özel durumlar objektifliği engelleyip ortaya çıkacak sonuçları “kirletebilir”. Beyninin birden fazla bölgesinde hasar olan veya yan etkisi olan ilaçlar kullanan insanlar, objektifliğin olmadığı özel durumlara örnek verilebilir.

Bu makalede üç sıra dışı nörolojik bozukluktan bahsedeceğiz. Kör görüş, ihmal sendromu ve yabancı el sendromu olarak bilinen bozuklukları açıklayacağız.

havada-duran-beyin

Kör görüş

Yakın bir zamanda kaza geçirmiş ve beyni hasar görmüş biriyle aynı odada olduğunuzu hayal edin. Size kesinlikle hiçbir şey göremediğini söylüyor. O artık kör. Ancak bir gariplik var: gözleri sizi takip ediyor. Bu yüzden biraz araştırma yapmaya karar veriyorsunuz.

Ona bir objeyi tutmasını söylediğinizde, görüyormuş gibi elini uzatıp onu tutuyor. Bununla da kalmıyor. Ona kaç tane parmağınızın yukarıda olduğunu sorduğunuzda doğru bir tahmin yapıyor. Tesadüfen doğru çıkma ihtimali yok. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir?

Aslında etrafında olup biteni görüyor ancak kör olduğunu söylemeye devam ediyor. Bu yalan söylediği anlamına mı gelir? Cevap, hayır. Sorun şu ki neyi gördüklerini anlayamıyorlar. Bilinçsiz olarak, görsel uyarıcıyı işliyorlar ancak başarısız oluyorlar ve bu bilgi bilinçli beyine yollanmıyor.

Bu, en ilginç nörolojik bozukluklardan biri. Kör görüşü olan insanlar, bazı serebral süreçlerin bilinçli beynimizin müdahalesine gerek duymadıklarının canlı kanıtı.

İhmal sendromu

İhmal sendromu da kör görüş gibi dikkatle ilgili bir nörolojik bozukluk. Sağ prefrontal korteksin hasar görmesiyle ilişkili. Bu bozukluğu anlamanın anahtarı, sol prefrontal korteksin, görsel alanın sağ tarafına dikkat edilmesinden sorumlu olduğu. Aynı şekilde sağ prefrontal korteks de görsel alanın sol tarafından sorumlu. Bu yüzden bir kişinin sağ prefrontal korteksinin hasar görmesi, görsel alanın solunda dikkat eksikliği olmasına sebep olur.

Peki, görsel alanın yarısına dikkatinizi vermemek ne gibi sonuçlara yol açabilir? Her şeyin yalnızca sağ tarafını görürsünüz. Tabağınızın yalnızca sağ tarafındaki yemekleri yersiniz, yüzünüzün yalnızca sağına makyaj yaparsınız, eşyaların yalnızca sağ taraflarını çizersiniz. Bu bozukluğun en inanılmaz yanı da beyninizle ilgili bir sorun olduğunu biri söylemeden fark etmemeniz. Bu bozukluk size normal görünür.

Bir diğer ilginç yanı da yalnızca gördüklerinizi etkilememesi. Aynı zamanda hayal gücünüzü de etkiler. Diyelim ki biri sizden kendinizi Milano’da bir plazanın içindeymiş gibi hayal etmenizi ve gördüklerinizi tarif etmenizi istedi.

Yalnızca sağda bulunan şeylerden bahsedersiniz. Ancak arkanızı dönmeniz istenirse, artık daha önce sağ elinizin olduğu taraftaki eşyaları tarif edemezsiniz: Onlar sizin solunuzda kalmıştır. Bu yüzden, diğer tarafınız dönükken görmediğiniz eşyaları tarif etmeye başlarsınız.

Yabancı el sendromu

Son bozukluğumuz, en büyüleyici nörolojik bozukluklardan biri olan, yabancı el sendromu: Ayrı yarım küreler. Bazı şiddetli vakalarda corpus callosotomy denilen bir operasyonun yapılması gerekir. Bu operasyon, iki yarım küre arasındaki en büyük bağlantı olan corpus callosum’un kesilmesini içerir. Bir başka deyişle, cerrah beyninizin iki yarısı arasındaki bağlantıyı koparır.

beynin iki yarım küresi

Beynin yarım kürelerinin ayrılmasının en ilginç semptomlarımdan biri yabancı el sendromudur. Bu durumda, hastanın sol eli kendi başına hareket eden bir canlı gibidir ve kişi, elinin ne yaptığını söyleyemez. Bunun sebebi, sol elin istemli hareketlerinden sorumlu olan bölümün sağ yarım kürede bulunmasıdır. Ancak dil için kullanılan bölüm sol yarım kürededir.

Yabancı el sendromunda, iki yarım kürenin nasıl birbirinden bağımsız işler yaptığını görürüz. Hastalar da bunu destekleyen pek çok anekdot anlatır. Örneğin, bir hasta kitap okurken, sol eli kitabı kapatmaya çalışmıştır. Sağ yarım küre, okumayı bilmediği için sıkılmıştır. Başka bir vakada, hasta sol eliyle kocasına vurmaya çalışırken sağ eliyle sol elini durdurmaya çalışmıştır. Büyüleyici, öyle değil mi?