Yedi Güzel Albert Camus Alıntısı

Haziran 26, 2021
Albert Camus kendisini anarşist olarak tanımlamıştır. Çalışmaları varoluşun saçmalığı üzerine odaklanmıştı. En iyi yedi alıntısını burada keşfedin!

Albert Camus sözlerinin çoğu onun asi ruhunu ortaya koyar. 1913 doğumlu bu Fransız, 20. yüzyılın en dikkat çekici romancı, gazeteci ve filozoflarından biriydi.

Babasını, ilk doğum gününden önce savaşta kaybetti. Yoksulluk içinde büyümüş ve ancak vefat etmiş gazilerin çocuklarına verdikleri burs sayesinde okuyabilmiştir. Zor geçen çocukluğuna rağmen, 44. doğum gününde Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı.

Arthur Schopenhauer ve Friedrich Nietzsche’den derinden etkilendi. Ancak Camus kendisini anarşist olarak tanımlamıştır. Çalışmaları varoluşun saçmalığı üzerine odaklanmıştı.

En iyi yedi alıntısını burada keşfedin!

“Saçmalık, temel kavram ve ilk gerçektir.”

– Albert Camus

Sevmek ve sevilmek

Bu, tüm zamanların en ünlü Albert Camus sözlerinden biridir: “Hiçbir şey vermeyenin hiçbir şeyi yoktur. En büyük talihsizlik sevilmemek değil, sevmemektir.”

kitap sayfalarında el ele tutuşmuş iki kişi

Bu alıntıda sevginin aktif bir nitelik olduğunu belirtir. Camus, özgürlük ve özerklik hayranıydı. Bu nedenle, aşk hakkındaki inançları hiç de şaşırtıcı değil. Duyguların nesnesi olmaktan çok öznesi olmanın önemini her zaman vurguladı.

Yan yana yürümek

“Arkamdan yürüme; sana öncülük edemeyebilirim. Önümde yürüme; seni takip etmeyebilirim. Sadece yanımda yürü ve arkadaşım ol.”

Bu alıntı arkadaşlıktan bahsediyor. Aynı zamanda hiyerarşileri reddetmesini de yansıtır. Albert Camus, her zaman farklı iktidar biçimlerini kınayan bağımsız bir solcuydu.

Başarı üzerine düşünceleri

Camus başarı hakkında çok fazla konuşmadı çünkü bunun biraz “saçma” olduğunu düşündü. Temelde, varoluşun, anlam eksikliğinden dolayı bir başarısızlık olduğuna inanıyordu. Burada size başarı ile ilgili alıntılarından birini göstereceğiz:

“Başarıyı elde etmek kolaydır, zor olan onu hak etmektir.”

Bu alıntıda, büyük bir zafer olarak bilinen başarı kavramına karşı çıkıyor ve daha ziyade onu etik, hak edilen bir şey olarak görüyor.

taçlı adam

Kışın ortasında

Albert Camus, yaşadığı yoksulluk nedeniyle zor bir çocukluk geçirdi. Ancak profesörü Louis Germain sayesinde edebiyatın harika dünyasını keşfetmeyi başardı. Bunun için o kadar minnettardı ki, Nobel Ödülünü kabul ettiğinde konuşmasının bir bölümünü Germain’e adadı.

Aşağıdaki alıntı, zorluklara direnme ve üstesinden gelme isteğinden bahsediyor. Bu söz şu şekilde:

“Kışın derinliklerinde, sonunda içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim.”

Normal olmak

Albert Camus alıntılarının birçoğu ironik ve komiktir. Bu onları daha az entelektüel ve daha sığ yapar mı? Kesinlikle hayır. Sözleri, onun hiçbir koşulda alçakgönüllülüğünü kaybetmeyen bir dahi olduğunu gösterir. Bunu en iyi anlatan sözü şudur:

“Bazı insanların sadece normal olmak için muazzam miktarda enerji harcadıklarını kimse fark etmez.”

Albert Camus ve hayatın gerçek anlamı

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Albert Camus sıklıkla varoluşun absürtlüğü hakkında yazmıştır. Bazı insanların hayatlarını yaşama konusundaki seçimlerini tam olarak anlamamıştır. Herkesin hayattaki gerçek amacını bulmak için uğraştığını, ancak bunu yaparken hayatlarının ellerinden kayıp gittiğini fark etmediklerini sezmiştir.

üzgün kadın silüeti

Bu sonraki alıntısı çok doğru bir paradoksu ifade ediyor:

“Mutluluğun nelerden oluştuğunu aramaya devam ederseniz asla mutlu olmayacaksınız. Hayatın anlamını arıyorsanız asla yaşayamazsınız.”

Karanlığı yaşamak

Yetiştirilme tarzı nedeniyle Camus hızla büyümek zorunda kaldı. Bu, birçok dezavantajı olan bir şey, ama aynı zamanda avantajları da var. Hayatında yaşadığı her şeyin onu şu anda olduğu kişi yaptığını fark etti.

“Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi bilmek esastır.”

Bu alıntıda, zor zamanların kişisel gelişime yol açtığını ifade etti.

Albert Camus, insan gerçekliğini insanların sonsuza kadar hayran kalacağı bir şekilde ifade etmiştir. Çalışmaları zarif, yaratıcı ve saftır, ve modaları asla geçmeyecektir.