Hayatta Her Zaman Bir Amacınız Olsun

02 Temmuz, 2020
Bugün, yarın ve bir sonraki gün... Daima ileriye gitmek için hiçbir zaman amaçsız kalmayın. Ufkunuza hedefler koymayı asla bırakmayın ve sizin için öncelikli olan şeyleri aklınızdan çıkarmayın. Hedefleriniz açık olsun; bu sayede siz de her gün karşınıza çıkacak olan yanılsamalara kapılıp gitmezsiniz.
 

Hem aklımızda, hem de kalbimizde her zaman için bizi ileriye taşıyacak çeşitli amaçlar bulunmalıdır. Bu hedefler her sabah yataktan kalkmamızı sağlayan, bugünün dünden daha iyi olmasına inanmamız için yeterli gücü bulmamıza yardımcı olan ve hayatın her anlamda yaşamaya değer olduğunu anlamamızı sağlayan önemli faktörlerdir. Bu bağlamda, ruh sağlığı ve kişisel gelişim alanında hayata dair belirgin amaçların bulunması kadar önemli çok az sayıda konunun bulunduğunu ifade etmemiz gerekir.

Mizaç ya da kişilik bozukluğu yaşayan bir kişiyle sohbet ettiğimizde hayatta bir amaç sahibi olma konusunun son derece dikkat çekici olduğunu anlarız. Pek çok insan, hayatının hiçbir hedefi ya da amacı olmadığını ifade eder. İnsanların hissettikleri gerçeklik algısı, hayal edebilecekleri hiçbir şeyin bulunmadığı tam anlamıyla büyük bir boşluk içine düşmelerine neden olur. Bu nedenle yaşadıkları her gün tam bir anlamsızlık içinde geçer.

Kimi insanların çeşitli hobileri vardır ancak bunları yapmaktan hoşlanmazlar. Bazılarının ise eşi, arkadaşları, ailesi bulunmasına rağmen kendilerini son derece boş hissederler.

Bu tür ruh halleri son derece yıkıcıdır. Bu nedenle kişinin güçlü yönlerini keşfetmesi için oldukça hassas ve uzun süreli bir psikoterapi süreci gereklidir. Aynı zamanda düşüncelerini yeniden düzenlemesi ve duygusal dengesini yeniden bulması gerekmektedir. Elbette bunlar aşamalı bir biçimde yerine oturacak ve ufukta yeni hedeflerin belirmesine yardımcı olacak faktörlerdir.

 

Şunu da belirtmek gerekir ki, bu tür zamanlardan geçerek hedeflerimizi yeniden belirlemek zorunda kalmamız son derece normal bir durumdur. Her birimiz hayatımız boyunca belirli geçiş dönemleri yaşarız. Bu tür dönemlerde birtakım şeylerin yeniden belirlenmesi ve formülize edilmesi gerekebilir.

Duygusal bir ilişkinin sona ermesi, işten ayrılma ya da çeşitli ciddi zorluklar yaşama gibi durumlar bazı konuları yeniden tanımlamamız gerektiği anlamına gelecektir.

Ancak bu tür değişimleri yapmak her zaman için iyidir. Çünkü her birimiz aslında birer hikayeyiz. Bu sıradışı hikayelerin sürekli bir biçimde yeniden yazılması gerekmektedir. Amaçlarımızı yazacağımız mürekkep olduğu sürece her şeyin çok daha iyi olduğunu kolayca anlarız.

Yürüyen bir kadın

Amaçlar ve Hayatta İlerlemek: Ruhsal Sağlığın Temelleri

Harvard Üniversitesi 2016 yılında human flourishing kavramının derinleştirilmesini amaçlayan bir araştırma projesi başlatmıştır. Bu kavram, kişinin kendi sağlığı ve mutluluğunun ötesine geçen bir şey olarak anlaşılabilir. Her şeyden öte kavram, bu üstesinden gelme, dirençli olma, her türlü durumla yüzleşebilmeyi sağlayan psikolojik stratejileri kullanabilme ve mutluluğu yakalama olarak açıklanabilir.

 

Bu araştırma programı birkaç yıldır sürmektedir. Ancak şimdiden, bu hedefleri başarmanın en temel yollarından birinin hayatta belirlediğimiz amaçlara ulaşmak için çalışmak olduğu açık bir biçimde görülmektedir.

Viktor Frankl’in de söylediği gibi, hayatımıza anlam katmak doğrudan doğruya ruhsal sağlığımızı da olumlu yönde etkileyen bir etmendir. Bu gerçek, American Journal of Epidemiology dergisinde 2019 yılında yayımlanan çalışmada olduğu gibi pek çok destekleyici araştırma ile vurgulanmaktadır.

Dr. Ying Chen ve Dr. Erik Kim tarafından yönetilen bu araştırmaya göre, amaç sahibi olmak fiziksel sağlığı, psikolojik dengeyi, kişinin kendine olan güvenini ve içinden geçtiği duygusal süreçleri etkilemektedir. Bu hedefler ve bunların her birinin varlığı hiçbir ağırlığın olmadığı, korkuların filtrelerden geçmediği ve kendimizi dengeli ve heyecanlı hissettiğimiz bir içsel destek olarak görev yapmaktadırlar.

“Bir Amaç Sahibi Olmak” Ne Demektir?

Bu konunun ne kadar önem taşıdığının farkında olduğumuz bu noktada şöyle bir soru aklımıza gelebilir: Gerçek anlamda bir amaç deyince neyi kastediyoruz?

Öncelikle anlamamız gereken şey bunun basit bir hedef olmadığıdır. Yani daha büyük ve güzel bir ev sahibi olmak demek değildir. Ya da daha iyi bir iş edinmek de değildir. Benzer şekilde ideal kiloya ulaşmak ya da düzenli bir biçimde spor salonuna gitmek de hayatın amacı olarak değerlendirilemez.

Amaç, bunlardan çok daha fazlasıdır. Hayatta sahip olmamız gereken amaçlar sadece istek ya da arzuların ötesine geçen nitelikte olmalıdırlar. Bunlar bizi yükselterek daha güzel yerlere konumlandırır, ufkumuzda yeni hedeflerin belirmesine yardımcı olur, kalbimizde yeni hayalleri canlandırır ve motivasyonumuzu artırır.

 

Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi, Akış: Mutluluk Bilimi (Flow) adlı kitabında amaç kavramını, bizim için önemli olan bir hedefe, kendimizi bile aşan bir şeye ulaşmak için tutarlı bir biçimde niyet ve çaba göstermek olarak açıklamaktadır.

Buna bir örnek olarak başkalarına yardım etmek gösterilebilir. Diğer insanlara ilham veren ürünler ortaya koymak (bir kitap, şarkı, sanat eseri vb.) bir amaçtır. Ayrıca öğrenmek ve daha derin bir bilgi ve hatta bilgelik sahibi olmak da güzel bir amaçtır. Benzer şekilde ailemize mutluluk katmak ve sevdiklerimizi koruyup onlara sahip çıkmayı da benzer şekilde değerlendirebiliriz.

Sırt çantasıyla dağa tırmanan kadın

İlerlemek İçin Amacınız Olmadığında

Mark Twain, hayatımızda en önemli iki gün olduğunu belirtmiştir. Bunlardan ilgi doğduğumuz gündür. İkincisi ise var olma nedenimizi anladığımız, hayattaki varlığımıza sebep olan anlamı algıladığımız gündür. Çünkü hepimizin bildiği gibi bunları anlayabilmek pek de kolay değildir. Kalbimizin atmasına neden olan faktörlerin gerçekten neler olduğunu bulmak sanıldığı kadar basit bir çaba değildir.

Ancak hayatta her zaman acıyı, tutkuyu ve yoğun duyguları hissettiğimiz anlar olacaktır. Önemli olan tüm bunları yaşarken aklımızın karışık olmaması ve ileriye gitmemizi sağlayacak amaçlardan yoksun kalmamamızdır. Çünkü bu amaçlar sayesinde zorlukları aşarak kendimizi yeniden toparlama şansı yakalarız. Bunlar sayesinde karşımıza yeni fırsatlar çıkar, fırtınalı anlarda sorunlarla yüzleşmek için daha güçlü ve olumlu oluruz.

 

Diğer taraftan, başta da belirttiğimiz gibi ileriye gitmemiz için gerekli amaçlar her an değişebilir. Çünkü örnek olarak 20 yaşında olmakla 60 yaşında olmak aynı şey değildir. Aynı şekilde gerek duygusal gerekse iş hayatında olsun yaşantımızda bir dönemi kapatıp yeni bir sayfa açtığımızda da amaçlar sabit bir şekilde kalmayacaktır. Bu tür değişimler yaşadığımızda ufukta bir anda yeni ihtiyaçlar, farklı hisler ve yeni hedefler belirecektir. Tüm bunlar aynı zamanda yeni umutların doğması anlamına gelecektir.

Şunu aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım. Hepimizin içinde her hayalimizi ve karşımıza çıkan her bir yolu besleyen bir alev bulunmaktadır. O halde hadi bu yolları aydınlatmaya başlayalım!

 
  • Chen, Y., Kim, E.S., Koh, H.K., Frazier, A.L., and VanderWeele, T.J. (2019). Sense of mission and subsequent health and well-being among young adults: an outcome-wide analysis. American Journal of Epidemiology, 188(4):664-673.
  • Cohen, R., Bavishi, C, & Rosanski, A. (2015). Purpose in life and its relationship to all-cause mortality and cardiovascular events: a meta-analysis. Psychosomatic Medicine, 78(2), 122-133.
  • Hanson, J.A. and VanderWeele, T.J. (2020). The Comprehensive Measure of Meaning: psychological and philosophical foundations. In: M. Lee, L.D. Kubzansky, and T.J. VanderWeele (Eds.). Measuring Well-Being: Interdisciplinary Perspectives from the Social Sciences and the Humanities. Oxford University Press, forthcoming.