Yaşlı Samuray Ya Da Provokasyona Doğru Tepki Vermek

26 Mart, 2018

Doğu edebiyatında öyle çok bilgelik var ki. Yüz yıllar sonra bugün bile geçerli bir felsefeyi içeriyor. Şimdi gelin, harika bir hayat dersi içeren güzel bir hikâyeye bakalım: yaşlı samurayın hikâyesi.

Buda’ya atfettiğimiz sözlerin biri “uyum içinde yaşamak için bu dünyada olduğumuzu pek çok kişi bilmiyor. Bunu bilenler, birbirlerine karşı savaşmazlar.”

Provokasyona karşı doğru şekilde tepki vermek istiyorsak çok akıllıca bir düşünce bu. Öyleyse gelin yaşlı samurayın hikâyesini öğrenelim. Bu hikâye de aynı şeyden söz ediyor.

Yaşlı samuray

Uzun bir zaman önce Tokyo yakınlarında yaşlı bir samuray yaşardı. Pek çok savaş kazanmıştı ve çok hürmet görüyordu. Ne var ki savaşçılık günleri artık geride kalmıştı.  

Fakat yaşlı savaşçının eğittiği genç insanlar, onun bütün bilgelik ve tecrübesinden faydalanıyordu. Böylece samurayın efsanesi onun önüne geçmişti ve yıllarca geçmesine karşın ne kadar göz korkutucu olursa olsun her rakibi alt edebiliyordu.

Bir yaz evinde savaşçılardan biri ortaya çıktı. Bu adam, bir centilmene özgü özelliklerden yoksundu. Provokatif kişiliği, rakiplerini rahatsız ediyordu.

Gardlarını indirip öfke nedeniyle kör bir şekilde saldırırlardı ona. İşte bu yüzden yaşlı samurayı yenmeye karar vermişti. Böylece yaşlı samurayı kendi efsanesine ekleyecekti.

atlı samuray

Ne var ki bu karanlık sanatlar savaşçısı, yaşlı samurayı kışkırtacak çok az şey yapabildi. Ve kaç saat geçerse geçsin samuray kılıcını çekmedi, düşmanı sonunda rezil olmuş bir hâlde vazgeçmek zorunda kaldı.

Ama yaşlı samurayın öğrencileri öğretmenlerinin yaptığı şeyi korkaklık olarak algılamış ve bu duruma çok üzülmüştü. Bu nedenle yaşlı samurayı kılıcını kullanmadığı için kınadılar.

Samuray ise tıpkı bir hediye gibi öfkenin, kızgınlığın ve hakaretlerin de kabul edilmediği takdirde sahibine ait olduğu şeklinde cevap verdi. Bunları kabul edip kendinizin sayarsanız iş başka tabi.

Yaşlı samurayın hikâyesinden ne öğrenebiliriz?

Bu bilge ve yaşlı samurayın hikâyesinde pek çok ders var. Çünkü gerçekte hepimiz tatminsizlik, öfke, hüsran, suçluluk ve korku gibi duyguları beraberimizde taşıyoruz. Ne var ki bu, bütün o duyguları başkalarına yöneltip yaymamız anlamına gelmez.

“Öfkeye tutunmak, başka birine atma niyetiyle kızgın bir kömür parçasını elinize almaya benzer. Yanan siz olursunuz.”

– Buda

Ne var ki ne kadar yük taşırsak taşıyalım bizden daha zehirli insanlar vardır daima. aslında zarar vermek için yardım etme niyetinin ardına gizlenen yıkıcı insanlar suçluluk hissine neden olur ve korkularımız ve güvensizliklerimizi besler.

Fakat tepki vermeyi değil cevap vermeyi başarırsak, ihtiyacımız olan sükuneti koruyabiliriz. Başka bir deyişle, tahriklere cevap vermezsek onların zehirli hediyelerini reddedip bunun yerine itina ile cevap verir ve zehirli varlıklarından kaçınırsak, o kişilerin zehrinden de uzak kalırız.

batan güneşte samuray

Düşünceli bir şekilde cevap vermeyi öğrenin

Tahriklere hemen tepki vermek yerine düşünceli bir şekilde cevap vermeyi öğrenirsek, kolayca kırılıp incinmeyiz. Savunmasız bir şekilde kalmayız çünkü saçmalıkların saldırısına uğradığımızı hissetmeyiz. Bunun için bazı tavsiyeleri paylaşalım:

  • Nelerin tepki vermenize neden olduğunu ve hangi durumlarda kontrolü kaybettiğinizi öğrenin. Bunun üzerine akıllıca düşünüp patlamaları önleyebilirsiniz.
  • Geçmişi geçmişte bırakın. Olan olmuştur. Uzun zaman önce yaşananlar yüzünden utanç ya da korkuyla yaşayamayız. Bundan ders çıkaralım ki aynı hataları bir daha tekrar etmeyelim. Çünkü bu ders, başarısız olmamıza karşın bizi güçlendiren ve bize güvenlik sağlayan şeydir.
  • Bu durumda duygularımızı kontrol etmek, temel noktadır. Eğer kendimizi bırakırsak, kontrolümüzü yitirmemiz kolaylaşır. Dikkatli düşünürsek, her tür zehirden uzak durmaya hazırlıklı oluruz.

“Ağzımızdan çıkan her sözü dikkatle seçmeliyiz çünkü insanlar bunları işitecek ve iyi ya da kötü etkilenecektir.”

– Buda

Provokasyonu kabul etmek ya da reddetmek, tıpkı yaşlı samurayın durumunda olduğu gibi bizim elimizde.