XIV. Louis: Güneş Kral’ın Hayat Hikayesi

Temmuz 6, 2019
Güneş Kral olarak da bilinen 14. Louis, Fransa'nın en ünlü krallarından biriydi. Fransa, Louis'nin saltanatı boyunca emsali görülmemiş bir ekonomik refah yaşadı.

XIV. Louis, Fransa kralı 13. Louis ile Avusturya kraliçesi Anne’in oğlu olarak dünyaya geldi. 13. Louis ve Kraliçe Anne, 14 Mayıs 1643’te oğulları XIV. Louis doğana kadar uzun yıllar boyunca çocuk sahibi olmayı denemişti.

Çok uzun süre beklendiği için doğumu bir kutsama olarak kabul edilen XIV.Louis, Fransızca “Tanrı’nın hediyesi” anlamına gelen Louis-Dieudonné ismiyle vaftiz edildi.

Varlığının kutsal bir hediye olduğuna inanarak büyüyen Louis, gelecekte kendisine itaat etmeyenlerin Tanrı’ya da itaat etmediğini iddia edecek kadar bu duruma ikna olmuştu. Etrafındaki birçok insan gibi, o da buyruklarının birer kutsal emir olduğuna inanıyordu.

Yıllar içinde Louis’nin ismi “Güneş Kral” olarak olarak anılmaya başladı. Şüphesiz, tarihteki en ikonik hükümdarlardan biriydi. Peki uzun yıllar hükmetmesini sağlayan şey neydi? Kutsal olduğuna dair inancı politikası üzerinde etkili oldu mu? Bu yazıda, monarşinin en ünlü sembollerinden biri olan bu Fransız kraldan bahsedeceğiz.

kral louis ve ona üzülen insanlar

Sorunlu bir çocukluk

XIV. Louis, 4 yaşındayken Fransa kralı oldu. Fransız yasalarına göre tahta çıktığı zaman 19 milyon insanın sahibi ve efendisi olarak kabul edildi. Yaşça çok küçük olduğu için vekaleten annesi Avusturyalı Anne onun yerine tahta geçti. Kraliçe Anne, öncelikle Kardinal Jules Mazarin’i başbakan olarak atadı.

Louis’nin hocaları ağırlıklı olarak onu politika ve ekonomi konusunda eğitti. Henüz küçük bir çocukken bir kaza geçirdi ve neredeyse boğuluyordu. Bu kaza yüzünden insanlar annesini yeteri kadar dikkatli olmadığı için suçladı. Louis, çocukluğu boyunca birçok zorluk yaşadı; ülkedeki birçok kişi küçük prensin yetişkinlik çağına gelmesini istemiyordu.

Louis 9 yaşına geldiğinde, Fransa parlementosunda bulunan asiller tahta ve başbakan Mazarin’e karşı ayaklandı. Bu olay, Fronde olarak da bilinen ve uzun yıllar süren bir iç savaşa neden oldu. Hayatının bu bölümünde Louis fakirlik, açlık ve korkuyla dolu yıllar yaşadı.

Bu iç savaş, monarşinin karakterini ve Louis’nin düşünce yapısını büyük ölçüde değiştirdi. Sonuç olarak Louis Paris’i, ona ihanet eden asilleri ve bu isyanı destekleyen insanları asla affetmedi.

Mazarin nihayetinde savaşı kazandı ve hem ekonomik hem de yönetimsel anlamda birçok reform yaptı. Louis kardinali her zaman takdir etti ve tahta çıkabilecek yaşa gelinceye kadar başbakanın görevde kalmasına izin verdi.

Louis diplomat olmak amacıyla eğitildi ancak aynı zamanda bir askerdi de. Ülkesinin politik durumunu çok iyi bir şekilde kavramıştı; zaten bu yüzden de sevdiği kadınla evlenmek yerine İspanya kralının kızıyla evlenmeye ikna olmuştu. Avrupa’daki Fransa hakimiyetini güçlendirmek ve İspanya ile barışı devam ettirmek için bu evlilik önceden ayarlanmıştı.

at üstünde 14. louis tablosu

Saltanatının başlangıcı: Mazarin’den sonra Fransa

Mazarin’nin ölümünden sonra Louis tüm hükümet yetkilerini üstlenmeye karar verdi. Bu kararı bazı danışmanlarını ve asilleri şaşırtmıştı, çünkü kral geleneksel olarak daha çok sosyal bir figürdü.

İçindeki kutsal güce inanan Louis kendinden oldukça emindi ve zamanla Fransa’daki en büyük güç haline geldi. Louis, Avrupa’nın birçok bölgesinde yüzyıllar boyunca sürecek olan bir rejim inşa etti.

54 yıl boyunca, her gün 10 saatini ülkesine ayıran kral için her detay önemliydi. Yetkilerini kimseye devretmeden her şeyi bizzat kendisi yönetti.

Louis, krallığın en büyük güçsüzlüğünün asiller olduğunu biliyordu, iç savaşta olduğu gibi yine kendisine karşı gelebilirlerdi. Bu olayın önüne geçmek amacıyla, tüm asilleri yaşamaları için şehrin dışındaki Versay Sarayına topladı. Asil ailelerin hepsi kralın gözüne girmeye çalışıyordu.

Louis’nin kontrol sağlaması için uygun bir ortamı vardı; emrindeki birçok casus, asillerin planları hakkında onu bilgilendiriyordu. Versay, kralın merkezi hükumetinin somut örneğiydi. Aynı zamanda bu yer, dönemin önde gelen eğitim ve kültür merkeziydi.

XIV. Louis: Bir hayırsever

Louis sanatı destekleyen bir hayırseverdi. Önemli oyun yazarı Molière gibi birçok büyük edebi şahsiyetin de patronuydu. Louis, Académie des Inscription, Belles-Lettres ve Académie Royale de Musique gibi kurumları kurdu. Ayrıca Paris Gözlemevinin en önemli destekçisiydi.

XIV. Louis, Fransa’nın en önemli sanatçılarının koruyucusuydu. Bu sanatçılar Versay’da şarkılar söyledi, sahneye çıktı ve resimler yaptı. Versay’daki bahçeler, belki de Fransa’nın en büyük açık hava sanat eserlerinden biridir.

Ancak Kralın ve sarayın bu ihtişamına rağmen, monarşi gittikçe insanlardan ve sanattan uzaklaştı. Sonuç olarak Versay normal bir saraya dönüştü.

Fransa kendi kendine yeten bir ülke olsa da kralın içinde hala bir savaşçı vardı. Louis, Hollanda’yı istila etmeye ve başarısız bir saldırı ile Fransız topraklarını geri almaya karar verdi. Kısa bir süre sonra İspanya, İngiltere ve Kutsal Roma İmparatorluğundan oluşan Büyük İttifaka karşı savaşa girdi.

Fransa savaş nedeniyle çok fazla toprak kaybetmedi ancak ekonomik olarak büyük sıkıntılar yaşadı, bankaları iflas etti. XIV.Louis, zengin bir ulusun kralıyken, şimdi ise yoksulluktan zarar görmüş zayıf ve sefil bir ülkeye hükmediyordu.

Louis, 77. doğum gününden birkaç gün sonra öldü. O zamanlar bir insanın bu kadar uzun süre yaşaması sık rastlanılan bir durum değildi; çağının en uzun tahtta kalan hükümdarıydı. Ölümünden sonra tahta  Burgundy Dükü’nün oğlu geçti. Genç veliaht tahta çıktığında sadece 5 yaşındaydı.

XIV. Louis büyük bir kraldı ve insanlar sanata ve kültüre katkılarından dolayı ona hayrandı. Ancak aynı zamanda kendisi, mutlakiyetçiliğin vücut bulmuş haliydi. Eski dünyaya ait değerlere ve inançlara kökünden bağlıydı; bu nedenle de insanın kaderinin doğduğu andan itibaren belirlendiğine inanıyordu.

Louis, ülkesine ihtişam ve zenginlik getirdi, ama aynı zamanda ülkesine zarar da verdi. Güneş Kral, Fransa tarihindeki en ikonik figürlerden biri olmaya her zaman devam edecek.

Lossky, A. (1994) Luis XIV y la monarquía Francesa. Nueva Jersey: Rutgers University.