Victor Küppers ve “Ampul Etkisi”: Tutum Neden Önemlidir

· Ağustos 12, 2018

İnsanların birçoğu genelde bilgi edinmeye ve becerilerini geliştirmeye odaklanır. Çünkü bir insan olarak değerini artırmak ister. Ancak bazılarına göre de bilgi ve becerilerden oluşan bir grup insandan çok daha fazlasıyız. Değer, yaptığınız işle ya da özgeçmişinizle kazanılan bir şey değildir. Diğer insanlar değerinizi aslında içinize bakarak görür. Asıl önemli olan karşınızdakine verdiğiniz enerjidir. Bir diğer deyişle, asıl farkı gösterdiğiniz tavır yaratır. İşte Victor Küpper’in “ampul etkisi” dediği de budur.

Victor Küppers, başarının anahtarı ve neden hepimizin başka bir imajı değil de belirli bir imajı yansıttığı hakkındaki teorisini açıklamak için “ampul” metaforunu kullanıyor. En sonunda da hayatınızda değişiklik yapmanın en iyi yolunun pozitif psikoloji olduğuna karar veriyor.

“Ampul etkisi”

Victor Küppershepimizin ampul gibi olduğunu çünkü enerji verip başkalarından da enerji aldığımızı söylüyor. Ancak hepimiz enerji veriyor olsak da bu enerjinin hepimizde aynı olduğu anlamına gelmiyor.

Tıpkı ampuller nasıl aynı parlaklıkta veya renkte değilse her birimiz de farklı enerjiler yayarız. Yani bazı insanlar parlak bir ışık saçarken, bazıları da önündekini görmeye yetecek kadar bile ışık veremez ya da tamamen yanarak sönmüştür.

karanlığa ışık tutan adam

Peki insanlara gönderdiğiniz enerjinin farkını nasıl anlayabilirsiniz? Küppers’e göre bu farkı tutumumuzda görebiliriz. Küppers’in formülü çok basit, “D = (B+Y) x T” Buradaki D “değer”, B “bilgi,” Y “yetenek” ve T ise “tutum” kavramını temsil ediyor.

Tutum neden önemli

Victor Küppers bilgi ve yeteneğin insana değer katmadığını söylemiyor. Bunları eşitliğin birer parçası olarak görüyor. Ancak bilgi ve yeteneğin değer kattığından emin olmak için gereken daha önemli bir şey var. Kişinin ışıldamasını sağlayan esas şey tutumun çoğaltıcı etkisi. 

Victor Küppers’e göre harika insanlarla sıradan insanlar arasındaki fark tutumlarındadır. Sizi harika bir insan yapan şey ne kadar çok çalıştığınız, sahip olduğunuz yetenekler ya da profesyonel başarılarınız değildir. Sizi harika yapan şey sizi siz yapan şeydir. Asıl önemli olan budur. Asıl farkı yaratan da budur.

Peki hayatınız daha karmaşık bir hal aldığı zaman ne olur? Planlarınız işlemediğinde ya da işler umduğunuz gibi gitmediğinde ne olur? Beklenmedik değişimleri nasıl karşılarsınız? İşler istediğiniz şekilde yürümediği zaman iki seçeneğiniz vardır: pes et ya da mücadele et. 

“Asıl önemli olan başınıza gelen şeyin ne olduğu değil o şeye nasıl bir tepki verdiğinizdir.”

– Epiktetos

Tepki vermek – işler nasıl giderse gitsin hevesle yaşamaya devam etmek bir seçimdir

İşler ters gittiğinde birçok kişinin hevesi kırılır, ilgisini kaybeder ve vazgeçer. Umudunu, neşesini ve hevesini kaybeder. Pes eder. Fakat başka bir seçenek daha var. Pozitif psikoloji size açık bir kapı sunuyor, çünkü hayal kırıklıkları ardı ardına geldiği zamanlarda ruhumuzu canlandırmak için neler yapabileceğimizi araştıran bir daldır.

Normalde umut ve neşe dolu yaşamamız gerekir. Bu iki şeyi kaybettiğinizde ise ilk tepkinizi vermeniz gereken zaman gelmiştir. Eğer normal olanın neşeyle yaşamak olduğunu söylüyorsak, bu hepimizin mutlu olmayı hak etmesindedir. İyi haber ise, tutum üzerinde çalışabileceğiniz bir şeydir çünkü sadece size bağlıdır. Takındığınız tutumdan sizden başkası sorumlu değil. Hatta gerçekten sadece size bağlı olan sayılı şeylerden biridir.

“Hayatınızı neşeyle geçirmek ya da boktan zamanlarda ruhunuzu yüksek tutmak gibisi yok.”

– Víctor Küppers

başında ışık yansıyan kadın

Esas şeyler esas mesele olduğunda

Herkes bir trajedi yaşayabilir. Fakat trajedi yaşamak bir şey, problem sahibi olmak tamamen farklı bir şey. Bu yüzden Victor Küppers trajedi yaşamak ile çözülmesi gereken sorunlar arasına bir çizgi çekiyor. 

Bu konuda çok net bir fikri var: neşenizi kaybetmenizi haklı çıkaran kayıplar aslında çok az. Bu yüzden de minnettar olmanın önemini vurguluyor. Bir şeyler hakkında en çok düşündüğünüz zaman, negatifliğin verdiği durgunluğun sizi ele geçirmeye başladığı zamandır. Görüş alanınızın sadece umduğunuz ya da istediğiniz gibi gitmeyen bir şeye odaklı kalmasına asla izin vermemelisiniz.

Bunu profesyonel hayatınıza nasıl taşıyacağınızı merak ediyorsanız şu siteye göz atabilirsiniz. Thinking Heads (Düşünen Akıllar) Victor Küppers’in de içinde bulunduğu birçok farklı dilde konuşan bir sürü konuşmacıyı bünyesinde çalıştıran bir danışmanlık şirketidir.

“Asıl mesele esas meseleyi esas mesele olarak tutmaktır.”

– Stephen Covey