Tepki Göstermeyi Bırakıp Yaratıcı Bir Yaşam Sürmek

Nisan 6, 2020
Yaratıcı insanlar cesur ve risk alan kimselerdir. Hayat onları devirmeye kalktığında yıkılmazlar. Yenilikçi bir yaklaşımla ve fırsatlar bulabilmek adına kolları sıvarlar. Orijinal reaksiyonlar verebilmek adına iç seslerine kulak verirler.

Yaratıcı bir yaşam sürmek için harekete geçmek zorlu bir karar olabilir. Bunun için öncelikle eski alışkanlıklardan sıyrılmak gerekir. Yaratıcılık kendi kendine bir şeyler yaratabilme ve cesur olmakla ilgilidir. Bunlar daha özgür bir hayat yaşamanıza olanak sağlarlar.

İnsanlar yenilikçilik ve yaratıcılığın öneminden söz ederken, bunların yeni ve farklı fikirler üretebilmek olduğunu düşünürler. Fakat bu iki kavramın bunlardan ibaret olduğunu düşünmek sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Yaratıcılık bilişsel becerilerinizden çok daha fazlasıdır. Yaratıcı olmak için harekete geçmeniz de gerekir.

İtalya’nın Bologna kentindeki Marconi Yaratıcılık Enstitüsü’nün yaratıcılık üzerine düzenlediği en son uluslararası konferansta uzmanlar bu sonuca vardılar. Bir ürünü olmayan fikirlerin pek de bir değeri olmadığını ifade ettiler. Bir adanmışlık, sorumluluk ve cesaret olmadığı sürece, bir projenin gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Hadi, bunu örnekler üzerinden irdeleyelim. Arthur Conan Doyle son derece titizlikle yazıları üzerinde çalışmasaydı Sherlock Holmes diye bir karakter olmazdı. Doyle bunun için doktorluk kariyerini dahi bir kenara bırakmıştır. Beethoven da bunun bir diğer örneği. Kendisi Dokuzuncu Senfoniyi neredeyse sağırken bestelemişti.

Bu örnekler yaratıcılığın yalnızca hayal gücünden çok daha ötede bir şey olduğunu belirtiyor. Bundan çok daha fazlası; azim ve fedakarlık olmadan gerçek bir yaratıcılıktan söz edemeyiz.

“Eğer içinden bir ses ‘Resim yapamazsın.’ diyorsa, tüm gücünle kendini resim yapmaya ada. Böylelikle o sesi susturmuş olacaksın.”

– Vincent Van Gogh

Yaratıcı bir yaşam

Tepki Göstermeyi Bırakın: Harekete Geçin, Şansınızı Deneyin ve Yaratıcı Bir Yaşam Sürün

Çoğu insan hayata karşı tepkilidir. İnsanların başlarına bir şeyler gelir ve bunun sonucunda insanlar rüzgarda savrulan yapraklar gibi bambaşka noktalara sürüklenirler. İnsanlar bir olay gerçekleşir gerçekleşmez buna bir tepki verilemeyeceğini ve bunun her şeyin temeli olduğunu unutuyorlar. Kendinizi zamanın kollarına bırakabilirsiniz. Bu sayede farklı, bireysel ve yenilikçi bir şekilde hareket edebilirsiniz.

Amerikan Psikoloji Derneği (APA) Amsterdam Üniversitesi ile ortak yürüttüğü bir çalışmada yaratıcı bir yaşam sayesinde kişinin sağlığının iyi yönde gelişebileceğini ortaya koymuştur.

Yaratıcı davranılmaya başlandığında geçmişteki olumsuz davranışları geride bırakmak çok daha kolaylaşır. Bu sayede kendinizle daha iyi bir ilişki kurabilirsiniz. Sonuçta arzular ve gösterilen davranışlar birbirini izleyen mekanizmalardır.

Bir sorunla karşı karşıya kaldığınızda çözüm için daha fazla seçeneğiniz olacağından ötürü yaratıcılığın önemi bir kez daha ön plana çıkar.

Peki yaratıcı bir yaşam sürmeye nasıl başlarsınız? Esnetemeyeceğiniz bir yapıda, rutin bir takviminizin olduğu günlük hayatınızı nasıl değiştirebilirsiniz? İşte işe yarayabilecek bazı püf noktaları.

Etraflıca Düşünme

Etraflıca düşünme 1967 yılında Edward de Bono tarafından Etraflıca Düşünmenin Pratiği kitabında ortaya atılan bir kavramdır. Edward de Bono bu kavramla, insanların yaratıcılığın temelini anlamalarına yardımcı olmuştur.

Yazar etraflıca düşünme ile ilgili şunları dile getirmiştir:

  • Etraflıca düşünerek sorunlara yeni bir açıdan yaklaşabilirsiniz.
  • Etraflıca düşünme mantıktan öte bir şeydir. Gerçeklikle oynamak, bir şeyleri kombine etmek, bağlantılar kurmak ve eski alışkanlıklardan kurtulmak ile ilişkilidir.
  • Düşünce süreçlerinizi farklı bir şekilde tetikleyebilir ve yeni, keşfedilmemiş yollar bulmanızı sağlayabilir.
  • Mantığın güvenli kollarından sıyrılmanız anlamına gelir.
Sol profilini gösteren kadın silüeti içinde gün batımı manzarası

Düşündüğünüzden Çok Daha Fazlasını Değiştirebilirsiniz

Zihniniz muhtemelen yapmak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz şeylerle doludur. Bu durum zorunluluklar, stres ve anksiyetenin yönetiminde, gerçekten içinizde yatan isteklere kulak vermeden yaşamanızdan başka bir şeye yaramayan güçlü bir düşmandır.

Bu düşüncelerinizi susturmalı ve yeni düşünce şekilleri oluşturmalısınız. Tabii bunu yaparken sorumluluğu elden bırakmamalı ve yapmanız gereken şeyleri yapmalısınız. Fakat zihninizdeki bu ormanın derinliklerine daldığınızda, çoğu sorumluluğunuzun size bir faydası olmadığını görürsünüz. Bunlar gelişiminize engel olan sorumluluklardır. Bundan dolayı da yersiz bir biçimde anksiyete duymanıza neden olan şeylerden kurtulmaktan çekinmeyin.

Yaratıcı Bir Yaşam Sürmeye Nasıl Başlarsınız

Pensilvanya Üniversitesi Pozitif Psikoloji Merkezindeki Hayal Gücü Enstitüsünde direktörlük görevi üstlenen Dr. Scott Barry Kaufmann, nasıl yaratıcı bir yaşam sürülebileceğine dair bazı ipuçları sunuyor. Yeni şeyler denemeye açık olmalısınız. Yaratıcılık yüksek baskı hissedilen durumlarda ortaya çıkmaz. Rutin bir hayat sürmek motivasyonunuzu, hayallerinizi, iç güdülerinizi ve yenilikçi yanınızı öldürür.

Bazen geri adam atmak ve başka bir perspektiften bakmaktan başka bir şansınız yoktur. Günlük hayatınızın sizi hapsettiği balondan çıkarak bir şeylere farklı açılardan bakmaya başlayabilirsiniz.

Kendinizi yeni deneyimlerin kucağına atmak çok fazla şey ifade edebilir. Zihninizi uyarılara açık hale getirir, öğrenmeye, bulduğunuz her şeyi okumaya, yeni insanlarla tanışmaya ve gerçeklikle başka bir bağ kurmaya başlarsınız.

Yaratıcı bir yaşam sürmek başınıza gelen şeylere tepki göstermeyi bırakmanıza yardımcı olabilir. Eğer başınıza bir şey gelirse eylemsiz kalmayın. Duruma daha iyi uyum sağlamak üzere yenilikçi bir yaklaşım sergileyin, cesur davranın ve dayanıklı olun. Değerlerinize ve arzularınıza paralel, daha iyi bir gerçeklik yaratmanızın tek yolu bu.

  • Ivcevic, Z., & Hoffmann, J. D. (2019). Emotions and creativity: From process to person and product. In J. C. Kaufman & R. S. Sternberg (Eds.). Cambridge Handbook of Creativity (pp. 273-295). New York: Cambridge University Press.
  • Baas, M., De Dreu, C. K. W., & Nijstad, B. A. (2008). A meta-analysis of 25 years of mood-creativity research: Hedonic tone, activation, or regulatory focus? Psychological Bulletin, 134(6), 779–806. DOI:10.1037/a0012815
  • Ivcevic, Z., & Brackett, M. (2015). Predicting creativity: Interactive effects of Openness to Experience and Emotion Regulation Ability. Psychology of Aesthetics, Creativity and the Arts, 9, 480-487. http://dx.doi.org/10.1037/a0039826