Tek Taraflı Bir İlişkide Sıkışıp Kaldınız mı?

19 Ekim, 2020
Duygusal anlamda bitkin ve psikolojik olarak tükenmiş olduğunuzu seziyorsanız, bir hiç uğruna her şeyinizi verdiğiniz tek taraflı bir ilişkiye hapsolmuşsunuz demektir. Bu durum, tek taraflı duygusal bağlara sahip olmanın yarattığı ana etkileri içeriyor.

Tek taraflı bir ilişki, duygusal bir bağın nasıl olması gerektiğine dair ortaya konulmuş her türlü ilkeyle çelişen bir durum. Bu durum, karşılıklılık ortamının bozulması ile bu bağın kopması ve ilişkisel temelin dayanması gereken mükemmel dengenin ihlali olarak ortaya çıkar. Her bir kişinin günlük yaşamlarındaki ayrıntılarla bireysel olarak ilgilenmek zorunda olduğu o kendiliğinden ve otantik biçimde ortaya çıkan özgür iradeden yoksun olunduğu takdirde, ortak bir çaba da olmayacaktır ve her şey parça parça olacaktır. Esasen, bir ilişkide bulunan herkes saygı ve şefkat ister.

Günümüzde, insanların mücadele etmek durumunda kaldığı en karmaşık konu, bir çiftin bunu anlamasının ne kadar sürdüğü ile doğrudan ilişkili. İlişkinin zedelenmesi ve yıpranması nedeniyle, çiftler arasındaki birbirinden uzaklaşma durumu aşamalı olarak gerçekleşmekte. Görünüşe göre, günlük hayatın rutini de, bir yere kadar bu durumu kamufle etme gücüne sahip. Buna ek olarak, günlük rutinin yarattığu baskı da, genellikle evden ve sevgiden uzakta olan bir ortam içerisinde çok fazla zaman alan bir durum yaratıyor. Bu durumda da, kişi, sonunda, artık ilişkisinde eşitlik olmadığının farkına varıyor. Aslında, farkına vardığı şey şu ki, ilişkideki diğer kişi, bu ilişkinin içerisinde pek de bulunmuyor.

Sevdiğiniz kişi yanınızda da olsa ilişkinizde bir soğukluk hissediyor olabilirsiniz; yani aranızda duygusal olarak mesafe bulunabilir. Bu şefkat ve istek eksikliği, tek taraflılık ile ilgili bir durum. Bu, ilişkiyi ayakta tutmak için yalnızca bir tarafın katkıda bulunduğu, beslediği ve çabaladığı bir senaryo. Psikologlar, genellikle bu tür dinamikleri olan ilişkileri hastalıklı ilişkiler olarak tanımlarlar. Bunun nedenini merak ediyorsanız, yazımızı okumaya devam edin.

Tek taraflı fedakarlık isteyen bencil kafa yapısı ilişkiye zarar verir

Tek taraflı bir ilişki nasıl olur?

Tek taraflı bir çift oldukça basit bir şekilde tanımlanabilir. Sadece bir üyesinin enerji sarf ettiği, istekli olduğu ve zamansal anlamda yatırım yaptığı bir oyundur bu. Ancak, tanımı basit olsa da, bu çok daha karmaşık bir gerçeklik çünkü bu durumu teşvik eden birçok neden olabilir.

Çoğu zaman, insanlar bu durumun daha en başından itibaren ortaya çıktığı bir ilişkiyi sürdürürler. Azınlıkta kalan diğer zamanlarda da, bu durum yavaş yavaş ve aşama aşama ortaya çıkar. Her iki durumda da, tek taraflı bir ilişki sağlıklı bir ilişki değildir. Aslında, içinde yer alıp da onu tersine çevirmeye ve ne pahasına olursa olsun ilişkiyi sürdürmeye çalışanlar için oldukça zararlı bir durum ortaya çıkıyor.

Bu, aklı başında herhangi birinin bu tür bir ilişkiyi neden hastalıklı bir beraberlik olarak göreceğini de ortaya koyuyor. Bunun nedeni, taraflardan birinin aradaki bağı sürdürürken yarattığı duygusal ve psikolojik anlamdaki aşırı dereceli baskının çoğu zaman yıkıcı olması.

Yazımızı okumaya devam ederseniz, halihazırda bu tarz ilişkilerden birine yakalanmış olup olmadığınızı öğreneceksiniz.

Her zaman pes edersiniz

Dr. John Gottman, romantik ilişkiler ve en yaygın dinamikleri konusunda çok önemli bir uzman. Çalışmalarını onlarca yıldır sürdüren araştırmacı, “aşk laboratuvarı” adını verdiği mekanda yaptığı çalışmalar, halihazırda, yüzlerce insanın ya ilişkilerini kurtarmasına ya da bu ilişkiden kurtulmasına yardımcı oldu.

Kuşkusuz, Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi (The Seven Principles for Making Marriage Work), en çok bilinen kitaplarından biri. Araştırmacı, kitabında bu ilkelerden birini özellikle vurguluyor: bir anlaşmaya varma ihtiyacı. Bu ilkenin öne çıkmasının nedeni, taraflardan birinin her zaman teslim olduğu durumda kaçınılmaz bir şeyin gerçekleşmesi; yani ilişkidekilerden yalnızca biri, ilişkiyi kurtarmak için diğerine öncelik verdiğinde bu ilişkinin bitmesi çok uzun sürmez.

Terazinin kefesi her zaman için aynı tarafa doğru yöneldiğinde, kişi yavaş yavaş kendine saygısının, gururunun ve hatta sağlığının kaybolabileceği duygusal bir boğulma durumu yaşayacaktır. Bu, tek taraflı bir ilişki için oldukça yaygın bir durum.

Duygularınızı ifade edemiyorsanız ve ihtiyaçlarınız karşılanmıyorsa tek taraflı bir ilişki içerisindesiniz

Bu tür bağların ortak özelliklerinden biri de boşluk hissi. Hayatınızda her zaman bir şeyler eksik olacaktır. Bu duygu, neredeyse, susadığın halde yalnızca tuzlu su içebilmek gibi bir duygu. Partneriniz yanınızda olabilir ve hatta onunla konuşabilir ve beraber bir şeyler yapabilirsiniz. Ama yine de yanlış bir şeyler vardır ve birşeylerin eksik olduğunu düşünürsünüz. Bir kişinin diğerinin verebileceğinden daha fazlasına ihtiyaç duyması kesinlikle normal bir durum, ancak tek taraflı ilişkiler bu anlamda çok daha dinamik oluyorlar.

Bu yokluğunu hissettiğiniz “bir şey” duygusal bir engel aslında. Bu duygu, partnerinize duygularınızı, düşüncelerinizi ve ihtiyaçlarınızı ifade etmeye çalışmak ve bir duvarla konuşuyormuş gibi hissettiğiniz bir tür duygu. Pek çok kez “Şimdi bununla ilgili konuşmak için iyi bir zaman değil”, “Hep aynı şeyden şikayet ediyorsun”, “Benden ne istiyorsun?” veya “Neye cevap vermem gerekiyor?” gibi şeyler duyarsınız. Bunlar sadece en yaygın görülen tepkiler aslında. Bununla birlikte, partnerinizin desteğinize veya şefkatinize ihtiyacı olduğunda, nadiren cevap vermekten ve ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede karşılamaktan geri durursunuz.

Partneriniz sizi hafife alıyor ve sizin için hiç bir çaba sarf etmiyorsa

Örneğin, sizden bekleneni yapmanız, sizin için oldukça normal bir durum. Aynı şey bir problemi çözdüğünüzde de geçerli. Bu senaryo, tek taraflı bir ilişkinin varlığını ortaya koyuyor. Önünüze çıkabilecek belirli bir durum veya zorlukla karşılaştığınızda yalnızca çabalamakla kalmadığınız pasif ve proaktif bir yanınız her zaman olacaktır.

Bunun yanında, nihayetinde görevlerinizi yerine getirdiğiniz için, şikayet etmeyeceksiniz. Bu nedenle, açık olmak gerekirse: bir ilişki, biriniz bu tür şeyleri kesin kabul ettiği ve diğerinin ne yaptığını fark edemediği anda sağlıksız bir hal alacaktır. Ayrıca yalnızca birinizin belirli bir görevin veya öngörülemeyen olayların sorumluluğunu üstlenmesi de hastalıklı bir durum olacaktır. Bu tür bir senaryo temelde herhangi bir ilişki için ölümcül bir yara demek.

Dugusal tükenmişlik, ilişkilerdeki adaletsizliğin önemli bir yanı

Tek taraflı bir ilişki kafa karıştırıcı ve yorucu olacaktır

Bu tür bir ilişkide, kabul etmeyi reddediyor olsanız bile alarm veren birçok nokta olacaktır. Bunun olmasının nedeni de son derece basit: çok fazla çaba, zaman ve duygu harcadığınız için bu ilişkiden vazgeçmek istemezsiniz. Böylece, bir şeyin değişmesini beklerken daha fazla fırsat, sevgi, özveri ve sabır tüketirsiniz.

Açıkçası, bütün bunları ne kadar tüketseniz de hayatınızda hiçbir şey değişmez. Hatta, daha fazla zihinsel ve fiziksel yorgunluk ortaya çıkar. Bir insan neredeyse her açıdan, psikolojik ve çoğu zaman da finansal olarak dibe vurur. Bu anlamda, bir bağın yalnızca kişisel çıkarlara dayandığı tek taraflı ilişkilerin olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız.

Evet, her ilişkinin farklı dinamikleri var, ancak asla başarısız olmaması gereken temel bir ilke var: aşk, denge ve karşılıklılık ile ilgili bir durum. Takım olmak, bir şeyi önemsemek ve onu elde etmek için güçleri birleştirmekle ilgili yani. Dahası, birbirinizi önemsemek ve ilişkinizi sürekli geliştirmekle ilgili aynı zamanda. Dolayısıyla, durum böyle olmadığında, her şey parça parça olacaktır.

  • Gottman, John (2012) Las siete reglas de oro para vivir en pareja. Debolsillo