Sürekli İyilik Bekleyen İnsanlar: Neden Böyle Yaparlar?

Nisan 24, 2021
"Ben olsam bunu senin için yapardım, hadi, sen de bana küçük bir iyilik yap." Bu tür sözler, neredeyse bizden sürekli olarak bir şeyler istemekten tereddüt etmeyen insanlar arasında çok yaygındır. Duygusal şantajın sıklıkla ortaya çıktığı konulardır. Peki bunu neden yaparlar?

“Hadi, eline yapışmaz ya… bunu benim için yapamaz mısın?Her zaman iyilik isteyen insanlar bizi şaşırtmayı asla bırakmaz. Bize boyun eğdirmek, bizden istediklerini almak için binlerce nedenleri, yüzlerce mazeretleri ve milyonlarca iltifatları vardır. Bu şekilde davranan birini tanıyorsanız veya ona çok yakınsanız, neden böyle olduklarını birçok kez merak etmişsinizdir.

Kendimize bu soruyu basit olarak iki nedenden dolayı sorarız. Birinci neden açıktır: İyilik istemek asla kolay değildir, en azından çoğu insan için bu böyledir. Bunu yapmamızın nedeni, başka çaremizin olmaması, sınıra dayanmış olmamızdır. Ancak hiçbir çaba sarf etmeden, bu kişilerin bizden iyilik beklediklerini görmek bizi şaşırtır.

Başka bir sorun daha var: bu tür bir durum bizi ince ipin üzerine yerleştirir. Birisi bize bu taleple geldiğinde, iyi yönümüzü kullanıp bizden çıkar sağlamaya çalıştığını düşünürüz. Bu duygu da ilişkimizi sarsar. Er ya da geç sınırları, her zaman hoş karşılanmayan duvarları yükseltmek zorunda olduğumuz bir senaryo ile karşı karşıya kalırız.

“Abone” olmuş gibi sürekli talepte bulunan bir kişiyi nasıl tanımlarız? Şimdi bu kişiyi tanımlama aşamasına geçiyoruz.

İyilik

Sürekli başkalarından iyilik bekleyen bir kimseler: gülümsemenin ardında yatanlar

Gerçekten iyilik yapılmasına ihtiyaç duyan kişiler vardır. Bu kişilerin yardıma ihtiyacı olduğu yüzlerinden okunur. Ve bu kişiler bizden onların taleplerini yerine getirmemizi istediklerinde, bunu utanarak talep ederler. Yüzlerinde mahcup bir ifade vardır. Bunu yapmak kolay olmadığı için gururlarını bir kenara bırakırlar ve duygular ortaya dökülür. Ancak sürekli olarak yardım talebinde bulunan kişilerin, her üç talebinden ikisi iyilik istemekten çok başka bir şekilde ifade edilmektedir.

Üç yaşındaki bir çocuğun oyuncak istemesi gibi taleplerine sıcak gülümsemeler eşlik eder. Bazen sanat alanında doktorasını yapanların ve işlerini son ana bırakanların bize çok acil ihtiyaçları olur. Bu talepleri bizi iki arada bir derede bırakır ve ağzımızdan bir “hayır” ın çıkmasını neredeyse imkansız hale gelir.

Bu davranış kalıbı bize ihtiyaçtan çok, bu talebin arkasında başka şeylerin olduğu fikrini verir.

Narsistler: beni seviyorsan, bana bir iyilik yaparsın

Narsist kişiliklerden günlük hayatımızda fazlasıyla vardır. Böylesine narsist bir kişilik bozukluğu göstermeden, bir arada yaşamayı zorlaştıran özellikler ve davranışlar sergileyen birçok insan vardır. Bu nedenle, en yaygın özelliklerden biri, başkalarından istediklerini elde etmeleridir.

Ancak bunu sofistike bir şekilde yapıyorlar. “Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun, eminim bunu benim için yapacaksın” ya da klasik bir şekilde “ben olsam senin için yapardım” şeklinde hitap ederler. Duygusal şantaj, taleplerinin büyük bir bölümünü geçirmelerine yardım eden motor davranıştır. Ne zamanki bu duygusal şantajdan bıkarız, o zaman isteklerini yetirmekten vazgeçeriz.

İlişki daha yakın olduğunda: talepte bulunma konusunda daha az sıkıntı çekerler

Partnerimiz, annemiz, erkek kardeşimiz ya da en yakın arkadaşımız… Bazen arada bulunan yakınlıktan dolayı, isteklerinin sınırı olmaz, onlar için ne pahasına olursa olsun, her şeyi yapabileceğimizi düşünürler. Bu nedenle şu konuda net olmalıyız: ne sevgi ne de aynı genetik kod, kimseyi o kişinin bizden istediği şeye yapmaya zorlamaz.

Bazen sınırlar olmalıdır. Bu sınırlar ilişkiyi daha da sağlıklı hale getirmeye yarar. Sırf birilerini sevdiğimiz için onların her istediğini yapamayız.

Empati yoksunluğu ve egoist bir kişiliğe sahip olma insanları sürekli olarak talepkar olmaya sevk eder

Empati yoksunu, bizden istedikleri iyiliğin yerine getirilmesinin bizim için iyi olmadığını kavrayamayan insanlar vardır. Sadece kendi iyiliklerini arayan, sadece acil ihtiyaçlarını, anlık kaprislerini örtmeye çalışan profillerdir.

Egoizm toplumumuzda oldukça yaygındır ve bizim çok yakınımızda olabilir, özellikle de her zaman başkalarından iyilik bekleyen insanlarda hakim olan bir duygudur.

Sorunlarımı çözemediğimde başkalarına bağımlı hale geliyorum

Çoğu zaman, bu davranışın arkasında aklımızda tutmamız gereken başka bir faktör bulabiliriz. Kendi hayatlarının sorumluluğunu almayı henüz öğrenmemiş olan insanlar vardır. İyi bildiğimiz gibi olgunluğumuzu, yetkinliğimizi ve kararlılığımızı tanımlayan şey, her gün ortaya çıkan zorlukları kendi başımıza çözebilmektir; sorunlar ister küçük ister büyük olsun.

Sorumlu olmayı henüz öğrenmemiş insanlar vardır. Ve bu kişiler herhangi bir sorunu çözmemizi bekleyen günlük hayattan tanıdığımız bir arkadaşımız, iş arkadaşımız, komşumuz veya hatta aile üyemiz de olabilir. Bir kez istediklerini yapmamız, sürekli olarak onların bize bağımlı olmaları için yeterlidir.

Dilek dileme

Sürekli bizden bir şeyler isteyen birine karşı nasıl davranmalıyız?

Hepimiz herhangi bir zaman diliminde kendimizi bu durumda görmüşüzdür. Örneğin; sürekli bizden bir şeyler istemeyi alışkanlık haline getiren bir iş arkadaşımızı düşünebiliriz. Sırtlarını bize dayadıklarını kendilerini güvende hissederler. Bizde bundan hiç şikayetçi olmayız. Bizden son anda istedikleri şeyleri yaparak, onları bu zor durumdan kurtarmış oluruz.

Bu konudaki ilk tavsiye, her zaman kalbimizin bizden istediği şeyi yapmamızdır. Kendimizi iyi hissettiren, bizi memnun eden, hissettiklerimizi gerçekleştirmemiz gerekir. “Benden faydalanıyorlar” hissi içimizi kaplamaya başladığında, ya da “benden istedikleri şeyi yerine getirmem benim için iyi olmayacak” düşüncesi aklımıza geldiğinde bunu dile getirmemiz, harekete geçmemiz gerekir.

Her zaman bizden iyilik isteyen insanların bir sınırları olduğunu bilmeleri gerekir ve yüksek sesle “hayır, bana sorduğun şeyi yapmayacağım” dediğimizde çok daha iyi olacaktır. Bu nedenle, bizden iyilik isteyen kişi bir aile üyesi veya çok yakın bir kişi olduğunda, dürüstçe konuşmalıyız.

Onların bizden istedikleri talebi geri çevirmemiz, onları daha az sevdiğimiz anlamına gelmez. Bu basitçe bütünlüğü koruma, bir ilişkinin karşılıklı anlayış gerektirdiği kuralına saygı duyma meselesidir. Sevmek her zaman samimi olmaktır ve yapmak istemediğimiz bir şey varsa bunu söylemeli ve buna saygı gösterilmelidir.

Birlikte yaşamak ve özgüvenimizi korumak için mümkün olan en kısa sürede, bu duyguyla mücadele etmek öğrenmemiz gereken karmaşık durumlardır.