Duygusal Şantaj Ve Çocuklarımıza Zararı

· Ocak 7, 2019

Duygusal şantaj, ne yazık ki, birçok ebeveynin çocuklarını yetiştirirken kullandığı bir stratejidir. Bu bireyler suçluluk duygusu, korku, gözdağı, tehdit ve bunların yanı sıra sabır ve sevgiyi, çocuklarına istedikleri her şeyi yaptırmak için kullanırlar. Gerçek şu ki, birçok anne-baba bu tarz bir yaklaşımın çocukları üzerindeki etkisinin farkında değildir. Şüpheli yöntemlerinin çocuklarıyla aralarındaki ilişkiyi nasıl etkileyebileceğinin bihaberler.

Çocuklara duygusal şantaj uygulamak, onların davranışlarını şartlandırmak adına oldukça cazip bir manipülasyon şeklidir. Şantaj, aynı zamanda, çocukların ebeveynlerinden “örnek” alarak öğrenebileceği bir kavramdır. Ve genellikle bilinçli olarak seçtiğimiz bir yöntem değildir. Bununla birlikte, ne kadar etkili olduğunu gördüğümüz noktada, sıklıkla kullanmaya devam ederiz.

Aile içerisinde duygusal şantaj konusuna odaklanan binlerce makale vardır. Bu bağlamda şantajı çocukları üzerinde kullanan ebeveynler olabilir; ama aynı zamanda şantajı ebeveynleri üzerinde kullanan, istediklerini elde etmek için öfke nöbetleri geçiren ve tehditlere başvuran çocuklar da vardır. Gerçek şu ki, bu, çocukların evde öğrendikleri bir şeydir. Örneğin ebeveynler şöyle şeyler söylediğinde “eğer notlarınız iyi olmazsa, sizi daha fazla sevmeyeceğiz”, “eğer yaramazlık yaparsanız, yaş gününüzde size herhangi bir hediye vermeyiz” veya “odanızı toplamazsanız eğer, size daha fazla oyuncak almayacağız.”

“İnsanlara istediğiniz şeyi yaptırmanın sadece iki yolu vardır. Ya demir bir eldiven giyip onu bu konuda zorlarsınız ya da ona Tanrı’nın bunu yapmasını istediğini söylersiniz.”

– Raymond Khoury

Neden şantaja başvuruyoruz?

Genellikle şantaja başvuruyoruz çünkü kontrole başka nasıl sahip olacağımızı ya da çocukların karşı çıkmadan bize nasıl itaat etmelerini sağlayacağımızı bilemediğimiz noktada, onu bize geri verir. Kontrol eğitim ile eş anlamlı değildir. Çocuklarımıza ne yapacaklarını ve bunun nasıl yapılacağını söylemek ve derhal yapmadıkları halde onları tehdit etmek, onların karar verme kapasitelerini minimuma indirir. Bu da, gelecekte aşırı bağımlı ya da çok isyankar olmalarına alan oluşturur.
duygusal şantaj uygulayan anne ve çocuğu

Çocuklar üzerinde duygusal şantaj uygulamak, ebeveyn olarak güven eksikliğimizin en kötü çaresi olabilir. Aynı zamanda, kendimizi, çocuğumuzun sahip olduğu sorulardan “korumak” için başvurabileceğimiz en kötü yollardan biridir. Bu durum, aynı zamanda, bir şeyleri yapmak için ihtiyaçları olan zamana saygı göstermek adına çok fazla sabrımız olmadığını ve/veya bir şeyleri, bizimkilerden farklı olan kendi yöntemleriyle yapabileceklerine toleransımızın az olduğunu gösterebilir.

Çocuklarımıza duygusal şantaj uygulamak belki de yorgunluğumuz konusunda bize yardımcı olabilir. Ayrıca, onlar adına kararlar almamızı kolaylaştırıp, yapmalarını istediğimiz her şeyi onlara yaptırmamızı sağlayabilir. Bununla birlikte, gelecekte bunun sonuçları nelerdir? Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu strateji uzun vadede gerçekten tehlikeli olabilir.

“Eğer yalanlar ya da aldatmalar iletişim sürecinde kullanılıyorsa, karşılıklı manipülasyon da olacaktır.”

– Albert Jaquard

Duygusal şantaj çocuklarımızda neyi ortaya çıkarır?

Çocuklara duygusal şantaj, onlara başka seçenek bırakmayan bir manipülasyon şeklidir. Bize itaat ederler… Büyük ihtimalle. Bununla birlikte, üzerinden çok zaman geçmeden bu strateji etkisini kaybedecek ve onlara nasıl yapılacağını hali hazırda gösterdiğimiz için şantajı bize karşı kullanacaklardır. Her türlü şantajda olduğu gibi, olumlu duygu üreten bir strateji değildir.

Dahası, bu durum onlar açısından açıklaması mümkün olmayan ama zamanla artan bir dargınlığa neden olabilir. Çocuklar genellikle insanların düşündüklerinden çok daha erken seviyelerde manipülasyonu anlayabilir. Ve kimse manipüle edilmeyi sevmez, değil mi? Bu nedenle, genellikle onlara şantaj uygulamaya çalışan insanları tehdit olarak düşünürler. Kendilerini iyi hissettirmedikleri için onlarla birlikte olmak istemezler.

Çoğu zaman, insanlar, onların sevgilerini kazanmak için çocuklarına duygusal şantaj uygular. İronik bir şekilde, bu ilişkide gerçekten sevgi varsa, o zaman bu yaklaşım aslında bu sevgiyi azaltacaktır. Buna ek olarak, ve daha önce de söylediğimiz gibi, yakın zamanda şantajı kendi lehlerine kullanmayı öğreneceklerdir. Duruma bu şekilde yaklaşmaları çocuklar için oldukça normaldir çünkü şantaj, sevdiklerinin de kullandığı, mükemmel geçerlilikte bir stratejidir. Ne yazık ki, bu durum devam ederse, yüzeysel ya da sembolik olmayan herhangi bir ilişkiyi sürdürebilmeleri oldukça zorlaşacaktır.

“Manipülasyon ortadan kalktığında sevgi ortaya çıkar. Size vereceği tepkiler değil, o kişi hakkında düşünmeye başladığınızda ve kendinizi tam olarak ortaya koymaya cesaret ettiğinizde meydana gelir. Savunmasız olma cesaretini gösterdiğinizde.”

– Joyce Brothers

Şantaj neden işe yaramaz

Çoğu zaman şantaj işe yaramaz, çünkü aile kısa sürede ya da uzun vadede gerçekleştirilmeyen tehditleri kullanır. Hiçbir ebeveyn, odasını toplamadığı için çocuğunu sevmeyi bırakmayacaktır. Psikologlar, bu tür tehditlerin etkilerinin çok uzun sürmediğini ve çok üzücü sonuçlara neden olduğunu kanıtlamıştır (ve bunu ebeveynlere, değişen derecelerde başarı gösteren teşebbüslerde iletmeye çalışmışlardır).

Bu tür şantajlarla, çocuk asla odasını neden temiz tutması gerektiğini öğrenemez. Aradığını bulabilmesi için odasının düzenli olması gerektiğini anlayamaz. Bazen canı istemese de dişlerini fırçalamasının neden bu kadar önemli olduğunu asla öğrenmez (tabii ki her şey için çok geç olup diş hekimine acil bir ziyaret yapması gerekene kadar). En olası sonuçta, şantaj durduğunda ya da etkisini kaybettiğinde, çocuğun elde etmesini istediğimiz iyi alışkanlıklar veya davranışlar da ortadan kalkacaktır.

Şantaj, çocuklarımıza, sorunlarını çözmeyi ya da onlar için en iyisi olan ya da istedikleri şey uğruna bir şeyler yapmayı öğretmez. Çocukların davranışları sadece o an ya da amaç için “değiştirilir”, ancak gerçek bir değişim veya kalıcı bir motivasyon söz konusu değildir. Ayrıca, duygusal şantajı kullandığımız ve çocuğun itaat etmemesi durumunda tehdidi yerine getiremediğimiz noktada, o zaman güvenilirliğimizi kaybederiz.

“Eğitim, bir çocuğun doğuştan gelen yeteneklerini gerçeğe dönüştürmesine yardımcı olmaktır.”

– Erich Fromm

Duygusal şantaja alternatifler nelerdir? ağlayan çocuk

Çocuklarımızın bir şeyler yapmasını istiyorsak eğer, özellikle de yaşları çok küçükse, koltukta oturup emir vermek yerine yapabileceğimiz en iyi şey onlara yardım etmek ya da yanlarında durmaktır. Daha büyük çocuklar için, elimizdeki en iyi araç örnek olmaktır. İstediğimiz şeyi yapmalarını istiyorsak, o zaman onlara taklit etmeleri için olumlu bir şey vermeliyiz.

Çocuklarımız birer robot değil. Sadece robotlar ya da makineler ilk söylediğiniz anda bir şeyleri yapar. Bu nedenle, çocuklara bir şeyleri yaptırmak için bunu bir kereden fazla tekrarlamanız gerekir. Bir de, gecikmelerinin safi tembellik ya da bizi kızdırmak için yapılan bilinçli bir hareket olmadığı konusunda emin olmalısınız. Çocuklar farklı bir hızda hareket ederler ve çoğu durumda iş üzerinde öğrenirler.

Bir şeyleri çocuklarla tartışmanın önemi

Onlarla bir şeyler hakkında tartışmak, onlara seçenekler sunmak ve ne söyleyeceklerini dinlemek çok önemlidir. Çocuktan bir şey yapmasını istediğimizde nedeninin bizim mi yoksa onun ihtiyaçları mı olduğunu kendimize sormamız gerekir. Eğer yanıt bizim ihtiyaçlarımız ise, ona alternatifler, zaman ve her şeyden önce, neden belirli bir şekilde hareket etmesini ya da etmemesini istediğimize dair bir açıklama sunmamız gerekir. Onun ihtiyaçları, refahı ve geleceği söz konusu olduğunda, en etkili yaklaşım, söyleneni yapmasının faydalarını açıklamak olacaktır.

Çocuklarımızı yetiştirirken şantaj kullanmaya bir son verdiğimizde, daha sonra kendi kendilerine belirli bir tutum edinmeleri muhtemeldir. Onlara ve çevrelerindeki insanlara gerçekten fayda sağlayan bir tutum. Eğer zekalarını göstermelerine izin verirsek, akıllı olma fırsatına sahip olurlar. Belki de tek yapmamız gereken biraz daha çalışmak, karşılıklı konuşmak ve onlara biraz daha zaman ayırmaktır. Bununla birlikte, işin iyi tarafı, daha iyi bir özgüvenle birlikte daha özerk olma yolunda yetişecek ve çaba gösterme ve çalışmanın değerini öğreneceklerdir. Kesinlikle buna değer, değil mi?

“Çocuğunuzu hayatın zorluklarından uzak tutmaya çalışmayın, daha ziyade ona bunların üstesinden gelmeyi öğretin.”

– Louis Pasteur