Şiirin Büyüsü ve Acıyı Dindirme Becerisi

28 Eylül, 2020
Şiir acıyı dindirebiliyor. Şiirin büyüsü sayesinde, kendinizi bulmak ve kendi ışığınızı engellemeyi bırakmak adına daha derinlerdeki benliğinize doğru bir yol çizebilirsiniz.

Şiirin büyüsü, hayatınızın, kalbinizin bir milyon parçaya bölünmüş gibi hissettiğiniz o anlarında içerisinde bulunduğunuz o acıyı hafifletebilir. Düşünceniz parçalandığında ve kendinizi yorgun hissettiğinizde de sizi ayağa kaldıran şey olabilir. Hayata devam etmekte zorlanabilir ve üzerine depresyona da girebilirsiniz. Bu tür durumlarda, içerisinde bulunduğunuz fırtınanın kalıcı olduğunu ve hiç gitmeyeceğiniz sanırsınız.

İşte böyle anlar, şiire dönülecek anlar olacaktır. Bunun nedeni de, şiir sayesinde bu yaranın bir kısmını da olsa iyileştirebiliyor olmanız. Bu yazımızı okumaya devam ettiğinizde, sanat ile sağlık arasındaki harika bağlantıda güzel bir tur atıyor olacaksınız. Dahası, şiirin duygusal bagajınızda taşıdığınız ıstırabın bir kısmını boşaltmaya nasıl yardımcı olabileceğini de keşfedeceksiniz.

“Şiirin verdiği duygulardan asilce zevk alan kişi gerçek bir şairdir, hayatı boyunca tek bir satır yazmamış olsa bile.”

– George Sand

Sanat ve sağlık

Sanat, bilinç ve bilinç dışı meseleler gibi üzerinde konuşulmak istenen konuları ifade etmek için hem destek olan hem de ortamı yaratan güçlü bir araç. İnsanlar farklı sanat biçimleri aracılığı ile neler hissettiklerini, ne düşündüklerini ve hatta nasıl olduklarını bile ifade edebilirler. Sanat, insanlar için, hayat akışına devam etmelerini ve kendileri üzerinde düşünmelerini kolaylaştırır.

Benzer şekilde, tıp alanı da sanatı ağrıyı hafifletmek için bir araç olarak kullanıyor. Aslında müzik, resim, fotoğrafçılık, tiyatro vb. sanat dallarından yardım alan pek çok çeşit terapi bulunuyor. İnsanlar, yaratıcı bir sürecin parçası olduklarında kendilerini daha iyi hissediyorlar. Örneğin, ölümcül diyebileceğimiz durumda kanserli olan kişiler, sahne sanatlarının mizah yanından yarar sağlayabiliyorlar. Bu nedenle bazı hastanelerde, palyaço terapisi diye bir uygulama da bulunuyor örneğin. Diğer terapi türleri, Alzheimer hastalarını uyarmak ve duygularını ortaya çıkarmak için kokulardan faydalanıyor. Gördüğünüz gibi, pek çok uygulama, travmalarla sanat yoluyla başa çıkıyor.

Bu, sanatın acıyı tamamen durdurduğu anlamına gelmez. Sağlık konusundaki uygulamaların bir bütün olduğunu da aklımızda tutmakta fayda var. Aynı zamanda, bunu zihinsel ve sosyal planlarla ilgili de akılda tutmak doğru olacaktır. Bu nedenle, bu tarz bir ara bağlantı kullanıldığında, acı hissi de azalabilir.

Şiirin büyüsü ve gözünüzdeki dünya

Şiir acıyı dindirebilir

Sözlüğe göre şiir sanatı, “zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi bir anlatım biçimi”. Şiirde, kelimeler duyguları, düşünceleri ve eylemleri iletir ve bunlar aracılığıyla herkes bir sükunet durumuna ulaşabilir. Peki bu nasıl oluyor?

Şiirler insan ruhuna dokunabilecek semboller, hikayeler ve ifadelerle dolu. Aslında o kadar güçlüler ki, varlığınızın derinlikleriyle uyum içinde oluyorlar. Böylece sizi sanki avuçlarında tutan biri ile bağlantıya geçiriyorlar.

Sanki anı yakalıyorlar ve kelimelere dökemeyeceğiniz şeyleri söylüyorlar. Şiirler her şeyi o kadar açık bir şekilde ifade ediyorlar ki, neredeyse en mahrem sırlarınızı biliyorlar gibi.

Psikoterapi, okul ve toplum açısından şiirin büyüsü

İnsanlar uzun süredir şiiri tedavi amaçlı kullanıyorlar. Örneğin, Aristoteles duygusal tedavi için, şiir yoluyla katarsisi (arınma olarak da biliniyor) deneyimlemeyi önerdi. Ayrıca, 19. yüzyılın başlarında, psikiyatri alanında yapılan uygulamalar için de, Benjamin Rush’ın öncülüğünde, akıl hastaları için şiir tavsiye edildi.

New York’ta bulunan ve Psikiyatrist Jack J. Leedy liderliğindeki Creedmoor Psikiyatri Merkezi’nde gönüllü olarak görev yapan şair Eli Griefer, şiir terapisinin yaratıcısıdır. Bu merkezde, birlikte şiir terapisinin ilkelerini yazdılar ve duygusal bozuklukların tedavisi için kullanılmasını önerdiler.

Bunun sonrasında, Ulusal Şiir Terapisi Derneği 1981’de kuruldu ve ABD çevresinde yıllık konferanslar düzenlemeye devam ediyor. Son yıllarda da, şiir üzerine daha fazla kitap çıkmaya devam ediyor. Aslında, şiiri bir psikoterapi aracı olarak tanıyan ve en bilinen koleksiyon, “The Princeton Encyclopedia of Poetry and Poetics” (Princeton Şiir Ansiklopedisi).

Bunların yanında, son bilimsel araştırmaları incelemek için Journal of Poetry Therapy‘yi (Şiir Terapisi Dergisi) de keşfedebilirsiniz.

Şiir, insanların kendilerini güvenli alanlarından ifade etmelerine ve yavaş yavaş iç dünyalarının kapılarını açmalarına izin verir. Metaforlar aracılığıyla, kelimenin anlamlarını aşmanıza ve derinliklerden bağlantı kurmanıza ve ne hissettiğinizi, düşündüğünüzü ve hareketlerinizi görselleştirmenize yardımcı olur.

Benzer şekilde yazmak da acıyı dindirir. Bir yandan, acıyı yüceltmenize ve diğer yandan, günlük dildeki kelimelere nasıl aktaracağınızı bilmediğiniz içeriği oluşturmanıza yardımcı olan semboller, kelimeler ve görüntülere dalmanıza da olanak tanır.

Dünyayı sevin

Şiirin büyüsü acıyı nasıl hafifletebilir – eğitim ve toplum

Şiir, sınıfta duygusal zekayı geliştirmek için de eğitici bir kaynak olarak kullanılabilir. Diğer konular kadar gerekli olmasına rağmen akademik alanda az yer bulabilen şiir, bu duruma karşın yine de iyi araştırılmış bir konu.

Benzer şekilde şiirin büyüsü, yaratıcı ifadeyi geliştiriyor ve öğrencilerin kendilerini tanımalarına yardımcı oluyor. Şiir, içinizdeki karanlığın bazı kısımlarını ifade etmenize, şefkatli ve empatik olmanıza, derin içerikler yaratmanıza, kendinizi tanımlamanıza, gerilimlerinizi gidermenize ve acıyı öğrenmeye dönüştürmenize olanak tanıyor.

Topluluklarla çalışırken de şiir kullanabilirsiniz. Bu tespiti ortaya koymamızın nedeni, onu oluşturan konuların duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini birbirine bağlayabiliyor olmak. Ayrıca, şiir, bir bireyin köklerine, geleneklerine ve inançlarına dayalı olarak yaratımı da teşvik ediyor.

Topluluklar, birleşen ve topluluğun aşılmasına yardımcı olan kolektif şiirlerle derinleşebilir. Ayrıca ahlak içerikli hikâyelerin anlatıldığı ve atadan kalma metaforların değer görmesini sağlayan ve bu değeri sürdüren şiirler de insanları bir arada tutmaya devam ediyorlar.

Kısacası şiir, insanları en karanlık yanlarıyla yakınlaştırır ve yeni bir ufka ışık tutmak için kelimeler aracılığıyla bir yol oluşturmalarına yardımcı olur. Yani şiir, içinizdeki karanlığınızın ifadesi sayesinde ruhunuzu rahatlatır. En nihayetinde, acıyı dindiren ve onu dönüştürüp ötesine geçmenize yardımcı olan parlak ışığı bulmak da, ruhunuzun daha derinine inmenin bir biçimi.

Mazza, N. (2017). The evolution of poetic inquiry practice, education, and evaluation in poetry therapy, 30 (1). Doi: https://doi.org/10.1080/08893675.2017.1260197

Mazza, N. (2017). Poetry therapy: Theory and practice. (2ed) New York: Routledge.