Seni Kendimden Azad Ediyorum

24 Mart, 2017

Sen hiç beni düşünme, ben gayet iyiyim. Beni güldürebilen bir sürü insanla tanıştım. Sabahları, bir kahve içmek için ya da işten eve yorgun argın döndüğümde ve yatağımızda kimseler yokken, sen yokken, ben yeniden kendimi buldum.

Ben gerçekten iyiyim, lütfen inan bana. Oturup bir kahve içtiğim her yerde, dayanacak bir omuz ararken yatağımda seni hissetsem bile, ben gerçekten iyiyim. Sana diyorum ki: burada olmak ile benimle birlikte olmak aynı şeyler değil. Sen artık yanımda olmasan da, ben hala seni hissedebiliyorum.

Ben gerçekten iyiyim; artık senin bir parçası olamayacağın hatıralara açtım kollarımı. Ama itiraf etmeliyim ki, hiçbir şey beni senin gibi ısıtamıyor.

Artık burada olmasan da  seni her yerde görüyorum

Sana bu sözcükleri yazmak, seni tüm kalbimle özlediğimi ifade etmenin en zor ve en korkakça yolu, biliyorum, ama ben de hayatıma devam etmek zorundayım – tıpkı senin de yaptığın gibi. Yani, artık bir olamayacaksak, kendimiz olmak için ne yapmamız gerekiyorsa yapmalıyız. İnsanlar bana, benimle birlikte olmak isteyenlerin, beni olduğum gibi kabul etmeleri gerektiğini söyleyip duruyorlar.

Sen buradan gideli çok olsa da, gittiğim her yerde seni görüyorum. Sen de bilirsin, hala sana karşı olan olan tüm sevgimi ortaya çıkaran o yerleri… Bir zamanlar orada var olan mutluluklar hala taptaze, çünkü tüm o kötü anıların altında, gerçekten de bizi güldüren şeyler de var.

Artık birbirinizi göremeyecek olmamız çok zor, ancak bize verebileceğim en iyi tavsiye, bunu başlattığımızdaki gücümüzü sonuna kadar sürdürmek olacaktır. Aynı şey değil biliyorum, sen oradasın ben buradayım ama eğer istersek yapabiliriz. Ben yapabilirim.

Seni benden azad ediyorum

İnsanlar bana – bu yazıyı yazmamın asıl nedeni de budur- acıyı sona erdirmenin en iyi yolunun onu serbest bırakmak olduğunu söylediler. Bu yüzden, herhangi bir kızgınlık veya nefret hissi olmadan, sana ihtiyacın olan tüm özgürlüğü sunuyorum. Zaten hali hazırda açık olan, benden daha önce duymuş olduğun şeyleri kastetmiyorum; seni suçlamadan, pişmanlık duymadan ya da gözyaşı dökmeden, seni gerçekten olduğun gibi bırakıyorum.

Bu yüzden, en azından şimdilik yapılacak en iyi şey, her şeyi unutmamızdır; evde geçirdiğimiz Pazar günlerini, benim genellikle izlerken uyuyakaldığım tüm filmleri, ve artık paylaşmayacağımız yemekleri. Hayal edip de olduramadığımız tüm hayaller, seni somurtan ruh halim, üzüntülerimiz, mutluluklarımız geride kalsın artık. Gel yeni bir sayfa açalım.

Birlikte gördüğümüz tüm şehirlere, son olacak ilklere, bana öğrettiklerine ve benim sana öğrettiklerime elvada diyelim artık. Ve sıfırdan başlayalım hayatlarımıza. Bir zamanlar bizi yaşayan yerler gibi, ben de seni artık benden azad ediyorum. 

Nasıl yapacağımı tam olarak bilmeden elveda diyorum, çünkü bana elveda diyenin sen olmasını istemiyorum. Eminim ki şu söyleyeceğim ile aynı fikirdesin sen de: Bir zamanlar olduğumuz gibi davranamıyorsak eğer, yapacağımız en sağlıklı şey farklı bir hayat sürmeye çalışmaktır. Ve şimdi bunu yapmanın da bir yolu yoksa, bize yardımcı olabilecek tek şey öyle olmamaktır.

“Bugün, seni kendimden azad ediyorum,
tüm sıkıntılarımdan,
o sonu gelmeyen Pazar günlerimizden,
doğum günlerimin huysuzluğundan,
sende olmayan ve sana alsam da kaybetmeyeceğinden
emin olamadığım hediyelerden.
Seni hayal kırıklığımdan kurtarıyorum.
Karmadan,
yeni hikayelerimden,
beni alt üst eden çelişkilerimden.
Seni aramalarımdan azad ediyorum,
dağınıklığımdan,
uzun ve karışık,
parmaklarına dolanınca canımı acıtan saçlarımdan.
Seni vicdanımdan azad ediyorum,
her yenilgimden ve her başarımdan,
ve bu kaçıştan.
Seni tüm yarım kalmış cümlelerimden azad ediyorum.
Noktalarımdan,
Soru işaretlerim veya ünlemlerimden,
Şu an kullanılan ve henüz keşfedilmemiş tüm noktalama işaretlerinden.
Az önce kapadığın kapıdan azad ediyorum seni.
Böylece sen de gidebilesin,
Böylece beni terk edebilesin,
Böylece beni uzaklardan izleyebilir ve beni her geçen gün daha az isteyebilesin,
Yüreğim kan ağlasa bile.”

-Mario Benedetti